DEM Parti’den cezaevi kurullarına yetki tepkisi: “Paralel yargı gibi işliyor”

GündemPolitika

DEM Partili Cengiz Çiçek, Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının mahkeme yetkisi kullandığını savunarak, bu yapıların kaldırılması ve yetkilerinin İnfaz Hakimliklerine devredilmesi için Meclis’e kanun teklifi sundu.

 

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, birer paralel mahkeme gibi işlediğini belirttiği İdare ve Gözlem Kurullarının lağvedilerek yetkilerinin yargı mercilerine (İnfaz Hâkimliği) devredilmesi ve infaz sürecindeki idari keyfiyetin sonlandırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Kanun Teklifi sundu.

2020 yılında yapılan düzenlemelerle mahpusların koşullu salıverilme hakkının “iyi hâl” değerlendirmesine bağlandığını ve infaz sürecinin belirleyici aşamasının idari kurulların takdirine bırakıldığını ifade eden Çiçek, kurulların “fiilen birer paralel mahkeme gibi işlemekte” olduğunu böylece “yargısal bir yetkinin idari bir mekanizma eliyle kullanıldığını” vurguladı.

“İnfazda eşitlik ilkesi ihlali”

Mevcut infaz sisteminin özellikle siyasi mahpuslar bakımından eşitsiz ve ayrımcı sonuçlar doğurduğuna işaret eden Çiçek, “İdare ve Gözlem Kurulları bu eşitsizliği daha da derinleştiriyor. Sorun yalnızca uygulamadan kaynaklanmıyor, doğrudan infazda eşitlik ilkesi ihlali” dedi.

Çiçek ayrıca, “iyi hâl” kavramının açık biçimde tanımlanmadığını, değerlendirme kriterlerinin nesnel ve ölçülebilir olmadığını belirterek, uygulamada mahpusların gündelik yaşam pratikleri ve kişisel tutumlarının dahi karar gerekçesi yapılabildiğini söyledi. İdare ve Gözlem Kurullarının aynı zamanda “düşünce ve kimlik denetimi aracına dönüştüğünü” ifade eden Çiçek, mahpuslardan “pişmanlık” beyanı talep edildiğini ve siyasi görüşlerinin tahliye kararlarında belirleyici hale getirildiğini vurguladı.

“Mevcut yapı infaz rejimini fiilen uzatıyor”

Mevcut yapının infaz rejimini fiilen uzattığını belirten Çiçek, “Tahliye şartları oluştuğu halde mahpusların özgürlüklerinden mahrum bırakılması ikinci bir cezalandırma anlamına geliyor. Cezanın süresi belirsizleşti ve infaz süreci öngörülemez hale geldi. Aynı durumda olan mahpuslar hakkında farklı kararlar verilmesinin hukuki güvenliği ortadan kaldırıyor” ifadelerini kullandı.

İnsan Hakları Derneği’ne yapılan başvurulara göre 2021-2024 yılları arasında en az 501 mahpusun tahliyesinin birden fazla kez engellendiği bilgisine önergesinde de yer veren Çiçek şunları söyledi; “Tahliyesi engellenenler arasında ağır hasta mahpuslar da var. Ağır hasta mahpus Hayrettin Yılmaz’ın yaşamını yitirmesi ihlallerin somut ve geri döndürülemez sonuçlarını ortaya koyuyor.”

Kanun teklifinde İdare ve Gözlem Kurullarının kaldırılması, “iyi hâl” değerlendirmesi yetkisinin infaz hâkimliklerine devredilmesi ve değerlendirmelerin yalnızca nesnel ölçütler üzerinden yapılması öngörülüyor. Teklifte mahpusların düşünce ve kanaatlerinin hiçbir şekilde değerlendirme ölçütü yapılamayacağı açık biçimde güvence altına alınıyor. Mevcut kurul kararları nedeniyle tahliyesi ertelenen mahpus dosyalarının yeniden incelenmesi de düzenleniyor.

 

 

/Kaynak: Evrensel/

 

İlginizi Çekebilir

Madonna, Şakira ve BTS, Dünya Kupası finalinde birlikte sahne alacak 
İran savaşı Avrupa’da uçak bilet fiyatlarının artmasına neden oldu 

Öne Çıkanlar