Çandar: Komisyon Abdullah Öcalan’la görüşmeli, ‘umut hakkı’ uygulanmalı

GündemPolitika
🔴 DEM  Parti Diyarbakır Milletvekilli Cengiz Çandar, ”Sürecin belirleyici ve baş aktörü olan Abdullah Öcalan’ın komisyonda dinlenmesi ve ‘umut hakkı’nın uygulanması gerektiğini” söyledi…
Çandar ayrıca, ” “Eğer böyle bir süreç varsa ve başta Kürt halkı olmak üzere bütün toplumda güven yaratılmak isteniyorsa, Selçuk Mızraklı’yı içeride tutmanın, AİHM kararına rağmen Demirtaş’ı hapiste tutmaya devam etmenin hiçbir anlamı yok.” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM) Diyarbakır Milletvekilli Cengiz Çandar, 1 Ekim’de Meclis’in açılması ile komisyon sürecinin ve alınacak kararların hız kazanacağını ifade etti. Sürecin belirleyici ve baş aktörü olan Abdullah Öcalan’ın komisyonda dinlenmesi kadar doğal bir durumun olmadığına dikkat çeken Çandar, toplumda azalan güven durumuna da dikkat çekti.

Önceki hafta Edirne F Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu siyasetçiler Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’yı da ziyaret eden Çandar, bu süreçte atılması gereken adımlara yer vererek, “Umut hakkı gündeme gelmiyorsa ve halkın talepleri karşılanmıyorsa ortada bir tıkanıklık var demektir” dedi.

ANF‘nin haberine göre Cengiz Çandar, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerinde sürecin en başından itibaren güçlü destek olduğunu, ancak güven eksikliğinin devam ettiğini söyledi. Çandar, Selahattin Demirtaş ve Abdullah Öcalan’ın süreci en hararetli şekilde destekleyen isimler olduğunu vurgulayarak, “Selahattin Demirtaş, Sayın Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının arkasında hemen saf tuttu. O bakımdan sürece ilişkin onların desteği anlamında ve sürecin yol alması bakımından sıkıntı yok” dedi.

‘SÜREÇ GÜVEN NOKTASINDA ÇOK HASSAS’

Çandar, destek ile güven arasındaki farkın altını çizerek, “Bu, tıpkı bugünlerde sık konuşulan destek ile güven arasındaki farkın özellikle Selahattin Demirtaş’la konuşurken de fark ettiğim bir durumdu. Onda da yansıdığını gördüm” ifadelerini kullandı. Saha araştırmalarına dikkat çeken Çandar, “Türkiye’nin Kürt ortamında, Kürt nüfusu içinde, Kürt bölgelerinde destek yüzde 70’lerden 80’in üstüne çıkmış ve yol aldıkça daha da çıkabilir durumda. Güven dendiği zaman ise yüzde 40’larda bir sıkıntı var. Bu, devletin henüz Kürtlerin arzuladığı adımları atmamasından kaynaklı. Süreç bu noktada çok hassas. Şayet 2013–2015 döneminde olduğu gibi siyasi gündemle karışırsa, günlük siyasi gündemle karışırsa, çok özel bir itinayla yürütülmezse bir takım tıkanıklıklar olur, duraksamalar olur” dedi.

‘TOPLUMDA GÜVEN ORTAMI OLUŞTURULMALI’

Çandar, güvenin sağlanması için atılması gereken adımları şu sözlerle dile getirdi: “Bu güveni tesis edecek bir takım adımların atılması lazım. En kestirmeden kolaylıkla yapılabilecek olan da Demirtaş’ın ve Selçuk Mızraklı’nın serbest bırakılması. Niye? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var. Bu çok zor bir iş değil. Anayasa’nın 90’ncı maddesi gereği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymak gerekiyor. Bu, AKP iktidarı tarafından yapılan değişiklikle getirildi. Dolayısıyla AKP iktidarı kendi yaptığı anayasa değişikliğini kendisi uygularsa mesele kalmaz. Çünkü AİHM kararı var zaten.”

Çandar, bu durumun sürece zarar verdiğini belirterek, “Eğer böyle bir süreç varsa ve başta Kürt halkı olmak üzere bütün toplumda güven yaratılmak isteniyorsa, Selçuk Mızraklı’yı içeride tutmanın, AİHM kararına rağmen Demirtaş’ı hapiste tutmaya devam etmenin hiçbir anlamı yok. Dolayısıyla her ikisinin de acilen serbest bırakılması sürecin güvencesi bakımından ve halka güven duygusu aşılaması açısından çok önemli” ifadelerini kullandı.

‘SÜREÇ SAYIN ÖCALAN’IN ÇİZDİĞİ ÇERÇEVEYE GÖRE YÜRÜDÜ’

Abdullah Öcalan’ın rolüne de değinen Çandar, “Sayın Öcalan bu sürecin başaktörü. Adeta onun çizdiği çerçeveye göre ve öngördüğü takvime göre yürüdü işler. 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyla örgüt kendini feshetti. Ardından 5–7 Mayıs arasında yapılan kongreyle o çağrıya uyuldu. 11 Temmuz’da da Cesena mağaralarına silahı yakarak silahlı mücadeleye son verildiğini simgeledi” dedi.

‘SAYIN ÖCALAN’IN KOMİSYONDA DİNLENMESİ KADAR DOĞAL BİR ŞEY OLAMAZ’

Sürecin başlangıcına değinen Çandar, “22 Ekim’de Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan’a bir çağrıda bulundu: ‘Gel, örgütün fesini talep et, silahlı mücadeleye son verdirt, ondan sonra umut hakkı konusuna bakalım.’ Öcalan da 27 Şubat’ta bunu yerine getirdi. Örgüt de ona cevap verdi. Abdullah Öcalan sürekli olarak bu konunun Meclis çatısı altına taşınarak yasallaşmasını, bu amaçla bir komisyon kurulmasını öngördü. Bu da oldu. Temmuz sonlarında, ağustos ayında komisyon kuruldu, çalışmaya başladı. Dolayısıyla bütün bu sürecin zamanlamasını tayin etmiş olan kişinin komisyon tarafından dinlenmesinden daha doğal hiçbir şey olamaz.”

‘SIRA UMUT HAKKINA GELMELİ’

‘Umut hakkı’ kavramına işaret eden Çandar, “Bahçeli de bunu birlikte telaffuz etmişti. O zaman sıra umut hakkına geliyor. Bu konuda gelişmeler olması lazım. Bunlar olmuyorsa belli tıkanıklıklar var demektir” dedi.

‘MECLİS’İN AÇILMASI İLE SÜREÇ HIZLANMALI’

Çandar, Meclis’in 1 Ekim’de açılmasıyla sürecin hızlanmasını beklediğini belirterek, “11 Temmuz’daki silah bırakma yasal altyapıya oturtulmadıkça anlamını kaybeder. Çünkü silahı bıraktıktan sonra geri dönüş yasası çıkması lazım. Binlerce PKK gerillası ne olacak? Hapishanelerde bulunan binlerce kişi, diasporadaki binlerce kişi topluma ve siyaset hayatına kazandırılmalı. Bütün bunların olabilmesi için hızla yol alınması gerekiyor. Meclis açıldığında komisyon bu konuda yasa taslaklarını getirecek. Komisyon taslakları Meclis’e geldiğinde büyük bir oy çoğunluğuyla çıkar, uygulamaya başlar ve Türkiye’de barış iklimi oluşur” dedi.

’32 YIL SONRA YENİDEN GÖRECEĞİM’

Kürt sorununun çözümüne dair de konuşan Çandar, “Ondan sonra da Kürt sorununun olmazsa olmaz unsurları, eşit vatandaşlık, yerel yönetimler, kayyımsızlık hali gündeme gelir” ifadelerini kullandı.

Son olarak Abdullah Öcalan’la görüşme ihtimaline değinen Çandar, “Aldığım duyumlara göre İmralı’ya gitme ihtimalim var. Eğer böyle bir davet olursa inşallah gideceğim. Kendisine en son, ilk ateşkesin ilan edildiği gün, 16 Mart 1993’te Lübnan Beka vadisinde baş başa görüşmüştük. Aradan 32 sene geçti. Görüşmeyi özledik, iyi olur” dedi.

/Kaynak: ANF/

İlginizi Çekebilir

Nicole Kidman ve Keith Urban 20 yıllık birlikteliği sonlandırdı 
Neçirvan Barzani’den Trump’ın Gazze barış planına destek

Öne Çıkanlar