Antalya’da yaşayan yüzde 60 zihinsel engelli Umut Can Islak (24) hakim ve savcılara yönelik tehdit ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçlamalarıyla yargılandığı davada 31 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme ceza verirken Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen “cezai ehliyeti yoktur” raporunu dikkate almadı.
Hastane raporu: Kandırılmaya müsaittir
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17 Şubat 2022 tarihinde vermiş olduğu raporda şu ifadeler yer aldı: “Kandırılmaya müsaittir, keskin zeka gerektiren suçları ayırt edemez, TCK 32/1 kapsamında cezai ehliyeti yoktur.”
Türk Ceza Kanunu’nun 32/1. maddesi, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan kişilerin cezai sorumluluğu olmadığını düzenler. Buna rağmen mahkeme, savunma makamının itirazlarına rağmen bu raporu dikkate almadı.
İddianameyi anlamadım…
Umut Can Islak, savunmasında iddianameyi anlamadığını belirterek, tutukluluk süresi ve ifade alma süreçlerine ilişkin itirazlarda bulundu. Islak, “Savcı bana sadece iki ay tutuklu kalacağımı söyledi ama sekiz aydır tutukluyum. Başsavcı dosya savcısına baskı yaptı. Poliste verdiğim ifadeyi kabul etmiyorum; bana elektrik verileceğini söylediler ve beni kandırdılar. Bu şekilde ifade verdim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Kimseyi aramadım, kimseyi tehdit etmedim, kimsenin kişisel verisini ele geçirmedim” dedi.
Kolluk ifadesi hatırlatıldığında ise “Kabul etmiyorum, bu ifadeyi zorla aldılar” diyen Islak, savcılık ifadesiyle ilgili olarak da “Savcı benimle sohbet eder gibi ifade aldı ve beni tutuklayacağını söyledi” şeklinde konuştu.
Rapor usule uygun alınmadı
Islak’ın avukatı, mahkemeye sunduğu mütalaaya karşı beyan dilekçesinde, müvekkilinin hiçbir somut delil olmaksızın suçlandığını ve yargılama sürecinde ciddi usul hataları yapıldığını öne sürdü.
Avukat, dosyada TCK 32 kapsamında usule uygun bir rapor bulunmadığını vurguladı. Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun 25 Mart 2025 tarihli raporunun hukuka aykırı olduğuna dikkat çeken avukat, müvekkilinin hiç muayene edilmeden rapor düzenlendiğini belirtti. Gözlem İhtisas Dairesi’nin 20 Mart 2025 tarihli müzekkeresinde sanığın 26 Mayıs 2025’te hazır bulunması gerektiği belirtilmiş, ancak sanık araç tahsisi yapılmadığı için Adli Tıp’a götürülememişti. Avukat, “Bu rapora dayanarak karar verilemez. Rapor içinde dayanılan karar ve raporların içerisinde iddianameye konu hakaret, tehdit ve kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçlarına ilişkin rapor yoktur” dedi.
Avukat, mahkemenin raporu yeterli gördüğünü ancak raporda sanığın gözlem altına alındığına dair hiçbir ibarenin bulunmadığını ifade etti. Ayrıca, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi raporları, 2017 ve 2020 tarihli Adli Tıp raporları ile Gözlem İhtisas Dairesi kararlarına değinen avukat sanığın hiç görülmeden ve gözlem altına alınmadan hukuka aykırı raporlar düzenlendiğini belirtti.
Dilekçede, bazı müştekilerin duruşmada hazır edilmediği ve ifadelerinin alınmadığı vurgulandı. Avukat, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek, “Sanık ile müşteki beyanları arasında farklılıklar bulunuyor; duruşmada müştekiler hazır edilmeliydi” ifadelerini kullandı.
Somut delil yok
Avukatın savunma dilekçesinde dosyada müvekkilin suç işlediğine dair somut bir delil bulunmadığı belirtilerek, iddiaların Antalya CBS soruşturma dosyalarına dayalı varsayımlardan ibaret olduğu ifade edildi. Avukat karakol ve savcılık ifadelerinin müvekkilin engel durumu, müştekilerin konumları nedeniyle hukuka uygun alınmadığına dikkat çekti.
Doktora götürülmeden rapor verildi
Baba Abdurrahman Islak da oğlunun kandırılmaya müsait bir çocuk olduğunu belirtti. İfadesi yönlendirilen oğluna çikolata karşılığında imza attırıldığını söyleyen baba, “Oğlum hastaneye yatırılmadan, gözlem altına alınmadan rapor verilmiş. Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’ndan resen rapor düzenlenmiş” dedi.
Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre, baba oğlunun Adli Tıp Gözlem İhtisas Randevusu olmasına rağmen, raporun gözlem yapılmadan verildiğini ve CMK 74’e göre yasal prosedürün ihlal edildiğini belirtti. “26 Mayıs 2025’te gözlem için randevu alınmıştı, ancak doktor görmeden farklı bir birim tarafından rapor düzenlendi. Bu belgeler elimizde mevcut” dedi.
Müştekilerin duruşmada beyan vermediğini de söyleyen Baba Islak, “Oğlum 12 ay cezaevinde kaldı, şu anda tutuksuz ama karar kesinleşirse 32 yıl ceza alacak. Adam öldürse bu kadar ağır bir ceza almazdı. Hiçbir somut delil yok. Telefon numaralarını nereden almış, nasıl ele geçmiş hiçbir şey yok. Oğlum hiçbir suçu işlemedi. Oğlumun yüzde 60 zihinsel engeli var. Oğlumun yasal danışmanı da benim. Kandırılmaya çok müsait ve yönlendirmeye açık bir çocuk. Herkese inanır” ifadelerini kullandı








