Danimarka’da yıllardır uygulanan “ebeveyn yeterliliği testleri” (FKU) nedeniyle çok sayıda Grönlandlı ailenin bebek ve çocukları sosyal hizmetler tarafından ailelerinden alındı. Hükümet, Mayıs 2025’te Grönlandlı ebeveynler için testleri yasakladı, ancak uygulama Danimarkalı aileler için devam ediyor.
39 yaşındaki Keira Alexandra Kronvold’un kızı Zammi, doğumdan sadece iki saat sonra sosyal hizmetlere verildi. Kronvold, testlerde sorulan “Rahibe Teresa kimdir?” veya “Güneş ışınları Dünya’ya ne kadar sürede ulaşır?” gibi soruların Grönland kültürüne yabancı olduğunu ve testlerin önyargılı olduğunu söylüyor.
Araştırmalar, Danimarka’daki Grönlandlı ebeveynlerin çocuklarının bakım altına alınma olasılığının Danimarkalı ebeveynlere göre 5–7 kat daha yüksek olduğunu gösteriyor. Aktivistler, testlerin kültürel uyumsuzluk ve dil bariyerleri içerdiğini, ebeveynleri dezavantajlı konuma getirdiğini savunuyor.
Hükümet ve reform adımları
Danimarka hükümeti, testlerin Grönlandlılara uygulanmasında hata olup olmadığını inceleyeceğini açıkladı. Bununla birlikte, bazı vakalarda uygulamadaki aksaklıklar ve yasağa rağmen testlerin devam etmesi eleştiriliyor. Reform kapsamında kültürel ve dil uzmanlarından oluşan bir birim kurulması önerildi.
Psikologlar, testlerin ebeveynlik becerilerini ölçmede eksiklikleri olduğunu kabul ediyor, ancak sosyal hizmet görevlileri, testlerin çocuk güvenliğini sağlamada önemli bir araç olduğunu belirtiyor. Eleştirmenler ise sürecin “modern bir sömürgecilik” boyutu taşıdığını ve azınlık toplulukları orantısız şekilde etkilediğini vurguluyor.
Vakalar, Grönland kökenli aileler ile Danimarka devlet sistemi arasındaki tarihsel ve kültürel gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Bazı aileler çocuklarına kavuşabilse de, uygulamadaki tutarsızlıklar toplumsal güveni zedeliyor ve reformların etkinliği yakından izleniyor.
Danimarka’daki ebeveynlik testi krizi, çocuk koruma sistemlerinin kültürel önyargılar barındırabileceğini ve azınlık topluluklar üzerinde orantısız etkiler yaratabileceğini gösteriyor. Hükümetin reform adımları ve incelemeleri, toplumsal güveni yeniden tesis etme çabalarının merkezinde yer alıyor.
/BBC/










