Ali Ertan Toprak’tan Ulusal Kongre çağrısı: “Bu tarihsel fırsat heba edilmemeli”

GenelGündem

Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak, Kürt siyasetinin içinde bulunulan kritik dönemde bir Ulusal Kongre toplama konusunda hâlâ yeterli irade göstermemesini sert sözlerle eleştirdi. Toprak, Ulusal Kongre’nin tarihsel ve siyasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekerek, bu gecikmenin Kürtler açısından ciddi bir fırsat kaybı anlamına geldiğini vurguladı.

Toprak, yaptığı yazılı açıklamada, Ulusal Kongre’nin yalnızca iç politikaya dönük bir yapı ya da teknik bir kriz yönetim mekanizması olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Ulusal Kongre’nin esas olarak dünya kamuoyuna, uluslararası aktörlere ve Birleşmiş Milletler’e yönelik açık bir siyasi mesaj taşıdığını ifade eden Toprak, “Bu mesaj, Kürtlerin bir ulus olduğu, birlikte hareket ettiği ve siyasi haklarını talep ettiği mesajıdır” dedi.

“Görünür birlik olmadan uluslararası meşruiyet olmaz”

Kürt siyasetinin kapalı toplantılar, sessiz koordinasyonlar ya da teknik iş birlikleriyle küresel siyasetin dikkatini çekemeyeceğini dile getiren Toprak, uluslararası siyasetin açık, tanımlı ve meşru siyasi öznelerle muhatap olduğunu kaydetti. Bir Ulusal Kongre’nin, kolektif görünürlük ve ortak siyasi dil açısından hayati önemde olduğunu belirten Toprak, aksi halde Kürt meselesinin büyük güçlerin gündeminde tali bir başlık olarak kalmaya devam edeceğini ifade etti.

“Şimdi değilse ne zaman?”

Orta Doğu’nun yüz yılı aşkın bir sürenin ardından yeniden şekillendiğine dikkat çeken Ali Ertan Toprak, sınırların, güç dengelerinin ve siyasal düzenlerin yeniden tanımlandığı bu dönemde Kürtlerin tarihsel bir kırılma anıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. “Kürtler kendi devlet hakkını ne zaman talep edecek, eğer şimdi değilse ne zaman?” sorusunu yönelten Toprak, bu fırsatın kaçırılması halinde Kürtlerin bir yüzyıl daha beklemek zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

“Haklar beklenerek değil, talep edilerek kazanılır”

Bölgede 22 Arap devletinin bulunduğunu hatırlatan Toprak, Kürtlerin dünyanın en büyük devletsiz ulusu olarak hâlâ sabra ve sessizliğe çağrılmasının siyasi açıdan gerçekçi olmadığını belirtti. “Haklar sabırla verilmez. Haklar talep edilerek kazanılır” diyen Toprak, talep etmeyen bir siyasetin sonuç alamayacağını vurguladı.

Kriz Konseyi yeterli değil

Bir Kriz ve Strateji Konseyi’nin gerekli olabileceğini ancak bunun Ulusal Kongre’nin yerini tutamayacağını ifade eden Toprak, siyasi özneleşme olmadan yapılan koordinasyonların teknokratik ve görünmez kalacağını dile getirdi. Tarihin, hakların bağışlanarak değil mücadeleyle kazanıldığını açıkça gösterdiğini belirtti.

“Ulusal Kongre gecikmiş bir siyasi öz-tanımlamadır”

Toprak açıklamasını, Ulusal Kongre’nin nostaljik bir ritüel değil, gecikmiş bir siyasi öz-tanımlama adımı olduğunu vurgulayarak tamamladı. “Dünya artık Kürtlerin başkalarının kararlarına tabi bir nesne değil; kendi kaderini tayin etme talebi olan siyasi bir özne olduğunu anlamalıdır” diyen Toprak, bu çağrının bir temenni değil, tarihsel bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

 

İlginizi Çekebilir

Abdi: Güçlerimizi Kobani ve Cezire’ye çektik
İsviçre Kürt-Yahudi İttifakından İsrail’e çağrı

Öne Çıkanlar