:
* Bir kardeşlik muhabbeti almış başını gidiyor. Şimdiye kadar uç kutuplarda bulunan kimileri bugün birbirlerini kardeşçe ağırlıyor. Sonu hayırlı olsun ama…

Bütün yazdıklarını okuyamadım ama sen bu ‘’Terörsüz Türkiye’’ diğer adıyla ‘’Demokrasi ve Toplumsal Barış’’ konusunda ayrıntılı bir tahlil yazmadın galiba?
TBMM’de kurulan komisyonun tam adını biliyorsun değil mi? Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu!
Evet biliyorum. Ne var yani? Gayet güzel, kapsayıcı, ayrıntılı bir başlık. Allah bilir sen bu başlığa karşısındır.
Bildin! Başlık işlevi, yapıyı, niyeti faş ettiği için önemli. Vaktin varsa bu başlığı biraz ayıklayayım. Bu komisyon Kürt meselesini pardon terör meselesini çözmek için kuruldu değil mi? O zaman ilk ibare yani ‘’Milli Dayanışma’’ ne demek? Ne anlama geliyor? Milli dayanışma aynı milletten insanların dayanışması demektir. Kürtlerin varlığı henüz ve hala hukuki olarak/resmen tanınmamış/kabul edilmemiş olduğu için buradaki milli dayanışma Türklerle Türklerin dayanışması. Türkler, Kürtleri tasfiye etmek için, kaale almamak hatta Türkleştirmek için milli dayanışma içindeler.
Ben meseleye o açıdan bakmıyorum. Milli dayanışmadan benim anladığım bu topraklarda yaşayan herkesin dayanışması.
Evet Kürtleri hesaba katmazsan ‘’bu topraklarda yaşayan herkes’’… Onların adını bile anmıyorsun. Komisyon toplantısında bir Kürt annesi anadilini konuşunca kadını hemen susturdular. İşte milli dayanışma bu!
Katılmıyorum görüşlerine ama devam et istersen. Başlıktaki diğer iki kavramı nasıl yorumluyorsun?
Sondaki ‘’Demokrasi’’yi hemen geçiyorum. Demokrasi olmayan ülkede her kavramın başına demokratik sıfatını koyarsan çok şık oluyor. Demokratik Konfederalizm’den sonra Demokratik Entegrasyon gibi garip bir deyim peydah oldu. İlhakın, asimilasyonun diplomatik adı. Yakında ‘’Demokratik Faşizm’’ diye bir niteleme çıkarsa şaşırmam yani…
Kardeşlik kavramına muhalefet etmiyorsundur umarım.
Hayal kırıklığına uğratacağım yine seni. İyi oldu bu konuyu açtığın, ayrıntılı tahlil yapmadan önce kar temizleme makinesi pürüzleri gidersin…
Yine bir gönderme yaptın galiba. Yemedim, haberin olsun.
Haberdar olmak yetmez, haberi doğru anlaman, sindirmen gerek, öncesini, sonrasını da bilmen lazım. Bak şimdi kardeşlik esas olarak siyasi bir kavram değil. Kan bağı ile akrabalık ilişkilerini tanımlar kardeşlik. Bu kardeşlik doğaldır, doğuştandır.
Niye öyle diyorsun Fransız Devriminin ana sloganında Özgürlük ve Eşitlik’ten sonra Kardeşlik deniyor.
Ansiklopedik bilgilerin müthiş! Putain! Génial! Fransız Anayasa Hukukunda ‘’Kardeşlik İlkesi’’ diye bir deyim var. Ama ‘’Kardeşlik Hukuku’’ diye bir kavram yok. 1789’un sloganındaki Kardeşlik kavramı da bugün artık Dayanışma olarak tercüme ve telaffuz ediliyor.
Niye? Kötü bir şey mi kardeşlik?
Hayır kötü bir şey değil. Ama siyasette ya da hukukta kardeşlik kavramının altını doldurmak imkansız. Kardeşlik kavramının özellikle siyasette sadece olumsuz değil tehlikeli bir ibare olduğunu Derrida çok iyi açıklar. Derrida önce kan bağına dayalı olan doğal kardeşlikle siyasi alanda kullanılan kardeşlik arasında ayrım yapar. Siyasetteki kardeşlik, doğal değildir, politik ve sembolik bir inşadır. Bu kardeşlik çoğu zaman ataerkil, erkek merkezlidir. Adam oturmuş ‘’Dostluğun Siyaseti’’ başlıklı bir kitap yazmış bu konuda. Baktım Türkçe çevirisini maalesef bulamadım. Ama meraklıysan bu konuyu çalışan akademisyenler var.
Hocam yine Derrida Merrida pek bilmediğimiz anlamadığımız alanlara girdin.
Peki Bilal’e anlatayım: Kardeşlikte eşitlik yoktur. İkizlerde bile yoktur. Biri, dakika farkıyla da olsa daha büyüktür. Artı, iki kardeş yalnız değildir, ne ailede ne siyasette. İki kardeşin bir de babası vardır. Unutma. Bir nokta daha var. Türkçe’de sözcükler eril/dişi diye kategorilendirilmiyor. Ama mesela Fransızca’da sözcüklerin cinsiyeti var. Fransızcada Kardeşlik ‘’Fraternité’’. Fraternité zaten ‘’Frère’’(Erkek kardeş)den geliyor. İngilizce belki biraz daha iyi, erkek ya da kadın kardeşliği için iki ayrı yaygın kelime var: Brotherhood ve Sisterhood. Gerçi kızkardeşlik için Fransızca Sororité diye bir sözcük var ama pek yaygın değil.
Çok fazla anlamadım ama bir şeyler hisseder gibiyim.
Bir-iki somut örnek vereyim. İhtilaf Çözümü örneklerinde, Güney Afrika, IRA ya da ETA meselelerinde Siyah-Beyaz kardeşliği, İngiliz-İrlandalı kardeşliği ya da İspanyol-Bask kardeşliği gibi deyimlere hiç rastlanmaz. Yok çünkü öyle bir kardeşlik! Özünü söyleyeyim anlayacaksın: Siyasette kardeşlik erkek egemenliğini ve baba diktatörlüğünü örten sempatik görünümlü bir kavram, bir sözcük. Siyasette kardeşlik olmaz, eşitlik olur ya da dayanışma olur!
Demek istiyorsun ki ‘’Terörsüz Türkiye’’, ‘’Kardeşsiz Türkiye’’ oluyor değil mi?
Dilaltı hapımı getirir misin lütfen. Biraz acele et!

(SON/RD)







