CHP Küçükçekmece Gençlik Kolları, devlet koruması altındaki çocukların AKP ilçe binasına götürüldüğü iddiasına tepki gösterdi; bağımsız soruşturma ve görevden uzaklaştırma talep edildi.
AKP Küçükçekmece İlçe Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda “devlet koruması altındaki çocukların ilçe başkanlığına götürüldüğü” iddiasına ilişkin soruşturma başlatılması talep edildi.
CHP Küçükçekmece Gençlik Kolları, “devlet koruması altındaki çocukların AKP’nin ilçe binasına götürüldüğü”ne dair haberler hakkında açıklama yaptı.
Basın açıklamasında, “bir ‘etkinliği’ değil, açık bir hukuksuzluğu ve vicdansızlığı teşhir etmek için” toplanıldığı ifade edildi.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
“10 Mart 2026 tarihinde AKP Küçükçekmece İlçe Başkanlığı tarafından yapılan ve resmi hesaplardan paylaşılan görüntülerde devlet koruması altındaki çocukların AKP Küçükçekmece İlçe Başkanlığı’na götürüldüğü açıkça görülmektedir. Bu bir skandaldır. Bu bir istismardır. Bu, çocukların siyasete alet edilmesidir. Hiç kimse bunu ‘iyi niyet’, ‘sosyal etkinlik’ ya da ‘iftar buluşması’ gibi masum kavramların arkasına saklayamaz.
Devlet koruması altındaki çocukları AKP İlçe Başkanlığı binasına götürme cüretini kim göstermiştir? Bu izni kim vermiştir? AKP Küçükçekmece İlçe Başkanlığı hangi sıfatla bu çocuklarla temas kurmuştur? Amaç gerçekten çocuklar mı, yoksa siyasi propaganda mıdır? Bir siyasi parti, hangi hukuki statüyle bu çocuklar için ‘uygun’ görülmüştür?”
“SİYASİ ÇIKARLAR GÖZETİLMİŞTİR”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı mevzuatına göre çocukların kimlerle görüştürüleceğinin belli, kuralların net olduğu vurgulanan açıklama şöyle devam etti:
“Gerçek şudur; devletin koruması altındaki çocuklar bir siyasi partinin vitrinine konulmuştur. Bu yalnızca etik bir çöküş değil, açık bir hukuk ihlalidir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu açıktır.
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu açıktır. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme açıktır. Çocuğun üstün yararı esastır, siyaset değil. Ama görüyoruz ki burada çocukların üstün yararı değil, siyasi çıkarlar gözetilmiştir.
Bu olay görevini kötüye kullananların ve çocukları koruması gerekirken onları araçsallaştıran bir anlayışın ürünüdür.
Buradan açık ve net bir şekilde ilan ediyoruz: Bu bir ihlaldir. Bu bir skandaldır. Ve bunun hesabı sorulacaktır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na soruyoruz: Neden sessizsiniz? Bu açık ihlale karşı neden harekete geçmediniz? Yoksa bu tabloya göz mü yumulmaktadır? Talebimiz değil, gereklilik olan şudur: Derhal bağımsız bir idari soruşturma başlatılmalıdır. Sorumlu kamu görevlileri görevden uzaklaştırılmalıdır. Bu fiilde sorumluluğu bulunan herkes hakkında adli süreç başlatılmalıdır. Kamuoyuna açık ve net bir açıklama yapılmalıdır. Aksi halde bu sessizlik, suça ortaklıktır.”
/Kaynak: Anka/











