Behice Feride Demir: Bari Yıldız Gibi Kalın

Yazarlar

Kürdistan’dan Türkiye kültür-sanat sahnesine katılan ve oradan hayatını kazanan simaların ruh halleri bana hep ilginç gelmiştir. Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranan bu kişilerin başarı ve emekleri, bir yerden sonra dualizmin dişlileri arasında peyderpey eriyip gidiyor. Tek tek isim belirtmeye gerek yok ama sosyal medya, asimilasyon, artan otoriterlik ve hayran kitlesinin değişmesiyle beraber bu ünlülerin durumu tuhaflaşıyor. Misal, geçenlerde Mahsun Kırmızıgül; eskiden, Ertuğrul Özkök, Reha Muhtar ve Ali Kırca gibi abilerinin sanatçılara destek olduğunu hatırlatarak, şimdiki medyanın onu takmayışından yakınıyordu. Mahsun Kırmızıgül’ün açıklamasını bir yere oturtmaya çalışırken, bu defa Erdal Erzincan’ın tweetleri geldi. Alevilerin dua ve cemlerindeki dilin Türkçe olduğunu iddia eden Erzincan, buna bir de gelenek kılıfı uydurdu. Ama dediği geleneğin de Kemalizmin eseri olduğunu pas geçerek.

Bıyıklarına bakınca, aynı kişinin anne babasının Türkçe dua etme olasılığı binde bire düşerken, bıyıkta da bir değerin kalmadığını görüyoruz.

Mahsun yakınmaya, Erdal Erzincan, Dersim’e Türkçeyi götürmekle övüne dursun; hayat devam ediyor.

Bu aralar, her ikisiyle aynı dönemde piyasaya çıkan ve Zaza Kürdü olan Yıldız Tilbe’yi dinliyorum. Tilbe’nin şarkıcılığı ve ürettiği eserlerin etki oranı, pek çok kişinin yetişemediği bir yerde.

Bana göre, 1990 sonrası Türk pop müziğinden Sezen Aksu-Aysel Gürel ikilisinin çalışmalarını çıkar, birincilik Yıldız Tilbe’ye kalır.

Tilbe, Aysel Gürel’in söz yazarlığı rekorunu ve Sezen’in yorumculuğunu geçememekle beraber, bu alanda ikisinin tahtına en yakın isimlerden biri. Hatta Yıldız’ın elinden tutan da Sezen’dir. Zaten bu tutumu sayesinde ne Sezen’in yaptıkları eskidi ne de kimse onu aşmak için bir rekabet imkânı buldu.

Yıldız Tilbe, bol katmanlı sanat ortamına Sezen’in desteğiyle girse de sonrası, her ikisi için de beklenmedik şekilde bitti.

Yani sonrası, Yıldız’ın kendi serüvenidir.

Medya onu sürekli kafası ve hayatı karışık biri olarak lanse ederken, o olduğu gibi yoluna devam etti.

Türkiye müzik piyasasında iş yapan Kürt meslektaşlarının çoğu gibi sıfırdan, kenar mahallelerden ve geldiği yeri saklamadan işini yaptı. Kürt Zaza oluşunu açıkça dillendirerek kimi şantajlardan erken sıyrıldı. Politik olmadı ve politik kapı aramadı.

30 yılı aşan kariyerinden, bestelerinden ve milyonlar satan albümlerinden anlaşıldığı gibi çok üretken. Belki de Tatlıses’ten sonra Türkiye’de çok dinlenilen tek Kürttür. Mahsun Kırmızıgül, Özcan Deniz, Erdal Erzincan ve Sabahat Akkiraz’dan da çok daha fazla seviliyor. Onlar gibi abileri ve hocaları olmadı. Hatta abilerle patronların engeline takıldı ve zaman zaman da hakaretlere uğradı.

Sezen Aksu, Nilüfer, Kayahan, Nükhet Duru, Erol Evgin, Zerrin Özer’in yavaş yavaş çekildiği pop müzik dünyasına bu defa o yön vermeye çalışıyor. Yaşla beraber zayıflayan ve canlı söyleme kabiliyeti azalan pek çok şarkıcının aksine, sesinin kendine has bir ton yakaladığı da son düetlerinde görülüyor.

Delilik olarak üstünde kalan doğal ve kendini ifade etme hali, onu milyonların gözünde sempatik kılarken, perde arkasında karşılaştığı zorluklarla uğraşmayı ekmek parasına saydı.

Tatlıses’in albüm satışlarında düşüşe geçtiği dönemlerde besteleriyle ona “can simidi” olurken, başka şarkıcıların da sahne ömrünü uzattı.

Yazmakta hiç zorlanmıyor, söylemekten hiç bıkmıyor ve ünlü sanatçı, ozan kisvesine de bürünmüyor. Çağına özgü bir şarkıcı; şarkıları kadar fenomen.

Üst sınıftan sevgililerle paparazzilere yakalanmadı. Devlet katından iltimas görmedi ve medya içinde sıkı dostları pek olmadı.

Hayatın en dibinden geldi. Tüm çelişkileriyle yıldız oldu ve kalmaya devam ediyor.

Birçok kadın şarkıcı gibi emeğine el konuldu ama o, şarkılarda kavga etti.

Arabeskten kaçamadı ama ona sığamadı da. Aşkı protest hâle getirirken, mutsuzluğun sesini sonuna kadar açtı. Aşka dair tanımları basitleştirdi ve  duygularını yansıtmayı hiç ihmal etmedi.

Halka inandı ama halkın adına yargılayanlara pek aldırmadı.

Twitter’da takipçi sayısı: 4 milyon 900 bin.

YouTube’da abone sayısı: 312 bin.

Bir yıl önceki düetinin izlenme oranı: 92 milyon.

Yani kimseye yaranmadan da Yıldız olunabiliyormuş.

İlginizi Çekebilir

Foza Yusuf: Şam ile müzakerelere başlamaya hazırız
Sevdi Aycıl: Kadın Ölümleri

Öne Çıkanlar