Mecit Zapsu tarafından yazılan yazılar

Mecit Zapsu: İnkârdan İnşaya 27 Şubat…

Genel
27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan tarafından açıklanan deklarasyon, Türkiye’nin yüz yıllık meselesine ilişkin yeni bir eşik öneriyordu. Hukuk temelli bir sürecin açılması, demokratik entegrasyon için barış yasalarının gerekliliği ve demokratik…

Mecit Zapsu: İtaat Ne Zaman Erdem Sayıldı

Genel
 İtaat, ilk bakışta masumdur. Düzeni korur, çatışmayı azaltır, birlikte yaşamayı mümkün kılar. Kurallara uymak, büyüklerin sözünü dinlemek, verilen işi doğru yapmak… Çocukluktan itibaren bunlar öğretilir. “Söz dinleyen” çocuk övülür; “uyumlu”…

Mecit Zapsu: Bir Dilin Sessizliği…

Genel
Bir insan dünyaya hangi kelimeyle başlar? “Anne.” Her dilde farklı söylenir ama her yerde aynı sıcaklığı taşır. Anadili, insanın dünyaya ilk dokunuşudur. Bugün dünyada yaklaşık 7.000 dil konuşuluyor. UNESCO verilerine…

Mecit Zapsu: Güç Ne Zaman Normalleşti?

Genel
Bir kapının önünde bekleyen insanı düşün. İlk gün sinirlidir. İkinci gün sessizleşir. Üçüncü gün telefonuna bakar. Dördüncü gün artık beklemeyi düşünmez bile. Sıra, hayatın doğal bir parçası olmuştur. Güç çoğu…

Mecit Zapsu: Korku İlk Öğretmenimiz miydi ?

Genel
İnsan korkuyla erken tanışır. Korku, bedeni korumayı öğretir; geri çekilmeyi, sakınmayı, uyum sağlamayı. Tehlike karşısında durmayı değil, uzak durmayı; kaybetmemeyi değil, yaşamayı fısıldar. Bu yüzden korku çoğu zaman ilk öğretmenimiz…

Mecit Zapsu: Sürgünde Ölüm…

Genel
Sürgün, Kürtler için geçici bir zorunluluk ya da istisnai bir hal olmadı. Sürgün, onlarca yıldır sürdürülen sistematik bir devlet ve uluslararası rejim pratiğine dönüştü. Yaşarken yurtsuz bırakılanlar, ölürken bile toprağından…

Mecit Zapsu: Kobanê’de Vicdan Donduğunda…

Genel
Tarih bazen çok kısa sürer. Bir halkın direnişi alkışlanırken, aynı halkın varlığı birkaç yıl sonra sessizce yok sayılabilir. Kobanê bunu yaşadı. Dün, “Diren Kobanê” diyenler vardı. Fransa vardı, Amerika Birleşik…

Mecit Zapsu: Çığlık Büyüdüğünde

Genel
Bazı çığlıklar vardır, yalnızca acıyı anlatmaz. Zamanla sertleşir. Derinleşir. Bir noktadan sonra ses olmaktan çıkar, ithama dönüşür. Çünkü uzun süre duyulmayan çığlık, artık yalvarmaz. Yüzleşir. Hesap sorar. İnsanlık, bir çığlığı…

Mecit Zapsu: Çığlık

Genel
 İnsan neden çığlık atar? Çünkü bazen kelimeler yetmez. Bazen dil, yaşanan acının ağırlığı altında kırılır. Çığlık, cümlenin bittiği yerde başlar. Akıldan değil, bedenden yükselir. Bir insan çığlık atıyorsa, artık anlatmak…