Behice Feride Demir: Yıldönümü

Yazarlar

Nupel Online Haber’de 150. yazımı yazarken, aynı zamanda üçüncü yılımı da geride bırakıyorum. İlk yazımı, kadın tarihi ve dünya siyasetinin efsanevi simalarından biri olan Golda Meir üzerine yazmıştım. Meir, halkını yüzlerce yıl ve felaketten sonra ülke topraklarına taşıyan ve demokratik bir yönetimle devletini inşa eden kuruculardan biridir. Ortadoğu gibi erkeklerin din, devlet ve toplum düzenini ele geçirip kendilerini tanrı-kral saydıkları bir yerde, hem İsrail’in hem de uluslararası düzenin, siyasi aklına  şapka çıkardığı biri olarak biliniyor.

Ukrayna’nın yoksul mahallelerinde sosyalist bir militan olarak başlayıp BM koridorlarına uzanan hikâyesi bende her zaman saygı uyandırmıştır. Zira Kürdistan’da da binlerce kadın, Meir gibi ülkesinin bağımsızlığı için mücadele etmiş, ulusunun tarihinde karar ve kimlik sahibi olmaya çalışmıştır. Araştırma imkânları çoğalıp tarihimiz gün yüzüne çıktıkça, siyasi, sanatsal ve askerî mücadele içinde yer alan bu devletsiz kadınların ne denli imkansızlıkları başardıkları da ortaya çıkıyor, çıkmaya da devam edecektir.

Global ölçekte son beş yılını hak bazında gerileme ve şiddetle geçirdiğimiz kadınların eşitlik mücadelesinde, İran devlet güçlerince Kürt olduğu için öldürülen Jina Emini’nin ayrı bir yeri var. Birçok ülkede, protestoları tetikleyen ve yükselen kadın katliamlarına dikkati çeken Jina’nın ölümü, 21. yüzyılın önemli siyasi olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.

Ancak üç yıl geçmesine rağmen Jina’nın katilleri yargılanmadığı gibi, İran devleti masum insanları öldürmekten, tutuklamaktan ve yoksulluğa mahkûm etmekten hiç geri durmadı. Hengaw’ın 2025 yılı için verdiği sayıya göre, İran’da 100 Kürt’ün idam edildiği açıklandı. Aynı örgütün kadın cinayetleri üzerine yayınladığı Ağustos ayı raporuna göre, İran’da geçtiğimiz ay en az 17 kadın öldürülürken, 5 kadın da idam edilmiş. Ülkedeki genel idam sayısı ise 700’ü geçmiş durumda.

Rakamlar bu yılın verilerine dayanıyor. Yani, Jina Emini’nin katledilmesi de dâhil olmak üzere, cinayetler bir devlet politikası olarak yürürlükte ve Jinalar öldürülmeye devam ediliyor. Hatta Jina’dan sonra lise öğrencisi 17 yaşındaki Armita Gerevendi de Ekim 2023’te benzer vahşetle katledilmişti. Ancak İran, uluslararası kamuoyunun gözleri önünde yazar, aktivist, öğretmen, öğrenci, sanatçı ve her meslekten insanı kaçırarak ölüme mahkûm etmeye ve ailelerine psikolojik işkence etmeye devam ediyor.

Nupel Online’ın 7 Eylül’de yayımladığı, Rojhilat’taki Kürt kadınlarının giderek  kolberlik yapmaya başladıklarına dair haberde olduğu gibi, Rojhilat’ta yoksulluk ve sosyal adaletsizlik en ücra köylere kadar inmiş durumda.

Hakeza, Pexşan Ezizi, Werişe Muradi, Şerife Muhammedi ve benzerlerinin idam cezasını da pazarlık kartı olarak kullanmaya devam ediyor. Oysa İran’ın, İsrail karşısında kâğıttan kaplan olduğu üç ay önce görülmüştü.

Ancak bu çoklu şiddet sarmalında İran tek değildir.

Bölgesel devletlere emperyalizm eleştirisi yapamayan Türkiye ve İran’daki kadın örgütlerinin Jina Emini’nin katliamını sadece erkek egemenliğine bağlaması ise bir trajedi olarak tarihteki yerini alacak. Oysa ki bölgesel emperyalizmin iki atlısı olan Türkiye ve İran’da iktidar partileri değişiyor ama Kürtlere karşı tutumlarında bir değişiklik olmuyor.

İran’la emperyal çekişmede olan Türkiye’de kadınların durumu çok mu iyi peki?

Elbette hayır. Kadınların hak talebi, İran’da olduğu gibi Türkiye’de de politik ve adli olarak ayrıştırılıyor. Örneğin, üniversite öğrencileri Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’in katillerinin korunması, Narin Güran davasının bir kamu şaibesine dönüştürülmesi, Kürt gençlerinden mafya, fuhuş ve uyuşturucu çetelerinin oluşturulması; kadın sorununun adlileştirilmeye çalışılan boyutları olarak karşımıza çıkıyor.

Bu çok boyutluluk, elbette bir inkâr düzeninin sonucu ve çekirdeğinde de sömürgeciliğin değişen metot ve çıkarları yer alıyor.

Türkiye, kılıçları çekmekle tehdit ederken İsrail ile ticaretinden taviz vermiyor ve İsrail’e karşı toplumsal tepkileri  kullanma kurnazlığına başvuruyor.

Golda Meir’in Jîyana Min adlı biyografisinin Kürtçeye çevrildiğini not ederken, katledilişinin 3. yılında Jina Emini’yi ve tüm Kürdistanlı kadınları saygıyla anıyorum.

Jin Jiyan Azadî

 

İlginizi Çekebilir

Bayrampaşa Belediye Meclisi’nde CHP çoğunluğu kaybetti
Araştırma: Ukraynalı çocuklar Rusya’ya ait 210 tesiste tutuluyor

Öne Çıkanlar