az
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, T24’e verdiği kapsamlı röportajda Suriye’de Kürtlere yönelik saldırıların tesadüf olmadığını, açık bir iç savaş senaryosunun devrede olduğunu söyledi. Bakırhan’a göre Türkiye’de “barış” söylemiyle yürütülen süreç, Suriye’de izlenen savaşçı hatla bilinçli biçimde sabote ediliyor.
“Ortada aleni bir tuzak var”
Bakırhan, Paris süreci öncesi ve sonrasında birçok ülkenin Şam’daki geçiş hükümetine yeşil ışık yaktığını, Türkiye’nin de bu sürecin aktif bir parçası olduğunu belirtti. Ama asıl tehlikenin Kürtleri açık bir savaşa çekme planı olduğuna dikkat çekti:
“Mazlum Abdi’nin de ifade ettiği gibi, Kürtleri açık bir savaşa çekmek isteyen bir senaryo devrede. Daha açık söyleyeyim: Bir iç savaş tasarlanıyor. Bunun ucunda yüz binlerce Kürt’ün hayatı var.”
Türkiye’de silahların bırakılmasının, çözüm yollarının konuşulduğu bir dönemde Suriye’de savaşın tırmandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’da yapıcı olup Suriye’de yıkıcı olamazsınız. Bu açık bir çelişki ve devam eden sürece yönelik bilinçli bir sabotajdır.”
“Suriye’yi Türkiye’deki sürecin önüne süremezsiniz”
PKK’nin fesih kararına rağmen Rojava’ya dönük saldırıların sürmesini sert biçimde eleştiren Bakırhan, “PKK gerekçesi artık geçersizdir” dedi:
“PKK kendi fesih kararını almışken hâlâ PKK bahanesiyle Rojava’ya saldırmak, hedef göstermek kabul edilemez. Suriye’yi Türkiye’de devam eden sürecin önüne süremezsiniz. Bu yanlıştır.”
“Güvenlikçi akıl her şeyi kilitledi”
Bakırhan’a göre Türkiye’de yürütme erki, çözüm ihtiyacını zaman zaman kabul etse de tercihini güvenlikçi politikadan yana kullandı:
“Ortada bir ‘Ankara paradoksu’ var. Oysa bizim ihtiyacımız olan ‘Ankara çözümü’dür. Güvenlikçi kanat tüm gündemi buraya kilitledi.”
“Siyaset ve diplomasi zafiyet değil, zorunluluktur”
Savaşın yeniden dayatılmasına karşı siyaset ve diplomasinin stratejik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Bakırhan, Rojava yönetiminin bu süreçte alacağı kararların belirleyici olacağını söyledi:
“Savaşın kısır döngüsünden çıkmak zorundayız. Siyasetin ve diplomasinin gücünü kullanmak zafiyet değil, stratejik bir gerekliliktir.”
“Kürtlerin kazanımı bir toprak değil, iradedir”
Mutabakatın Kürt kazanımlarını yok ettiği yönündeki eleştirilere yanıt veren Bakırhan, Kürtlerin mücadelesinin tarihsel ve çok boyutlu olduğunu vurguladı:
“Kazanımları sadece askeri sonuçlarla okumak yanlıştır. Kürtlerin asıl kazanımı; toplumsal-siyasal irade, ortak yaşam modeli, kadın özgürlüğü çizgisi ve meşru savunma gerçeğidir.”
Şam yönetiminin Kürtlerin dil, kültür ve vatandaşlık haklarını tanımak zorunda kalmasının bu mücadelenin sonucu olduğunu belirtti.
“Kürtler piyonu değil, özne olmayı seçti”
Yalnızlık eleştirilerine de yanıt veren Bakırhan, Kürtlerin büyük güçlerin taşeronu olmayı reddettiğini söyledi:
“Kürtler kimsenin ileri karakolu olmadı. Bedeli ağır da olsa öz gücüne dayanan ‘Üçüncü Yol’u seçti ve kazandı.”
“Bu bir bitiş değil, süreci batırmadan yönetme hamlesi”
Mevcut mutabakatın bir son değil, zor bir dengede süreci yönetme girişimi olduğunu belirten Bakırhan şunları söyledi:
“Bu bir bitiş değil. Fırtınanın ortasında gemiyi batırmadan süreci yönetme hamlesidir.”
“ABD onayı olmadan bu saldırılar olmaz”
ABD’nin tutumuna ilişkin net konuşan Bakırhan, sahadaki gerçekliğe dikkat çekti:
“ABD’nin dahil olmadığı ve onay vermediği bir saldırının gerçekleşmesi imkânsızdır.”
Paris süreci ve Türkiye’nin teşviki olmadan son saldırıların yaşanamayacağını savundu.
“Halep’te savaşı tırmandıranlar çözümden korkanlardır”
Öcalan’ın sürece dair rolüne değinen Bakırhan, Halep öncesinde Rojava ile temas kurulduğunu açıkladı:
“Sayın Öcalan büyük bir savaşın önüne geçmek için çok uyardı. Buna rağmen Halep’te savaş siviller üzerinden tırmandırıldı.”
“Türkiye bu saldırıların destekçisi”
Bakırhan, Türkiye’nin Suriye’deki operasyonlarda açık biçimde rol aldığını ifade etti:
“Türkiye bu saldırıları askeri, diplomatik ve moral olarak desteklemiştir. Bu artık gizlenemiyor.”
HTŞ ile kurulan ilişkinin Kürt karşıtlığı üzerinden şekillendiğini vurguladı.
“Ankara’da el, Suriye’de yumruk olmaz”
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına da değinen Bakırhan, çelişkiye dikkat çekti:
“Ankara’da uzatılan elin Suriye’de yumruğa dönüşmesi süreci zehirler.”
“Artık bahaneler tükendi”
Türkiye’de barış sürecine ilişkin net çağrı yapan Bakırhan, iktidara seslendi:
“Artık zamana oynama lüksü yok. Siyasi ve hukuki adımlar derhal atılmalıdır.”
“Suriye’ye sessiz kalanlar yarın Türkiye’yi anlayacak”
Muhalefete de çağrıda bulunan Bakırhan, Suriye’deki gelişmelerin tüm bölgeyi etkileyeceğini söyledi.
“Kürtlerin onuru ağır yara aldı”
Son günlerde yaşananların Kürt toplumunda derin bir kırılma yarattığını belirten Bakırhan, şu sözlerle bitirdi:
“Türkiye’de barış nutukları atıp Suriye’de Kürtlerin üzerine yürümek samimiyet değildir. Barış haritaya göre değişmez. Tutarlılık ister.”
Röportajın tamamını bu linkten okuyabilirsiniz: https://x.com/t24comtr/status/2013285447460335934?s=46









