Barış İçin Toplumsal Girişim: Filistin’de insanlığın ölümüne son verelim! 

GenelGündem

Barış İçin Toplumsal Girişim Platformu, Gazze’de yaşanan son gelişmeler üzerine Uyarıyoruz ve çözüme çağırıyoruz; Filistin’de insanlığın ölümüne son verelim! başlıklı bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamada şunlar belirtildi:

İnsanlık, yeni dünya düzeninin ezici hâkimiyeti koşullarında büyük bir sınavını daha kaybetmenin eşiğinde.

7 Ekim 2023 saldırısını bahane ederek Filistin halkına karşı katliam ve soykırım gerçekleştiren İsrail, şimdi de Gazze’nin insansızlaştırılmasına ve tümüyle ilhak edilmesine yönelik bir işgal harekâtı yürütüyor.

Filistinliler, 70 bine yaklaşan ölülerini geride bırakarak, tarihsel topraklarını terke zorlanıyor. 

En son Katar’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi’nde de görüldüğü gibi İslâm dünyasının egemenleri, bu vahşeti durdurmak için timsah gözyaşları dökmekten başka bir şey yapmıyor.

Açık ki arındırmaya yönelik bu vahşi katliam iki yıldır sürdürülebiliyorsa bunda, sadece dünyanın emperyalist egemenlerinin değil, aynı zamanda Filistinlilerle aynı inancı paylaşanların da doğrudan sorumluluğu var. İslâm dünyasının egemenleri, daha ilk günden uygulamaları gereken gerçek bir ambargo yerine el altından İsrail’i beslemeye devam ediyor, petrol silahını kullanmaya yanaşmıyor, “İbrahimî Anlaşmalar” da dahil işbirliklerinden vazgeçmiyorlar. Dünyanın vicdanlı insanlarınca örgütlenen Sumud Filosu’na bile gerçek bir destek sunmuyorlar…

Oysa Filistinlilerin, İsrail’e karşı gösterilen boş efelenmelere, kınama mesajlarına değil, hakiki yardımlara ve bu vahşeti durduracak inisiyatiflere ihtiyacı var.

Bu süreçte Türkiye, herhangi bir bölge devletinden çok daha büyük imkânlara sahip olduğu halde, ABD’yle zıtlaşma riskini göze alamadığından, iç kamuoyunu oyalamaya yönelik söylemlerle durumu geçiştirmeye çalışıyor. Gücünü bölgede barış için değil, kendi muhalefetini ezmek ve Suriye üzerinde hâkimiyet kurmak için harcıyor. Kendi Kürt sorununu çözerek ve demokratikleşerek bölgede ve dünyada büyük bir baskı gücü olabilecekken, hak tanımaz kurumlaşmasıyla bu imkânı da harcıyor. 

Filistin halkına destek verebilmenin biricik yolu, içerde olduğu gibi Suriye’de de barış ve demokrasiyi desteklemek iken, o tam tersine HTŞ’yi destekleyip Suriye’deki çoğulculuğu baltalayarak, sözde Osmanlıcı hâkimiyet peşinde koşuyor. Bu imkânsız hayalle Filistin’e en küçük bir katkı veremediği gibi, izlediği baskı politikasıyla Kürt halkını da İsrail’den medet umma noktasına iterek İsrail’in ekmeğine yağ sürüyor. Bölge, emperyalist ve alt-emperyalist hayaller uğruna çok daha büyük savaşlara sürükleniyor. Oysa Filistin ve Kürt halklarının haklarını tanımakla başlayan bir barış ve demokratik inşa sürecinin sonunda Ortadoğu’yu bir cennete çevirmek mümkün!

19.09.2025

Barış İçin Toplumsal Girişim

İletişim: barisicintoplumsalgirisim@gmail.com

İlginizi Çekebilir

Donald Trump ve Xi Jinping, TikTok anlaşmasını görüşecek
Belediye Başkanı AKP’li Ahmet Sungur gözaltına alındı

Öne Çıkanlar