Tahran bu haberleri ve yapıldığı iddia edilen görüşmeleri yalanlarken; Axios haberinde ismi zikredilen Kalibaf, bunların finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve zaman kazanmak için yapılan “sahte haberler” olduğunu öne sürüyor.
Peki Kalibaf kimdir ve gerçekten İran adına Trump ile müzakere edebilir mi?
Devrim Muhafızı’ndan iktidar politikacısına: Muhammed Bakır Kalibaf
Eski bir Devrim Muhafızları Komutanı ve pilot olan 64 yaşındaki Kalibaf; mekan, güç, devlet ve güvenlik politikası arasındaki ilişkiyi irdeleyen, siyasi coğrafya alanında doktora yapmış bir isim.
1980-1988 yılları arasında yaşanan İran-Irak Savaşı’nda genç bir asker olarak savaşan Kalibaf, yıllar içinde Devrim Muhafızları içinde yükseldi.
Savaşın ardından Devrim Muhafızları kontrolündeki bir inşaat şirketinin başına getirilen Kalibaf, bu görevinde ülkenin Devrim Muhafızları denetiminde yeniden inşa edilmesinden sorumlu oldu. Söz konusu şirket bugün de Devrim Muhafızları’nın ekonomik kolu olarak faaliyetine devam ediyor ve çatısı altında yüzlerce yan kuruluşla taşeron firma bulunduruyor.
Hava Kuvvetleri Komutanı sıfatıyla Cumhurbaşkanına uyarı
Muhammed Bakır Kalibaf, 1997’de Ayetullah Ali Hamaney tarafından Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı olarak atandı.
İki yıl sonra İran’da geniş çaplı öğrenci protestoları oldu. Çok sayıda üst düzey subay bu dönemde, Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’ye, protestoculara yumuşak davranılmamasını telkin eden bir mektup gönderdi. İmzacılar arasında Hava Kuvvetleri Komutanı sıfatıyla Kalibaf da vardı.
Mektubu imzalayan bir başka isimse, Devrim Muhafızları Ordusu’nun doğrudan Ayetullah Ali Hamaney’e bağlı, sınır ötesi askerî ve istihbarat örgütü olan, Kudüs Gücü adlı özel kuvvetlerin komutanı Kasım Süleymani idi. Süleymani 2020’de, ABD tarafından düzenlenen bir saldırıda Irak’ta öldürülmüştü.
Kalibaf daha sonra verdiği röportajlarda, 1999 gösterileri esnasında, motosikletle sokaklarda dolaşarak bizzat protestocu öğrencileri sopayla dövdüğünü itiraf etti.
2000’de İran Emniyet Müdürü olarak atanan Muhammed Bakır Kalibaf, sonraki dönemlerde üç kez cumhurbaşkanlığına aday oldu.
2005’te o dönem Tahran Belediye Başkanı olan Mahmud Ahmedinejad’a karşı seçimi kaybetti ve Ahmedinejad’ın halefi olarak Tahran Belediye Başkanı oldu. Bu görevi 12 yıl boyunca sürdüren Kalibaf, 2013’te yeniden cumhurbaşkanlığına aday oldu ve bu kez de Hasan Ruhani’ye karşı kaybetti. 2017’de ise başka bir adayı desteklemek için kendi adaylığını geri çekti.
Yolsuzluk iddiaları ve tartışmalar
Bazı İranlı gazetecilere göre, Kalibaf’ın Tahran Belediye Başkanlığı döneminde birçok devlet mülkü piyasa fiyatının oldukça altında, hatta bazı durumlarda gerçek değerinin yüzde 50’sine kadar düşük fiyatlarla satıldı. Alıcılar arasında hükümet temsilcileri ve Kalibaf ailesinin üyelerinin de bulunduğu iddia ediliyor.
Ayrıca Kalibaf’ın belediye kasasından önemli miktarda parayı, tek ebeveynli anneleri ve ailelerinin ana geçim kaynağı olan kadınları desteklediği söylenen eşinin vakfına aktardığı da ileri sürülüyor. Ancak gazeteciler, söz konusu vakfın nasıl çalıştığının şeffaf olmadığını belirtiyor.
Ayetullah Ali Hamaney ile yakın ilişkisi nedeniyle Kalibaf hakkındaki yolsuzluk iddiaları hiçbir zaman tam olarak soruşturulmadı. Bu konuda haber yapan gazeteciler ise hapis cezasına çarptırıldı.
Oğlu Kanada’dan kalıcı oturum almaya çalıştı
Son yıllarda Kalibaf’ın aile üyeleri ile ilgili pek çok iddia da gündeme geldi. Özellikle oğlu İshak’ın Kanada’da kalıcı oturum izni alma girişimi dikkat çekti. 2019’dan beri Kanada göçmenlik kurumunun kararını bekleyen İshak Kalibaf, yaşanan gecikmeler nedeniyle Kanada Federal Mahkemesi’nde ilgili kurumu dava bile etti. Oğlu İshak’ın oturma izni almak istemesi, babasının Batı karşıtı tutumu ile bağdaşmadığı için İran kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Sonuçta İshak Kalibaf’ın başvurusu Kanada’da reddedildi.
Eşi ve kızının Türkiye ziyaretleri
Aynı zamanda kızının ve ailesinin Türkiye’ye yaptığı bir seyahat de manşetlere taşındı. 2022’de yayınlanan fotoğraflarda, aile üyelerinin İstanbul’dan Tahran’a çocuklar için malzemelerle yüklü şekilde döndükleri görüldü. Bu olay, yaptırımlar ve kötü yönetim nedeniyle süregelen ekonomik kriz ve hızlı enflasyonla mücadele eden ülkede sert eleştirilere yol açtı.
Devrim Muhafızları içinde büyük bir nüfuza sahip olan Kalibaf’ın, ABD ve İsrail’in İran’daki saldırılarında ülkenin diğer yetkililerinin aksine şimdiye kadar öldürülmemiş olması spekülasyonlara yol açıyor. İran’ın yakın geleceğinde gerçekten önemli bir rol üstlenip üstlenmeyeceğini ise zaman gösterecek.










