Ankara Tabip Odası’nın (ATO) resmi verileri esas alan açıklamasına göre ailesinin yanında temel ihtiyaçları karşılanmayan ve ailesinden alınma riski olan çocuk sayısı 2018’de 122 bin 489’ken bu yılın ilk yarısında 171 bin 895’e yükseldi.
Ülkedeki ekonomik model nedeniyle gelir ve servet dağılımı eşitsizliği derinleşirken yüksek enflasyonun dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerini aşağılara çektiği belirtildi. Artan hayat pahalılığına eşlik eden işsizliğin topyekûn yoksullaşmayı hızlandıran temel etkenlerin başında geldiği vurgulandı.
Aşırı yoksulluğun çocukların yaşamını ve beslenmelerini olumsuz etkileyen en büyük faktör olduğunu hatırlatan ATO’nun açıklaması şöyle:
“Resmi verilere göre on çocuktan dördü yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında. Yaklaşık her on aileden biri çocuklarına yeni giysiler alamıyor. Her on aileden biri çocuklarının gün içinde taze meyve ve sebze tüketmesini karşılayamıyor.”
Çocuklar açısından yoksulluk hastalıklara ve sağlık sorunlarına davetiye anlamına geliyor. Yetersiz beslenme (malnütrisyon) çocuklarda büyüme geriliğine ve bodurluğa neden olurken, bağışıklık sistemlerini zayıflatarak hastalık risklerini artırır.
Açıklamada yeterli ve dengeli beslenemeyen çocukları bekleyen sağlık sorunları şöyle sıralandı:
- Vitamin eksikliklerine bağlı rahatsızlıklar (C vitamini eksikliğine bağlı skorbüt, A vitamini eksikliğine bağlı gece körlüğü, B1 vitamini eksikliğinde görülen sinir sistemi ve cilt hastalıkları, vd.)
- Demir ve folik asit eksikliği anemileri
- Kansızlık
- Raşitizm (çocuklarda görülen kemik yumuşaması)
- Guatr
- Diş çürükleri ve diş eti hastalıkları
- Osteoporoz (kemik erimesi), osteomalazi (kemik yumuşaması)
- Kaslarda zayıflama ve güçsüzlük
- Besin emilimi yetersizlikleri, iştahsızlık
- Saç dökülmesi, tırnak kırılmaları, el, boyun, yüz ve ayaklarda yanık gibi lekeler gibi çok sayıda hastalık ve rahatsızlık
Yeterli beslenemeyen çocuk, güç öğreniyor
Yetersiz ve sağlıksız beslenme bilişsel gerileme ve öğrenme güçlüğüne neden olarak çocukların eğitim ve sosyal yaşamını da olumsuz etkiliyor.
ATO’nun talepleri şöyle:
- Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için yoksulluğu önleyici, koruyucu ve sosyal adaleti güçlendiren politikalar yürürlüğe konmalıdır.
- Okullarda ve tüm eğitim kurumlarında kalori değerleri hesaplanarak en az bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemek verilmelidir.
- Gelişme çağındaki bütün çocuklarımıza ücretsiz süt desteği sağlanmalıdır. Tüm çocuklar sağlık hizmetlerine eşit ve ücretsiz erişebilmeli.
/Diken/









