ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, İran’a yönelik devam eden Epic Fury operasyonuna ilişkin Washington D.C.’de bir basın toplantısı düzenledi.
Savunma Bakanı Hegseth, İran hava sahasının kontrolünü tamamen ele geçirdiklerini belirtirken, Genelkurmay Başkanı Caine ise İran’ın füze saldırılarının yüzde 86, İHA saldırılarının ise yüzde 73 oranında azaldığını açıkladı.
4 Mart 2026 Çarşamba günü kameralar karşısına geçen iki üst düzey yetkili, operasyonun sonuçlarına ve sahadaki son duruma dair kritik bilgiler paylaştı.
Savunma Bakanı: “Kesin bir zafer kazanıyoruz”
ABD’nin bu operasyonda “kesin, yıkıcı ve acımasız bir şekilde zafer kazandığını” belirten Savunma Bakanı Hegseth, elde edilen sonuçların “tarihi” olduğunu vurguladı.
28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonun ardından Tahran yönetimi, bölgedeki ABD askeri üslerine, diplomatik misyonlara ve İsrail’in başkenti Tel Aviv’e füze ve İHA’larla misilleme yapmıştı.
Hegseth, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) yıkıcı gücüyle sağlanan koordinasyonun, “aşırılıkçı İranlı rakiplerin” tamamen çökertilmesine yol açtığını ifade ederek, İran’ın askeri kapasitesini avlamaya ve yok etmeye başladıklarını, bu sürecin devam edeceğini sözlerine ekledi.
Genelkurmay Başkanı: Hedef İran’ın sınır ötesi gücünü kırmak
Harekâtın 100’üncü saatini geride bıraktıklarını belirten ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, temel askeri hedefin “İran’ın sınırları ötesinde güç gösterme kapasitesini yok etmek” olduğunu söyledi. Caine; balistik füze sistemlerinin, deniz kuvvetlerinin çökertilmesi ve İran’ın savaş kapasitesini yeniden inşa etmesinin engellenmesi için çalıştıklarını dile getirdi.
Operasyon sırasında hayatını kaybeden altı ABD askerinden dördünün kimliğini açıklayarak ailelerine başsağlığı dileyen Caine, ayrıca ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) doğruladığı üzere, üç ABD savaş uçağının Kuveyt hava savunma sistemleri tarafından yanlışlıkla düşürüldüğünü bildirdi.
Füze ve İHA saldırılarında büyük düşüş
Genelkurmay Başkanı’nın paylaştığı verilere göre, ilk iki güne kıyasla İran’ın balistik füze saldırılarında yüzde 86, İHA saldırılarında ise yüzde 73 oranında düşüş yaşandı. Şu ana kadar 2 binden fazla hedefin vurulduğunu ve aralarında bir denizaltının da bulunduğu 20’yi aşkın İran savaş gemisinin imha edildiğini açıklayan Caine, “1945’ten bu yana ilk kez bir ABD denizaltısı, düşman gemisini tek bir torpidoyla batırdı” bilgisini paylaştı.
İran’ın “rastgele” fırlattığı 500 balistik füze ve 2 bin İHA’nın önemli bir kısmının Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar gibi müttefikler tarafından engellendiği de vurgulandı.
Hava sahasında tam kontrol ve üst düzey kayıplar
Dünyanın en güçlü iki hava kuvvetinin (ABD ve İsrail) İran hava sahasında tam kontrolü sağladığını belirten Hegseth, B-2, B-52, B-1 bombardıman uçaklarının ve İHA’ların gece gündüz Tahran semalarında uçtuğunu söyledi. İran’ın üst düzey liderlerinin öldürüldüğünü ya da sığınaklarda saklandığını ifade eden Bakan, lider kadrosunun iletişim kabiliyetini kaybettiğini iddia etti. Ayrıca, Başkan Trump’a suikast girişiminde bulunan birimin komutanının da “avlanarak öldürüldüğü” açıklandı.
ABD Başkanı Donald Trump’a göre ise, savaşın ilk gününden bu yana aralarında İran Dini Lideri Ali Hamaney’in de bulunduğu 49 üst düzey İranlı yetkili öldürüldü.
Nükleer program ve ABD askerlerinin güvenliği
İran’ın asla nükleer bomba sahibi olamayacağını yineleyen Savunma Bakanı, Başkan Trump’ın tehdidi net bir şekilde gördüğünü ve kararlı adımlar attığını belirtti. ABD askerlerinin can güvenliğini sağlamak amacıyla bölgedeki güçlerin yüzde 90’ının İran’ın ateş menzilinin dışına çıkarıldığı ifade edildi.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu verilerine göre İran, geçen haziran ayında ABD ve İsrail ile yaşanan 12 günlük savaş öncesinde yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogramdan fazla uranyuma sahipti. ABD o dönemde Natanz, Fordow ve İsfahan’daki nükleer tesislere saldırmış, uranyumun akıbeti belirsizliğini korumuştu. Bu yılın şubat ayında savaş başlamadan önce taraflar arasında nükleer konularda üç tur müzakere yapılmış ancak sonuç alınamamıştı.
Rojhılatlı güçlerin silahlandırılması tartışması
Basın toplantısının soru-cevap bölümünde gazeteciler, ABD’nin Rojhılatlı Kürt güçleri silahlandırıp silahlandırmayacağını sordu. Savunma Bakanı Hegseth, “Hedeflerimizin hiçbiri belirli bir gücün desteklenmesi veya silahlandırılması temeline dayanmıyor” yanıtını verirken, “Ancak diğer aktörlerin ne yaptığının farkındayız” ifadesini kullandı.
Dün ABD medyasında, Başkan Trump’ın İranlı Kürt güçlerin bazı liderleriyle görüştüğü ve İran’a karşı koymaları için onları silahlandırmanın masadaki seçeneklerden biri olduğu iddia edilmişti.
Türkiye’nin vurduğu füze ve Çin ile Rusya’nın tutumu
Çin ve Rusya’nın savaştan duyduğu endişe ve ateşkes çağrılarına yanıt veren Hegseth, “Rusya ve Çin bu savaşta bir faktör değil, onlara verecek bir mesajım yok. ABD’nin tek sorunu İran’ın nükleer hedefleridir” dedi.
Öte yandan, Türkiye hükümetinin Türk hava sahasına yönelen bir İran füzesini düşürdüğünü açıklamasına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Bakan Hegseth, olaydan haberdar olduklarını ancak bu durumun NATO’nun 5. Maddesi’ni harekete geçirmesinin beklenmediğini kaydetti.
Yapay zekanın operasyondaki rolüne dair detayları gizli tutan Savunma Bakanı, “Epic Fury” operasyonunda yapay zekâ teknolojisiyle donatılmış çok sayıda otonom sistem ve gelişmiş İHA kullanıldığını belirtmekle yetindi.
Son olarak, savaşın henüz dördüncü gününde ABD ordusunu eleştiren Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries’e sert tepki gösteren Hegseth, bu tutumu “sadakatsizlik ve yanlışlık” olarak nitelendirdi.
Söz konusu açıklamalar, ABD Senatosu’nun ve ardından Kongre’nin savaşı görüşmek üzere toplanmaya hazırlandığı bir dönemde geldi.
/rd/









