Behice Feride Demir: Polisiye Yazarı Bir Bedirhan’i

Yazarlar

Avrupalı liderler, Washington’da topraklarını pazarlık masasına koyan Trump’ın tutarsızlığına dair kaygılarını kameralara pek yansıtmadılar ama dünya kamuoyu, Oval Ofis’teki resim karelerini de tartışmaya devam ediyor. 

Diplomasi tarihinde ağırlama ve uğurlamanın bir mevki bildirme işi olduğu düşünüldüğünde, Trump’ın şovları karşısında Avrupalı siyasilerin kıtanın ağırlığını nasıl koruyacakları merak konusu.

Trump, bir tüccar gibi Putin’in kurnazlığını, Zelensky’nin mağdurluğunu ve AB liderlerinin diplomatik sabırlarını pazarlarken bizler de gayri ihtiyari onları ve olanları izliyoruz.

Ancak yazımın başlığı olan Bir Bedirhani’nin Polisiye Yazarlığı konusu ise daha farklı bir nedene dayanıyor.

Hafta içi, “Çi” adlı bir Kürtçe bilim kurgu filminin tamamlandığı ve dijital platformlarda gösterime sunulduğu haberi çoğumuzun sayfasına düştü.
Film için yaptığım bir aramada karşıma çıkan Bedirhan Çınar ismi beni Washington’daki distopya ve “Çi” filminin değerlendirmesinden bu haftalık alıkoydu.


Zira “Çınar” soyadının Türkiye’de kalan kimi Bedirhanilere verildiğini biliyoruz.

Bedirhan Çınar ismine dair yaptığım farklı sorgulamalarda, söz konusu kişinin de bir Bedirhanzade olduğu; babasının soyadından da anlaşılıyor.
İnternetteki kayıtlara göre Bedirhan Çınar, polisiye roman yazarı ve oldukça üretken bir yazınsal kimliğe sahip.

İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarına göre 1919 Isparta doğumlu ama Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü’ne göre de 1919 Adana doğumlu.
Ancak yazarımızın bir Bedirhani olduğu bir kesin. Bedirhan Çınar’ın, Celadet, Süreyya ve Kamuran’ın yeğeni Leyla Bedirhan’ın da kuzeni olduğunu düşününce, edebiyat dünyası için neler yazdığını merak etmemek elde değildi.


Amcaları ve kuzeninin siyasi tercihlerinin aksine, yeni rejimi benimseyen torun Bedirhan,  eserlerine göre renkli bir dünyaya  sahip olduğu görülüyor.
12 roman ve 2 hikâye kitabı olan Bedirhan Çınar, dönemin ünlü gazetelerinde (Tanin-Milliyet-Harman) makale ve dizi yazıları ile kendinden söz ettirmiş.

Çocuk kitapları, Macera ve polisiye alanına yoğunlaşan Çınar’ın romanlarına ilginç isimler vermiş. Ateşle Oynayanlar (1954), Kızıl Ölüm (1943), Sabır Cenneti (1945), Karlı Geceler (1964), Yeşilli Kadın (1961) Karabulut ve Yörük Ali Efe.

Kitaplarının kapağı macera, aşk ve polisiye durumları anlatan resimlerle süslü.
Peyami Safa, Necip Fazıl, Kemal Tahir, Halide Edip, Hüseyin Rahmi gibi yazarlarında benzer romanlar yazdığı dönemde Çınar’ın da bu akıma dahil olması, onun edebi iddiasını gösteriyor.


Şimdilik kitaplarını okuma imkânım yok ancak fotoroman tarzı hikâyelere ağırlık verdiği sosyete ve magazin dergilerinde adının tiyatro ve sinema starları ile haber konusu olduğu mevcut. 

Çınar’ın sürgünde kalan Bedirhanilerin aksine Kemalist rejimin ideolojik ve sosyal atmosferi ile uyumlu bir meslek hayatı geçirdiği görülüyor.
Özel hayatında da spora meraklı olduğu, gezmeyi sevdiği, 74 yaşında ve iki çocuk babası olarak hayata veda ettiği anlaşılıyor.
Kürdistan’ın son iki asrına damgasını vuran Bedirhanilerin tarihimizdeki siyasi ve entelektüel katkıları her gün biraz daha açığa çıkıyor elbette.


Son Kürt mirliğinin teritoryasından kültürel girişimlere, eğitim hizmetlerinden bireysel yeteneklerine, ulusal tutumlarından uluslararası rollerine dek tarihimizde hayati izler bırakan aile, Osmanlı ve Kürdistan kadar Kemalist dünyaya da fertler kazandırmıştır.


Kürdistan’da yönetici, Osmanlı’da Kürt ve aristokrat kimlikleri ile tanınan aile üyeleri yaşadıkları felaketler sonucu geçmiş ve gelecek arasında bölünmüştür adeta.

Bir kısmı Kürdistan davasını sürdürmüş, bir kısmı da yeni düzenin soyadı ve diğer inkâr kanunlarına boyun eğerek hayatlarına devam etmiştir.
Pek çok araştırmacının ortaya çıkardığı gibi Cumhuriyet bürokrasisi içinde soy ismini değiştirerek görev alan birçok Kürt şahsiyetin olduğunu biliyoruz.
Bedirhan Çınar’ın da bunlardan biri olduğu muhakkak.

Bu yüzden onun da kayıtlara ünlü bir Türk polisiye yazarı olarak geçmesi şaşırtıcı değil.


Şaşırtıcı olan, ekonomik olarak ayakta kalan çoğu aile üyesinin bulunduğu her yerde sosyal ve kültürel hayata olan ilgisi ve katkısıdır.
Bugün Kürdistan entelektüel dünyası, Botan mirliğin mirasçılarına çok şey borçludur.

Kuşkusuz Bedirhaniler, dünya siyasetinin değişimleri neticesinde tarihe veda ettiler. Ancak eğitimli, kültürlü birey ve grupların kendilerinden sonraki kuşakların geleceğini nasıl etkilediğinin tipik örnekleri de yine onlardan çıktı.


Mir Bedirhan’ın mirliği kadar torunlarının dil, basın, sanat ve siyaset dünyamıza (dünyasına) yaptığı katkıları hâlâ konuşuyor ve konuşmaya da devam edeceğiz.

İyi pazarlar!

İlginizi Çekebilir

NATO Genel Sekreteri Rutte: Putin’in bir daha Ukrayna’ya saldırmayacağından emin olmalıyız
Kitap: Kaç Kuşak Boyu Uzar Acılar

Öne Çıkanlar