Çek filmi ‘komplo teorisyenlerini’ Ukrayna savaş turuna çıkarıyor

DünyaGündem

Belgesel çekimlerden önce film hazırlıkları için Ukrayna’ya iki kez giden 43 yaşındaki yönetmen Kvapil, savaş karşısında şok olmuştu.

Sakallı ve gözlüklü yönetmen AFP’ye verdiği röportajda, “Bu, aklınızdan çıkaramayacağınız bir deneyim. Ömür boyu sürecek bir deneyim. Bu yerleri görmek sizi tamamen değiştirecektir” diyor. 

“Bir film yapımcısı olarak filmden başka silahım yok ve bir şekilde savaşa karşı durmak istedim” diye ekliyor. 

Savaşın gerçekliği konusunda şüpheleri olan kişileri bulmak için verdiği ilana başvuran 60 Çek arasından Petra, Ivo ve Nikola’yı seçti.

Araştırma şirketi Ipsos’un geçen yıl yaptığı bir ankete göre Çeklerin çoğunun Rusya’nın kamuoyunu çarpıtmak için dezenformasyon kullandığını düşündüğünü ortaya koydu.

Katılımcıların üçte biri Ipsos’a yaşamları boyunca birden fazla kez dezenformasyona inandıklarını söyledi.

Çek istihbarat servisi BIS, yakın zamanda yayınladığı bir raporda, “2024 yılında toplumun, hem doğrudan Rusya’dan hem de yerel aktörlerden kaynaklanan kamusal alanda yayılan dezenformasyonla boğuşmaya devam ettiğini” açıkladı.

Filmin adı “Büyük Vatanseverlik Yolculuğu.” II. Dünya Savaşı’nın Sovyet-Alman cephesinin Rusça karşılığı olan “Büyük Vatanseverlik Savaşı”nın bir parodisi gibi.

Filmin prömiyeri, kamuoyunda Prag baharı olarak ta bilinen, Moskova’nın o dönem fazla liberal bulduğu yönetime karşı 1968 yılında Çekoslovakya işgalinin yıldönümü olan 21 Ağustos’ta yapılacak. 

Film, 1968 ile Ukrayna’nın işgali arasında paralellik kurarak başlıyor ve “Rusya tüm Avrupa’ya karşı dezenformasyon savaşı yürütüyor” diyerek üç kahramanı tanıtıyor:

Ebeveynleri katı komünist olan Petra, Ukrayna’daki savaşı “saçmalık” olarak nitelendiriyor.

İvo, internette bulduğu bilgilere “doğru olmasa bile” inandığını, kendisinin bir “komplo teorisyeni” olduğunu itiraf ediyor. 

Nikola ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Batı’nın ideolojik çılgınlığını durdurabilecek dünyadaki tek adam” olduğuna inanıyor.

Üç kahramanın da soyadları açıklanmıyor.

Belgeselleriyle Çekya’da birçok ödül kazanan Kvapil, AFP’ye yaptığı açıklamada, amacının bu üçlüyü değiştirmek değil, “onların gerçeklikle temasını yakalamak” olduğunu söylüyor.

Filmin dışında kalmaya çalıştığını itiraf etse de, Petra’nın savaş bölgesine giderken minibüste Sovyet marşını söylemeye başlaması gibi birçok durumda şaşkınlığa uğradığını söylüyor.

“Filmde görünen her şey, bir şekilde şaşırtıcı olduğu için orada. Kendi şaşkınlığımın enerjisini aktarmaya çalışıyordum,” diyor.

Petra, savaşın başlangıcında aylarca işgal altında kalan ve daha sonra Ukrayna güçleri tarafından geri alınan doğu Ukrayna’daki İzyum kentindeki toplu mezarları ziyaret ederken bir sürprizle karşılaştı.

Ukrayna, Eylül 2022’de İzyum’da 440’tan fazla mezar bulduğunu açıkladı.

Petra, çam ağaçlarının hoş kokusunun ve incecik kumların plajı andıran kokusunun, kasvetli yere pek uygun olmadığını düşünüyordu.

“Burasının neden bu kadar tuhaf hissettirdiğini biliyorum! Çünkü hepsi sahte!” diye haykırdı ve mezarlığı “Ukrayna propagandası ve Rusya’ya karşı nefret beslemek için harika bir malzeme” olarak nitelendirdi.

Kvapil, “Atışı, hayatım boyunca yaşadığım içsel hoşgörü egzersizi olarak gördüm” dedi.

Savaşın pek çok dehşetine tanık olmalarına rağmen, Kvapil’in kahramanları evlerine döndüklerinde ikna olmuş görünmüyorlar.

Ivo, gezi sonrası yaptığı açıklamada, “Hâlâ aynı fikirdeyim” derken, Petra ise “yeniden eğitilmediğini” söylüyor. 

Kvapil belgeselin amacını açıklarken “filmlerin toplumu değiştirebileceğine inanacak kadar saf bir aptal değilim. Ama bunun faydalı olabileceğini düşünüyorum” diyor. 

/AFP/

İlginizi Çekebilir

Evrensel’in İzmir bürosuna silahlı saldırı
Seçimlerde ‘oy hırsızlığı’ Hindistan’da siyaseti sarsıyor

Öne Çıkanlar