Bahçeli: Türk-Kürt ayrışmasını tetikleyen iç ve dış düşman cephesidir

GündemPolitika
 Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türk ve Türkiye yüzyılında sürüp giden dipsiz tartışmaları mutabakata bağlamanın hedefindeyiz. Bu hedef ahlakidir” dedi.
‘Sahte bir içerikten mührem olan Türk-Kürt ayrışmasını tetikleyen iç ve dış düşman cephesidir.” diyen Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Türk-Kürt ayrışmasını tetikleyen iç ve dış düşman cephesidir”

“Türk ve Türkiye yüzyılında sürüp giden dipsiz tartışmaları mutabakata bağlamanın hedefindeyiz. Bu hedef ahlakidir. Siyasi manevi, kültüren ve fikir imkânlarla kireçlenmiş kronik gerilimleri bertaraf etmek mümkündür. Çabalarımız bu yöndedir. İdeolojik manipülasyonlara direnmek, devamlı canlı tutulan önyargılara dik duruş göstermek en başta siyaset müessesinin ortak sorunu olmak zorundadır. Etnik ve mezhebi kamplaşmanın ateş hattına düşürülmek amacıyla on yıllardır karanlık senaryolarla maruz kalan Türk milletini feraha eriştirmek hepimizin asli görevidir. Sanat ve sahte bir içerikten mührem olan Türk-Kürt ayrışmasını tetikleyen iç ve dış düşman cephesidir.

“Hem Aleviyiz hem Sünni, hepsinden evveli de Müslüman Türk milletiyiz”

“İşin özünde hepimiz Müslüman değil miyiz? Birbirimize yan gözle bakmaktan bıkmadık mı, yetmedi mi çektiğimiz çile ve eziyetler, yetmedi mi yanlış anlamalar ve peşin hükümler? Türk milletinin ebedi ve tarihi varlığında tek yürek olmayalım mı? Hem Aleviyiz hem Sünni, hepsinden evveli de Müslüman Türk milletiyiz. Cem evinin ibadethane olarak tescili hususunda atılgan olmak engelleri birer birer kaldıracak irade cesaretini sergilemek gerekir. Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimizin cem evini ibadethane olarak görmelerine anlayış ve saygı duymak lazımdır.

“Tarih sayfalarını biraz karıştırırsanız zulmün hiçbir zaman kalıcı olmadığını, zalimlerin de lekeli hayatlarının perişanlıkla sonuçlandığını görürsünüz.

“Ey soykırımcı Siyonist barbarlık Allah sizi bildiği gibi yapsın! Gazze şeridini ihtiva eden 738 günlük dehşet süreci 9 Ekim 2025 tarihinde kısmen son bulmuş, nihayet ateşkes rejimi 10 Ekim 2025 tarihinden itibaren de tesis edilmiştir. anlaşmanın ilk aşamasının  devreye girmesiyle esir takası insanı yardımların sağlanması ve İsrail askerlerinin belirlenen birinci aşamaya çekilmeleri yaşanmaya başlamıştır.

“Asıl mesele yapılan ateşkes anlaşmasının sahadaki uygulaması ve tarafların imzalarına sadık kalmasıdır. İsrail’in güven vermeyen askeri ve politik tutumu karşısında da ihtiyatlı hareket kaçınılmaz bir gerekliliktir. 7 ekim 2023 tarihinden bu yana tarihin gördüğü en dramatik savaş ve soykırım suçu İsrail tarafından işlenmiştir. Bu suçun cezasız kalması asla düşünülemeyecektir Eninde sonunda İsrail Başbakanı ve soykırımda payı olan Vandallar küresel adalet ve vicdan huzurunda hesap verecekler , Gazeli şehitlerin dökülen kanların bedelini misliyle ödeyecektir.

“Akıbetinin ne olacağı henüz tam kestirilemeyen ateşkesle oyalanmanın, üç beş esir takası yaşandı diye davul zurna çalmanın bir anlamı yoktur. Gazze’de 67 bin 173 mazlumun canı alınmıştır. Gazze’ye emlak görenlere, masum ve hakkı yenmiş Filistin halkının vatanıdır diyorum! 1967 sınırları temelinde başkentin Doğu Kudüs olan bağımsız egemen ve coğrafi bütünlüğüne kavuşmuş iç siyasi istikrar ve demokratik işlerliğe ulaşmış, bunun yanı sıra BM’den tam üyelik statüsü elde etmiş bir Filistin cumhuriyeti kurulmadıktan sonra mevzi kazanımlarla olmak boşuna bir hevestir.

“Özgür beyin yalan ve iftiralara sarılarak yaptığı çiğ ve çirkin siyasetin bizim nazarımızda delikli kuruşla bir ederinin olamayacağını hatırlatıyorum. Kalabalıkta yapılan sahte  kabadayılığın tenhada özrü kabul edilemez!

“Gayrı millî ve gayrı ahlaki siyasetin kokuşmuş örneğidir, yazıklar olsun!

“(İmamoğlu’nun Nobel mesajına) Aziz Atatürk’ün kemikleri sızlamaktadır, CHP’de eksen kaymış, erdem kaybolmuş, Türkiye’ye muhalefetten yabancı beslemesi bir anlayış maalesef yuvalanmıştır.

‘Kurucu önderin 27 Şubat çağrısı bizim için esastır’

Bahçeli, kimsenin süreci sekteye uğratmaması gerektiğini kaydetti. “Maksimalist taleplerden uzak duralım” diyen Bahçeli, bu sürecin amacından vazgeçenlerin ağır sonuçlarla karşılaşacağını belirtti.

Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nı hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi:

”27 Şubat Çağrısı dışındaki hiçbir sözün bize göre hükmü yoktur. Kurucu Önder’in 27 Şubat açıklaması bize göre esastır. Bu esasta yürüyen herkes akıllı insandır.”

Ayrıntılar gelecek…

İlginizi Çekebilir

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı: Tarihin en uzun hükümet kapanması yaşanabilir
Mecit Zapsu: Zamanın sessiz nehri…

Öne Çıkanlar