Almanya, 2019’da Berlin’de bir Rus ajanı tarafından öldürülen Çeçen kökenli Gürcü vatandaşı Zelimkhan Khangoshvili’nin kardeşi ve ailesini Gürcistan’a sınır dışı etti. Ancak Gürcistan’ın son dönemde Moskova’ya yakın bir çizgiye girmesi, insan hakları örgütlerinde ciddi güvenlik endişeleri doğurdu.
Sınır Dışı Operasyonu Gecenin Sessizliğinde Yapıldı
Alman basınında yer alan haberlere göre, 23 Ekim 2025’te Brandenburg eyaletine bağlı Wünsdorf kasabasında yaşayan Zurab Khangoshvili ve ailesi, sabaha karşı polis ekipleri tarafından evlerinden alındı. Kapıların kırıldığı, cep telefonlarının toplandığı ve ailenin otobüslerle Berlin Havalimanı’na götürülerek özel bir uçakla Tiflis’e gönderildiği bildirildi.
Alman İçişleri Bakanlığı sözcüsü, sınır dışı işlemlerinin eyalet yetkililerinin sorumluluğunda yürütüldüğünü belirtti ancak “kimlerin sınır dışı edildiği” konusunda ayrıntı vermedi. (Kaynak: Civil.ge, OC Media)
2019’daki Tiergarten Suikastı: Devlet Destekli Cinayet
Zelimkhan Khangoshvili, 2019 yılında Berlin’in merkezindeki Kleiner Tiergarten Parkı’nda başından vurularak öldürülmüştü. Alman mahkemesi, cinayetin Rus devleti adına hareket eden güvenlik servisi (FSB) mensubu Vadim Krasikov tarafından işlendiğini tespit etmişti.
Krasikov 2021’de müebbet hapis cezasına çarptırıldı, ancak 2024’te bir mahkûm değişimi kapsamında Rusya’ya iade edildi. (Kaynak: The Guardian, Reuters)
Alman yargısı, bu suikastın Rusya’nın Avrupa topraklarında gerçekleştirdiği “devlet destekli bir terör eylemi” olduğuna hükmetmişti.
“Rusya’nın Gölgesi Gürcistan’da Uzuyor”
Gürcistan son dönemde Moskova ile ilişkilerini sıkılaştırıyor. Muhaliflere yönelik baskıların arttığı, Rusya’ya karşı savaşmış eski Çeçen ve Gürcü savaşçıların hedef alındığı yönünde raporlar bulunuyor.
Zurab Khangoshvili’nin ailesi, Gürcistan’a varışlarının ardından insan hakları kuruluşlarına “Rusya karşıtı geçmişimiz nedeniyle risk altındayız” ifadeleriyle başvuruda bulundu. (Kaynak: Civil.ge, OC Media)
Uluslararası Af Örgütü ve bazı Alman milletvekilleri, Almanya’nın bu kararla “Putin rejiminden kaçan bir aileyi fiilen onun etkisi altındaki bir ülkeye göndermesinin kabul edilemez” olduğunu savunuyor.
Berlin’in Tutumu Eleştiriliyor
Alman hükümeti ise, sınır dışı kararının yasal çerçevede alındığını ve güvenlik değerlendirmelerinin yapıldığını belirtti. Ancak eleştirmenlere göre bu açıklama, konunun etik ve siyasi boyutlarını göz ardı ediyor.
Alman gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), olayı “Almanya’nın insan hakları sorumluluğu ile göç politikasının çeliştiği bir sınır noktası” olarak nitelendirdi.
Uzman Yorumu: “Almanya, Rusya’ya Dolaylı Taviz Veriyor”
Berlin merkezli dış politika uzmanı Dr. Claudia Weber, “Bu sınır dışı kararı sadece bir göç hukuku meselesi değil. Almanya, Rusya’nın Avrupa’daki korku politikasına dolaylı biçimde boyun eğiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Weber’e göre, Gürcistan’daki mevcut siyasi iklim düşünüldüğünde Khangoshvili ailesinin güvenliği artık garanti altında değil.
Arka Plan: Gürcistan’daki Siyasi Kayma
Gürcistan son aylarda Moskova yanlısı söylemleriyle gündemde. Tiflis hükümeti, Batı yanlısı sivil toplum kuruluşlarına ve bağımsız medyaya baskıyı artırırken, Rusya ile diplomatik ilişkilerini güçlendiriyor.
Bu durum, ülkenin Avrupa Birliği ile bütünleşme sürecini yavaşlatırken, Rusya’ya karşı savaşmış eski Çeçen savaşçılar için yeni riskler doğuruyor.
Sonuç: Diplomatik Krizin Yeni Halkası
Khangoshvili ailesinin sınır dışı edilmesi, Almanya-Rusya-Gürcistan hattında yeni bir diplomatik tartışmayı tetikledi.
Bir yandan Berlin, göç politikası ve güvenlik önlemlerini uyguladığını savunuyor; öte yandan, Avrupa kamuoyu Almanya’nın insan hakları konusundaki tutarlılığını sorguluyor.
Olay, “Avrupa’nın Putin karşıtı sığınmacılara ne kadar güvenli liman sunduğu” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
/Kaynaklar: Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ)/










