Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler’in (BM) 80. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Federal Meclis’te (Bundestag) düzenlenen özel oturumda, örgütün “günümüz dünyasına uygun şekilde reformdan geçirilmesi gerektiğini” dile getirdi.
Deutsche Welle’nin haberine göre Wadephul, BM’ hâlen “20. yüzyılın yapısal izlerini taşıdığını” belirterek “Bu kurumu 21. yüzyıla taşımak zorundayız” dedi. Bakan, özellikle küresel güneyin, bilhassa da Afrika kıtasının BM sisteminde daha fazla temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.
“Tüm eksiklerine rağmen eşsiz bir platform”
BM’nin kimi zaman ağır işleyen ve hatta işlevsizleşen bir yapı olarak eleştirildiğini ancak buna rağmen örgütün “alternatifsiz bir diyalog platformu” olduğunu savunan Wadephul, “Tüm eksiklerine rağmen, BM dünya üzerindeki tüm devletlerin aynı masa etrafında konuşabildiği tek forum olmaya devam ediyor” dedi.
Dışişleri Bakanı Wadephul, BM olmasaydı İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin, BM Barış Gücü operasyonlarının ve yüz milyonlarca insana ulaşan insani yardımların mümkün olamayacağını da ifade ederek Almanya’nın küresel ölçekte daha fazla sorumluluk alabileceğini, ülkesinin 2027–2028 dönemi için BM Güvenlik Konseyi’nin geçici üyeliğine aday olduğunu açıkladı.
Muhalefet de reform vurgusu yaptı
Koalisyon ortağı SPD milletvekili Isabel Cademartori, BM’yi “küreselleşmiş bir dünyada hiçbir krizin ulusal sınırlarla sınırlı kalmadığı koşullarda vazgeçilmez bir kalp” olarak nitelendirdi.
Muhalefetteki Yeşiller Partisi’nden Boris Mijatovic ise Almanya‘nın BM insani yardım fonlarına daha istikrarlı mali katkı sağlaması gerektiğini söyledi, “Dünyadaki acılara güvenilir bir yanıt bulmak için birlikte düşünmeliyiz” dedi.
Sol Partili Vinzenz Glaser de örgütün reformdan geçirilmesini destekleyerek, “BM’nin mevcut yapıları artık zamanın gerisinde kaldı” ifadelerini kullandı.
Aşırı sağcı AfD partisi milletvekili Beatrix von Storch ise konuşmasında BM’nin meşruiyetini sorgulayarak, örgütün “otoriter rejimler, yozlaşmış devletler ve gelişmekte olan ülkeler tarafından domine edildiğini” ileri sürdü. “Demokratik ülkeler üzerinde karar verenlerin çoğu demokratik olmayan yönetimler” diyen von Storch, BM’yi “israfla” suçlayarak, “Bütün bunların bedelini Alman vergi mükellefleri ödüyor” ifadesini kullandı.










