Barış Vakfı’ndan ortak çağrı: Barışı birlikte inşa edelim

Gündem

🔴Barış Vakfı, kuruluşunun 10. yılında yaptığı açıklamada, Kürt sorununun kalıcı çözümü için toplumsal barış çabalarının büyütülmesi çağrısında bulundu.

 

Barış Vakfı Yönetim Kurulu kuruluşunun onuncu yılında yazılı bir açıklama yaptı. Kürt sorununun çözümü noktasında “barış çabalarını büyütelim” çağrısı yaptı.

Barış Vakfı’nın “Barış hakkı”nın, genel olarak insan haklarının vücut bulmasının esası olduğuna inanan farklı kesimden barış gönüllülerince/aktivistlerince kurulmasının üzerinden tam on yıl geçtiği ifade edilen açıklamada; “Amacın netliği kadar yol ve yöntem de hem kurucular hem de gönüllülerince, politik çekişmelere girmeden, çoğulcu yapısına uyar nitelikte oydaşarak ve barışa dayalı bir çözüm dilinde herhangi bir bulanıklık göstermeden sürdürülebildi. Amaç oldukça açık: Kürt sorununun demokratik çözümüne ve barışın toplumsallaşmasına katkı sunmak. Bu amacın hayat bulması ise siyasi görüş, inanç, sosyal konum ve meslekleri farklı kişilerin birlikte çabasını gerektiren bir niteliği haizdi.  Zira karar alıcıları ve tarafları uyarmak, cesaretlendirmek ve toplumun her kesiminde barış hakkı bilincinin edinilmesine ve geliştirilmesine katkı sağlayabilmek, bu tür bir çoğulculukla çok daha mümkündü ve bunun örnekliği de üstlenilmiş oldu” denildi.

“Barış dilinin sesi olmaya çalışıldı”

“Esasında Kürt sorununun çözümü, Türkiye’nin demokratikleşmesiydi ve ırk, dil ya da din çeşitliliğine sahip toplumun her bir ferdinin barış hakkıyla kuşatılmış bir eşitlik, özgürlük ve adalet arayışıyla gönenmesinin yolunun açılması demektir” ifadelerine yer verilen açıklamada bunun için geçen on yıl boyunca farklı illerde çalıştaylar, konferanslar yapıldığı, uzmanlarca yürütülen araştırmalar ve yayınlarla barış dilinin sesi olmaya çalışıldığı belirtildi.
Kuruluşu, Kürt sorununun demokratik çözümü yolunda yürütülen sonu akîm kalmış bir “çözüm süreci”nin hemen ardından gelse de Barış Vakfı’nın, toplumsal barış ve huzurun, eşitlik, özgürlük ve adalet arayışının ve barış hakkının vaz geçilemezliğine inanç ve iddiasının ve buna dair bir umudun en somut ifadesi olduğunun altı çizilen açıklama; “Çatışmasızlığın, kısa bir dönem dahi olsa, ülkede sağladığı barış, rahatlık, huzur ve güven ortamının tecrübe edilmesinden sonra, barıştan vaz geçmek olmazdı” denildi.

“Barış çağrısını yükseltmekten nasıl uzak kalınabilirdi?”

Hiçbir çatışmayı çözme girişiminin birkaç aşamada istenen hedefe ulaşamadığı; yolun, çetin, uzun soluk, sabır ve fedakarlıklarla yürünebildiğine işaret edilen açıklamada şunlar söylendi; “Hele de kayıplarını yüreklerinde saklayan, yerini yurdunu zorla terk etmişliğin yokluğunu hiç unutamayan, anadiliyle eğitim hakkı şöyle dursun barışın herkes için olduğunu anlatmak isterken dahi dilini kullanmaktan men edilebileceğini bilen milyonların “barış, hemen şimdi” demekten hiç vaz geçmediği bir ortamda barış çağrısını yükseltmekten nasıl uzak kalınabilirdi?”

“Kalıcı çözümü sağlamak, hepimizin sorumluluğundadır”

İki yıldır yeni bir sürecin içerisinde olduğunun altı çizilen açıklamada; “Süreç, 1 Ekim 2024 günü Devlet Bahçeli’nin sürpriz bir hamlesiyle, HDP Milletvekilleriyle tokalaşmasıyla başladı. Akabinde, 27 Şubat 2025 tarihinde PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısı ile örgüt, 12 Mayıs’ta kendini feshetme kararı alması sonrası barış yolunda tarihsel bir fırsat kapısı açıldı. Bu kapının sonuna kadar açılmasını ve Kürt sorununun kalıcı çözümünü sağlamak, hepimizin sorumluluğundadır.  Öte yandan bu süreç, Barış Vakfı’nın nasıl da doğru bir yerde durduğunun göstergesi oldu. İmkânsız sanılırken silahlar sustu. Kardeşlik ve demokrasi yolunda tanınması gereken barış hakkı, hava gibi su gibi olmazsa olmazlardan. Hayatın yeniden her yönüyle inşası için gerekli sosyo-psikolojik ve hukuksal düzenlemeler aciliyet gerektiriyor. Karar alıcılar başta olmak üzere, herkesin üzerine düşeni yapma zamanı” denildi.

“Bilinmelidir ki hayat ertelenemezdir ve barış da hayattır”

Kalıcı çözüm için bütün taraflara çağrı yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı; “Ertelemeden, vaz geçmeden ve elinden gelenin ötesinde çabalarla, barışın ülke sınırlarıyla kayıtlı olmaksızın bütün bir coğrafyaya can vermesi yönünde mesaisini sürdürmekte. Bu vesile ile herkesi bu çabaya katkı sunmaya davet ediyoruz.  Bilinmelidir ki hayat ertelenemezdir ve barış da hayattır.”

 

/Kaynak: Evrensel/

İlginizi Çekebilir

​Di Çarçoveya Peymana 29’ê Çileyê de: Çilaxa Ket Bin Kontrola Hêzên Ewlehiya Hundirîn
Analiz: Bangladeş’in yeni lideri seçimlerdeki ezici zaferin ardından değişim getirebilir mi?

Öne Çıkanlar