MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajın ikinci bölümünde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sürece ilişkin konuşan Bahçeli, “Farklı saik ve sebeplerle aldanıp kandırılan, fakat suça karışmamış, silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesiyle kucaklaşmalı. Türkiye Cumhuriyeti haşmetlidir, bunun yanında şefkatlidir. Biz hep birlikte Türkiye’yiz, hepimiz Türk milletiyiz” dedi.
Cumhur İttifakı’nın “kırmızı çizgileri”ni net bir dille çizen Bahçeli, sürecin bir pazarlık olmadığına dikkat çekerek, “Müsterih olun” mesajı verdi.
“Pazarlık içinde değiliz”
Bahçeli, kamuoyunda oluşan bazı tartışmalara “son noktayı koyarak”, yürütülen sürecin bir müzakere olmadığını vurguladı. ”Çatışmalı süreçte hayatlarını kaybeden asker ailelerinin hassasiyetlerinin kendileri için en öncelikli konu olduğunu” belirten MHP lideri, şu ifadeleri kullandı:
“Ailelerimiz kaygılanmasın. Gazilerimiz korkuya kapılmasın. Onların başlarını öne eğdirmeyeceğiz. Pazarlık içinde değiliz. Al-ver sürecine tamamıyla kapalıyız. Türkiye’nin egemenlik hukukunu, Cumhuriyet’in kurucu ve kuruluş felsefesini zafiyete uğratacak hiçbir yanlışın içinde Cumhur İttifakı olarak yer almayız, alamayız.”
“Suça karışmayan ailesiyle kucaklaşsın”
“Kürt kardeşlerimin terörle uzaktan yakından bağ ve bağlantısı yoktur” diyen Bahçeli, herhangi bir silahlı eyleme karışmamış kişilere çağrıda bulundu:
“Farklı saik ve sebeplerle aldanıp kandırılan, fakat suça karışmamış, silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesiyle kucaklaşmalıdır. Bizim kaybına göz yumacağımız, heba edeceğimiz tek bir insanımız yoktur. Türkiye Cumhuriyeti haşmetlidir, bunun yanında şefkatlidir.”
“SDG/YPG İmralı’nın çağrısına riayet etmeli”
PKK’in 12 Mayıs itibarıyla örgütsel varlığını lağvettiğini ve 11 Temmuz’da bir grubun silahlarını yaktığını hatırlatan Bahçeli, Rojava’daki duruma şu sözlerle dikkat çekti:
Bahçeli, şöyle devam etti:
“PKK’nın kurucu önderliği elini taşın altına koymuştur. 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın hitamında PKK 12 Mayıs’ta silah bırakmış ve örgütsel varlığını lağvetmiştir. 11 Temmuz’da bir grup PKK’lı silahlarını yakmıştır. Özellikle Suriye’nin kuzey doğusunda tesir alanı bulunan SDG/YPG henüz silah bırakmamış, 27 Şubat İmralı çağrısına riayet etmemiştir. Halbuki İmralı’nın çağrısı PKK’nın yanı sıra bölücü terörün tüm bileşenlerini kapsamaktadır. En azından bizim anladığımız böyledir, yorumumuz bu doğrultudadır. SDG/YPG Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart tarihli mutabakata mutlaka riayet etmelidir.”
/kd-rd/









