Amazonlu kadınlar COP30 İklim Zirvesinde söz sahibi olmak istiyor

GündemKadın

Brezilya’nın Amazon bölgesinde yaşayan yerli kadınlar, Kasım ayında Belém kentinde düzenlenecek olan COP30 İklim Zirvesi öncesi seslerini duyurmak için örgütleniyor.

Kadınlara göre, iklim krizinin etkilerini ilk ve en ağır hissedenler onlar. Bu nedenle sadece izleyici değil, müzakerelerde karar alıcılar arasında yer almak istiyorlar.

“Bizim mücadelemiz yaşam için”

Amazon’daki farklı topluluklardan kadınları bir araya getiren Brezilya Amazon Yerli Kadınlar Birliği (UMIAB), COP30’a kadın temsilciler göndermek üzere hazırlık yapıyor.

Birliğin koordinatörü Marinete Tukano, Latin America Bureau’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Biz kadınlar toprağı sırtımızda taşıyoruz. Mücadelemiz sadece iklim için değil, yaşamın kendisi için.”

UMIAB, Amazon havzasındaki onlarca yerli topluluktan kadınları Belém’e taşımayı planlıyor. Ancak örgütlenme süreci kolay değil.

Yerli kadınlar, vize, ulaşım, konaklama ve çocuk bakımı gibi temel engellerle karşı karşıya. Bu durum, onların uluslararası iklim müzakerelerinde aktif biçimde yer almasını zorlaştırıyor.

COP30’un ev sahibi Belém, zirve öncesi yoğun bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Şehirde altyapı projeleri hızlandırılırken, kentsel düzenlemeler ve yeni lojistik merkezleri inşa ediliyor.

Ancak Dialogue Earth haber portalına göre, bu dönüşüm kentteki yoksul kesimleri ve kadınları doğrudan etkiliyor: artan kira fiyatları, işsizlik ve hizmetlere erişimdeki eşitsizlikler belirginleşiyor.

Yerli kadın örgütleri, “iklim adaleti” kavramının yalnızca çevresel değil, toplumsal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini savunuyor.

Onlara göre iklim politikaları, kadınların bilgi birikimini, topluluk yönetimindeki rollerini ve doğayla kurdukları ilişkileri hesaba katmalı.

Kadınların iklim müzakerelerindeki temsili düşük

Birleşmiş Milletler verilerine göre, son yıllarda iklim zirvelerinde kadınların temsil oranı artmış olsa da, karar alma pozisyonlarındaki oran hâlâ yüzde 35’in altında.

Yerli ve Afro-Brezilyalı kadınlar açısından bu oran daha da düşük.

UMIAB ve benzeri örgütler, COP30’da yerli kadınların doğrudan konuşmacı ve gözlemci olarak bulunmasını hedefliyor.

Amazon bölgesindeki kadınlar, kuraklık, balık stoklarının azalması, orman yangınları ve tarımsal verimsizlik gibi sorunların yaşamlarını doğrudan tehdit ettiğini söylüyor.

Kadın lider Alessandra Korap Munduruku, “İklim değişikliği bizim için uzak bir olasılık değil, her gün yaşadığımız bir gerçeklik” diyor.

Yerli kadınlar sadece görünür olmayı değil, karar masasında yer almayı da talep ediyor.

UMIAB temsilcileri, COP30’un “People’s Circle” adlı katılım alanında güçlü bir yer edinmeyi amaçlıyor.

Bu platform, sivil toplum, yerli halklar ve gençlik hareketlerinin sesini resmi zirveye taşımayı hedefliyor.

Yerli lider Tukano’ya göre, bu yalnızca bir katılım meselesi değil, “tarihsel bir düzeltme”:

“Yüzyıllardır dışlandığımız alanlara şimdi kendi adımıza giriyoruz. COP30 bizim için sadece bir konferans değil, varoluş mücadelesi.”

Arka Plan

  • COP30, 10–21 Kasım 2025 tarihleri arasında Brezilya’nın Belém kentinde düzenlenecek.
  • Zirve, Paris Anlaşması’nın uygulanmasını hızlandırmayı ve 2030 karbon azaltım hedeflerini gözden geçirmeyi amaçlıyor.
  • Amazon havzası, küresel karbon döngüsünde kritik bir rol oynuyor; ancak ormansızlaşma, madencilik ve iklim krizi bölgeyi ciddi biçimde tehdit ediyor.

COP30’a sayılı günler kala, Amazon’un kadınları küresel iklim müzakerelerinde yalnızca tanık değil, aktör olmayı hedefliyor.

Onlara göre gerçek bir iklim adaleti, “doğayı koruyanların” da müzakere masasında yer aldığı bir süreçle mümkün.

“Eğer ormanlar konuşabilseydi, kadınların sesiyle konuşurdu.”

Brezilya’nın Amazon bölgesinde yaşayan yerli kadınlar, Kasım ayında Belém kentinde düzenlenecek olan COP30 İklim Zirvesi öncesi seslerini duyurmak için örgütleniyor.

Kadınlara göre, iklim krizinin etkilerini ilk ve en ağır hissedenler onlar. Bu nedenle sadece izleyici değil, müzakerelerde karar alıcılar arasında yer almak istiyorlar.

“Bizim mücadelemiz yaşam için”

Amazon’daki farklı topluluklardan kadınları bir araya getiren Brezilya Amazon Yerli Kadınlar Birliği (UMIAB), COP30’a kadın temsilciler göndermek üzere hazırlık yapıyor.

Birliğin koordinatörü Marinete Tukano, Latin America Bureau’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Biz kadınlar toprağı sırtımızda taşıyoruz. Mücadelemiz sadece iklim için değil, yaşamın kendisi için.”

UMIAB, Amazon havzasındaki onlarca yerli topluluktan kadınları Belém’e taşımayı planlıyor. Ancak örgütlenme süreci kolay değil.

Yerli kadınlar, vize, ulaşım, konaklama ve çocuk bakımı gibi temel engellerle karşı karşıya. Bu durum, onların uluslararası iklim müzakerelerinde aktif biçimde yer almasını zorlaştırıyor.

COP30’a giden yolda Belém değişiyor

COP30’un ev sahibi Belém, zirve öncesi yoğun bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Şehirde altyapı projeleri hızlandırılırken, kentsel düzenlemeler ve yeni lojistik merkezleri inşa ediliyor.

Ancak Dialogue Earth haber portalına göre, bu dönüşüm kentteki yoksul kesimleri ve kadınları doğrudan etkiliyor: artan kira fiyatları, işsizlik ve hizmetlere erişimdeki eşitsizlikler belirginleşiyor.

Yerli kadın örgütleri, “iklim adaleti” kavramının yalnızca çevresel değil, toplumsal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini savunuyor.

Onlara göre iklim politikaları, kadınların bilgi birikimini, topluluk yönetimindeki rollerini ve doğayla kurdukları ilişkileri hesaba katmalı.

Kadınların iklim müzakerelerindeki temsili düşük

Birleşmiş Milletler verilerine göre, son yıllarda iklim zirvelerinde kadınların temsil oranı artmış olsa da, karar alma pozisyonlarındaki oran hâlâ yüzde 35’in altında.

Yerli ve Afro-Brezilyalı kadınlar açısından bu oran daha da düşük.

UMIAB ve benzeri örgütler, COP30’da yerli kadınların doğrudan konuşmacı ve gözlemci olarak bulunmasını hedefliyor.

Amazon bölgesindeki kadınlar, kuraklık, balık stoklarının azalması, orman yangınları ve tarımsal verimsizlik gibi sorunların yaşamlarını doğrudan tehdit ettiğini söylüyor.

Kadın lider Alessandra Korap Munduruku, “İklim değişikliği bizim için uzak bir olasılık değil, her gün yaşadığımız bir gerçeklik” diyor.

“Belém’de olacağız, ama söz hakkı da istiyoruz”

Yerli kadınlar sadece görünür olmayı değil, karar masasında yer almayı da talep ediyor.

UMIAB temsilcileri, COP30’un “People’s Circle” adlı katılım alanında güçlü bir yer edinmeyi amaçlıyor.

Bu platform, sivil toplum, yerli halklar ve gençlik hareketlerinin sesini resmi zirveye taşımayı hedefliyor.

Yerli lider Tukano’ya göre, bu yalnızca bir katılım meselesi değil, “tarihsel bir düzeltme”:

“Yüzyıllardır dışlandığımız alanlara şimdi kendi adımıza giriyoruz. COP30 bizim için sadece bir konferans değil, varoluş mücadelesi.”

  • COP30, 10–21 Kasım 2025 tarihleri arasında Brezilya’nın Belém kentinde düzenlenecek.
  • Zirve, Paris Anlaşması’nın uygulanmasını hızlandırmayı ve 2030 karbon azaltım hedeflerini gözden geçirmeyi amaçlıyor.
  • Amazon havzası, küresel karbon döngüsünde kritik bir rol oynuyor; ancak ormansızlaşma, madencilik ve iklim krizi bölgeyi ciddi biçimde tehdit ediyor.

COP30’a sayılı günler kala, Amazon’un kadınları küresel iklim müzakerelerinde yalnızca tanık değil, aktör olmayı hedefliyor.

Onlara göre gerçek bir iklim adaleti, “doğayı koruyanların” da müzakere masasında yer aldığı bir süreçle mümkün.

“Eğer ormanlar konuşabilseydi, kadınların sesiyle konuşurdu.”

 

/Kaynak: https://lab.org.uk/cop30-amazon-women-demand-to-be-heard/  https://apublica.org/

 

 

İlginizi Çekebilir

Nepal’deki çığ felaketinde yedi dağcı hayatını kaybetti
Hollanda: Jetten ülke tarihin en genç ve ilk eşcinsel başbakanı olmaya hazırlanıyor

Öne Çıkanlar