Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 16 Mart dolayısıyla düzenlediği açıklamada Halepçe, Gazi ve Beyazıt katliamlarında yaşamını yitirenleri andı. Yapılan açıklamada “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” çağrısı yapıldı.
Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 16 Mart dolayısıyla düzenlediği basın açıklamasında Halepçe Katliamı, Gazi Katliamı ve Beyazıt Katliamı’nı andı. Açıklamada savaş politikalarına ve cezasızlığa tepki gösterilerek barış, adalet ve halkların kardeşliği çağrısı yapıldı. Platform ayrıca Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına da tepki gösterdi.
Açıklamada konuşan İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker, 16 Mart 1988’de Halepçe’de Saddam Hüseyin rejimi tarafından Kürt halkına karşı hardal gazı ve sinir gazlarıyla yapılan saldırıda yaklaşık 5 bin kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Irak Yüksek Ceza Mahkemesi’nin 2010 yılında Halepçe katliamını soykırım olarak tanıdığını hatırlatan Şeker, “Geçmişte olduğu gibi halen bombalar sınır tanımıyor ve savaşların bedelini her zaman halklar, siviller ödüyor. Bugün Halepçe’yi anarken, Ortadoğu’da süren emperyalist savaşların yarattığı yıkımı da görmezden gelemeyiz” dedi.
“Gazi Katliamı cezasızlığın simgesi oldu”
Daha sonra söz alan ÇHD Adana Şube Başkanı Baran Taygun Metin, 12 Mart 1995’te İstanbul’daki Gazi Mahallesi’nde kahvehanelerin silahlı kişiler tarafından taranmasıyla başlayan, protesto için sokağa çıkan halktan 22 kişinin hayatını kaybettiği Gazi Katliamı’na dair konuştu.
Katliama dair davalarda birçok sanık hakkında beraat kararı verilirken 2’si hakkında verilen çok düşük cezaların ertelendiğini ifade eden Metin, davanın Türkiye’de cezasızlık politikasının en çarpıcı örneklerinden biri olarak tarihe geçtiğini dile getirdi.
Beyazıt Katliamı da anıldı
16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde patlatılan bombanın ardından açılan ateş sonucu 7 öğrencinin yaşamını yitirdiği, 47 öğrencinin yaralandığı katliamın yıl dönümünde hayatını kaybedenler anıldı. Baran Taygun Metin, bu katliamların halkların özgürlük ve adalet taleplerini bastırmaya yönelik olduğunu belirterek, “Halepçe’de kimyasal gazlarla, Gazi’de kurşunlarla, Beyazıt’ta bombalarla gerçekleştirilen bu katliamlar aynı gerçeği gösteriyor. Halepçe’nin, Gazi’nin ve Beyazıt’ın hesabı sorulana kadar; savaş politikaları son bulana, halkların eşit ve özgür yaşayacağı bir dünya kurulana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.” dedi.
Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına tepki
Basın açıklamasında ayrıca Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına da tepki gösterildi. Cudi İmrek, Türkmen ve Sırma Halı işçileriyle dayanışma içinde olduklarını belirterek, sendikal mücadeleye yönelik baskıları protesto ettiklerini söyledi. İmrek, “Sendikal mücadeleye vurulmak istenen ketleri ve önüne konulan barajları protesto ediyor, bütün işçilerle ve sendikal mücadele yürüten arkadaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz” dedi.
/Kaynak: Evrensel/











