Suriye’de uyuşturucu ticareti Esad’ın devrilmesinden sonra da devam ediyor

DünyaGündem

Suriye merkezli uyuşturucu ticareti, Esad rejiminin devrilmesinden sonra da devam ediyor. Captagon kaçakçılığı rotasının Türkiye’ye sıçradığı belirtiliyor.

Irak güvenlik güçleri, geçen hafta yasadışı uyuşturucu ticaretine en büyük operasyonlarından birini gerçekleştirdi. Türkiye’den Irak’a bir tırın içinde gizlenerek sokulan ve kaynağının Suriye olduğu tahmin edilen bir tondan fazla Captagon adlı yasadışı uyuşturucu madde ele geçirdi.

Yüksek derecede bağımlılık etkisi yaratan amfetamin benzeri Captagon, zengin Körfez ülkelerinde popüler bir uyuşturucu. Bu uyuşturucunun başlıca üretim yeri ise Suriye.

Captagon, Suriye’de 13 yıldan uzun süren iç savaş boyunca Esad rejiminin en büyük para kaynağı biri oldu. İşlenen savaş suçları nedeniyle uluslararası yaptırımlara maruz kalan dönemin Şam hükümeti, maddi geliri sağlamak için bu yasa dışı ticarete mecbur kalmıştı. Uzmanların hesaplamalarına göre, Captagon ticareti Şam’a her yıl milyarlarca dolar gelir sağlıyordu ve bu meblağ hükümet bütçesinin de çok üzerindeydi.

Esad rejimi, geçen yılın Aralık ayında İslamcı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütü liderliğindeki ittifak tarafından devrildi. HTŞ öncülüğünde kurulan geçiş hükümeti, göreve gelir gelmez de Captagon üretimi ve kaçakçılığını sona erdirmeyi vadetti. Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, geçen Ocak ayında Ürdün ile Captagon ticaretine son vermeyi taahhüt eden bir de anlaşma imzaladı.

Ancak geçen hafta Irak’ta yüklü miktardaki Captagon’un ele geçirilmesi Suriye geçiş hükümetinin bu ticareti önleyip önleyemediğini tartışmaya açtı.

Uyuşturucu ticareti neden sürüyor?

Suriye’de Captagon ticaretinin önüne geçilememesinin başlıca nedeni olarak güvenlik durumu gösteriliyor. Çünkü geçiş hükümeti, Captagon üretimini ve ticaretini tamamen durduracak ne yeterli araca ne personele ne zamana ne de gözetleme teknolojisine sahip.

Ancak tek gerekçe bu değil. Washington merkezli New Lines Enstitüsü, 2014 yılından bu yana Captagon kaçakçılığına ilişkin raporları kendi veri tabanı üzerinden takip ediyor. Ensitüsü’nün takip ettiği veriler, yeni yönetimin uyuşturucu ticaretini neden önleyemediğine ilişkin önemli ipuçları veriyor.

Enstitünün tespitlerine göre Esad rejimi, 2024 yılında devrilmeden kısa süre önce Captagon kaçakçılığı yapan şebekeler üzerindeki baskıyı artırdı. Uzmanlar, Esad yönetiminin diğer Arap ülkelerinden gelen baskı sebebiyle böyle bir adım attığını tahmin ediyor. Suudi Arabistan ve Ürdün gibi ülkeler Captagon’u sadece vatandaşları için bir tehdit olarak değil aynı zamanda bir güvenlik riski olarak da görmeleri sebebiyle Şam’ı uyuşturucu kaçakçılığını engellemesi için uzun süre ikna etmeye çalıştı.

New Lines Enstitüsü Suç ve Çatışma Birimi yöneticisi Caroline Rose, geçen hafta Carnegie Ortadoğu Merkezi tarafından düzenlenen bir etkinlikte yaptığı sunumda, Esad rejiminin baskıları nedeniyle Captagon kaçakçılığının Irak, Türkiye, Almanya, Mısır ve Kuveyt’e sıçradığını söyledi. Uzman, böylece Şam yönetiminin istemeden de olsa yasadışı uyuşturucu ticaretinin rejimin çöküşünden sonra da gelişmeye devam etmesini sağladığına işaret etti.

Esad rejimi sırasında ülkede kaçakçılık şebekeleri ve uyuşturucu laboratuvarlarının geliştiğine ve altyapısının kurulduğuna işaret eden Rose’ye göre Captagon ticaretinin geniş bir bölgeye yayıldığını, dolayısıyla üretimi ve ticaretinin engellenmesinin de güçleştiğini söyledi.

Bu nedenle Captagon ticaretinin Suriye dışında Esad rejimini destekleyen Lübnan Hizbullah’ı ile bu örgütün Irak’taki İran bağlantılı milisleri tarafından hâlâ sürdürüldüğü tahmin ediliyor. Gözlemciler, Lübnan’ın güneyinde uzun süredir Hizbullah’ın kalesi olan Bekaa Vadisi’nde de az miktarda Captagon üretildiğini not ediyor.

Uyuşturucu karşıtı çalışmalarıyla tanınan Iraklı aktivist Muhammed el-Yasiri geçen hafta Arapça yayın yapan El Hurra televizyonuna yaptığı açıklamada, Captagon hammaddelerinin İran’dan Irak’a getirilerek buradaki laboratuvarlarda işlendiğini söyledi. Aktivist bunun için gerekli lojistiğin de Irak’taki İran yanlısı milisler tarafından sağlandığını iddia etti.

Suriye’de uyuşturucu üretimi devam ediyor

Carnegie Ortadoğu Merkezi Direktör Yardımcısı Mohanad Hage Ali da Mart ayı başında hazırlanan bir raporda yakın zamanda el konulan sevkiyatların bir kısmının Esad döneminden kalma stoklar olmasına karşın Captagon’un Suriye’de üretilmeye devam ettiği bilgisini verdi.

Hage Ali, raporda “hükümet, Türkiye destekli Suriye Ulusal Ordusu’na (SNA) bağlı militan gruplarla Türkiye istikametine Captagon kaçakçılığı rotasında işbirliği yaptığı” iddiasında bulundu. Hage Ali, Captagon’un Suriye’nin güneyinde yerel toplulukların önde gelen üyelerinin de ticarete dahil olduğu Suvayda bölgesi gibi yerlerde üretiminin devam ettiğini kaydetti.

Hage Ali, geçen hafta düzenlenen sanal konferansta ise Captagon üretim tesislerinin merkezi alanlardan uzaklaştırıldığını ifade ederek “Suriyeli muhalif gruplardan bazıları aktif olarak Captagon üretiminde bulunuyordu. Ürdünlü yetkililer Suvayda ve Dara bölgelerindeki bazı üretim tesislerinin henüz kapatılmadığını bildirdi” dedi.

Bazı analistlere göre ise geçici Cumhurbaşkanı Ahmet Şara’nın bu durumda yapabileceği pek de bir şey yok. Captagon ticaretine dahil olan yerel liderleri kızdırmayı göze alamayacağını düşünüyorlar. Ancak Şara’dan beklentiler yüksek: On yılı aşkın bir süredir devam eden iç savaşın ardından ülkeyi istikrara kavuşturması gerekiyor.

Caroline Rose da Captagon laboratuvarlarının söz konusu bölgelerde kapatılmamasını bu gerekçelere dayandırıyor:

“Geçiş hükümeti bu klanların ve çeşitli ağların gücünün farkında. Nüfuzları, saygıları ve güvenilirlikleri var. Bu güç şu anda Hizbullah ile Lübnan ordusu ve Suriye ordusu arasındaki çatışmalarda bir kez daha belirgin hale geliyor.”

Uyuşturucu tacirlerinin etkisi

Rose, Suriye’nin Esad döneminde olduğu gibi yeniden bir “narkotik devlet” haline geleceğine inanmıyor. Ancak “çetelerin, yerel yönetimleri, sınır kontrol noktalarındaki denetimleri kendi lehlerine düzenleme konusunda geçiş hükümetine etki etmeleri olası” diyor.

Uyuşturucu tacirlerinin an itibarıyla Lübnan ve Suriye siyasetinde rol oynadıklarını belirten Hage Ali de her iki ülkenin şu anda yeni hükümetlerle zorlu bir geçiş aşamasında bulunduklarına dikkat çekti. Bu ülkelerin istikrara kavuşmalarının ekonomik iyileştirmelere bağlı olduğunu vurgulayan uzman, ancak bu durumda güvenliğin arttırılmasının mümkün olacağı ve yerel halkın maddi ihtiyaçtan dolayı uyuşturucu kaçakçılığına yönelmesinin önüne geçilebileceğini savundu.

Raporunda Lübnan askerlerinin maaşlarının ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle keskin bir şekilde düştüğüne dikkat çeken Hage Ali, bu durumun askerlerin yasadışı uyuşturucu ticaretine bulaşmasına yol açabildiğine işaret etti. Hage Ali, Suriye ve Lübnan’da geçiş süreçlerinin başarılı olmaması halinde Captagon ticaretiyle mücadele etmenin de zor olacağının altını çiziyor.

/Deutsche Welle/

İlginizi Çekebilir

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: ABD ile temaslarda ilerleme kaydediyoruz
Halep: Kürt temsilciler ile Şam yetkilileri arasında anlaşma sağlandı

Öne Çıkanlar