🔴 109 yardım kuruluşu ‘Gazze’de kitlesel açlık yayıldı’ diye uyararak uluslararası toplumu İsrail’e karşı harekete geçmeye çağırdı.
Yardım kuruluşlarının ortak açıklamasında “İsrail hükümetinin kuşatması Gazze’deki insanları açlığa mahkum ediyor” dendi. “Yardım çalışanları sırf ailelerine yemek götürebilmek için ölümü göze alarak gıda kuyruklarına giriyor. Kaynaklar tamamen tükeniyor. İnsani yardım kuruluşları gözlerinin önünde meslektaşlarının tükenişine şahit oluyor.“
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Kurumu, 27 Mayıs-13 Temmuz tarihlerinde Gazze’deki yardım noktalarında en az 875 Filistinlinin İsrail güçlerince öldürüldüğünü belgeledi.
Üstelik saldırıların çoğu mayısta ABD-İsrail yardım planı olarak kurulan Gazze İnsani Yardım Vakfı’na (GHF) bağlı bölgelerde düzenlendi.
‘Kurtaracak can kalmadan önce harekete geçilmeli’
Daha önce 15 insan hakları örgütü, Filistinlilerin yardım noktalarında pusuya düşürülerek öldürülüğünu vurgulayarak, GHF’nin operasyonlarını derhal durdurması gerektiğini ve ‘savaş suçlarına bulaşmış’ olabileceğini söylemişti.
Gazze’de dört büyük tesisi bulunan GHF oldukça düzensiz işliyor, hatta kimi zaman yalnızca bir saat çalışıyor. Ayrıca tesislerdeki ‘ilk gelen kapar’ mantığı açlıkla mücadele eden insanların kavga etmesine ve kaosa yol açıyor.
109 yardım kuruluşu, Gazze’ye göstermelik yardımlara şöyle tepki gösterdi:
”Parça parça düzenlemeler, hava yardımları ya da etkisiz yardım anlaşmaları gibi sembolik jestler eylemsizliğin üstünü örtmek için yapılıyor. Fakat bunların hiçbiri Filistinli sivilleri korumak ve insani yardıma erişimi artırmak gibi hukuki ve ahlaki yükümlülüklerinin yerini tutamaz. Devletler, ortada kurtaracak tek bir can kalmadan önce harekete geçebilir ve geçmelidir.”
‘Artık hiçbir söyleşi ya da yardım çağrısı etki yaratmıyor’
Britanya merkezli uluslararası insani yardım kuruluşu Oxfam’ın Filistin sorumlusu Bushra Khalidi, küresel yardım örgütü çalışanlarının Gazze’de gıda kuyruğuna girerken ‘vurulma riskiyle’ karşılaştığını söylüyor:
”Meslektaşım, cumartesi işe susuz gittiğini anlattı. Sadece bir tane falafel yiyip ayakta kalmaya çalışmış, ama yine de işe gitmiş.
Çocuklarını doyurabilmek için ağaç yapraklarını kaynatan ebeveynler, ellerindeki son mercimek kırıntısını pişirebilmek için kendi kıyafetlerini yakan yardım çalışanları… Ve gözümüzün önünde ‘Oğlum açlıktan öldü, vücudu dayanamadı’ diye ağlayan anneler gördük.”
Khalidi başka bir çalışma arkadaşının da artık hiçbir söyleşinin, demecin ya da yardım çağrısının etki yaratmadığına inandığını belirtti.
”Gazze’de açlık silah olarak kullanılıyor” diyen Birleşmiş Milletler’in (BM) Gazze ve Batı Şeria’daki İnsani Yardım Koordinasyon Bürosu’nu yöneten Jonathan Whittall, ”İsrail güçlerinin yiyeceğe ulaşmak için toplanan insanları öldürdüğü dehşet verici bir tablo var. Böyle olmamalı… Temel ihtiyaçlara ulaşmanın bedeli ölüm olmamalı” demişti.
Dünyaya çağrı: ‘Gazze için açlık grevine katılın’
Gazze sivil savunma sözcüsü Mahmoud Basal, açlık grevinin üçüncü gününde dünyayı ‘Gazze’nin yalnız olmadığını göstermek için bölgedeki gerçekliği anlamaya, harekete geçmeye ve açlık grevine katılmaya’ çağırdı.
Basal, ‘yiyecek bulamayan çocukları, kadınları, erkekleri ve hastaları görünce’ açlık grevine başladığını anlattı: ”Her gün felaket gibi. İnsanlar yere yığılıyor, yorgunluktan, açlıktan, sefaletin getirdiği bitkinlikten bayılıyor.”
Bu sırada ABD’nin New York kentinde binlerce insan sokağa çıkarak ‘Gazze’yi açlığa mahkum etmeyi bırakın’ diye slogan attı.
‘Felaketin ciddiyetini yansıtan bir eylem alınmıyor’
Hamas, Telegram’da yayınladığı duyuruda ‘dünyanın tüm özgür insanları’nı, ‘Gazze’de kuşatma ve açlık bitene kadar’, 25, 26 ve 27 Temmuz tarihlerinde gösteriler, oturma eylemleri ve ‘öfkeli yürüyüşler’ düzenlemeye çağırdı.
Filistinli grup şöyle yazdı:
”…insanlar açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle ölüyor. Çocuklar, anneler ve yaşlılar kıtlığın ölümcül nefesini enselerinde hissediyor. Üstelik tüm bunlar olurken küresel sessizlik sürüyor ve felaketin ciddiyetini yansıtan hiçbir eylem alınmıyor.”
İsrail sadece bu sabahtan beri Gazze’de 21 Filistinliyi öldürdü. Katliamlara başladığı 7 Ekim 2023’ten bu yana da en az 59 bin 106 kişiyi öldürdü, 142 bin 511 kişiyi yaraladı.
Fakat yıkım ve cesetlere ulaşılamaması nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olduğu düşünülüyor.
/Kaynak: Diken/








