TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Çelenk, gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki göstererek, “dezenformasyon yasası”nın basın özgürlüğünü kısıtladığını söyledi. Arı’ya yöneltilen soruların doğrudan gazetecilik faaliyetleriyle ilgili olduğunu vurguladı.
TBMM Genel Kurulu’nda CHP’nin toplumda ‘dezenformasyon yasası’ olarak bilinen yasayla ilgili verdiği grup önerisi üzerine konuşan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, gazetemizin muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösterdi.
2022’den beri yürürlükte olan dezenformasyon yasasının ‘basın özgürlüğünün ve gazeteciliğin son kırıntılarını da yok etmek üzere tasarlandığını’ ifade eden Çelenk, Tolga Şardan ve Alican Uludağ’ın da İsmail Arı gibi bu yasa gerekçe gösterilerek tutuklandığını hatırlattı.
Konuşmasına haksız yere cezaevinde tutulan gazetecileri selamlayarak başlayan Çelenk, şunları söyledi:
“AKP iktidarlarının çeyrek yüzyıldır medya ve ifade özgürlüğü üzerinde kurduğu ağır baskı ve diktatoryal zor, toplumun gerçekle bağını koparma arzusu olmadan gerçekleşemez. Gerçeğe olan inancın kökten sarsılması, her şeye dedikodu ve komplo aklıyla bakılması gerçek bir felakettir. Ancak siyasi iktidarlar bu felaket ortamından nemalanırlar.”
İsmail Arı’nın gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklandığını belirten Çelenk, şöyle konuştu:
“İsmail Arı gazetecilik faaliyetini sürdürürken karşı karşıya kaldığı tehditler, çete ve mafya tehditleri nedeniyle sekiz aydır polis koruması olan bir isimdir. Polis koruması olan bir gazetecinin yurt dışına çıkabileceği ya da delilleri karartabileceği gibi gülünç bir saikle tutuklanması kabul edilebilir değildir. İsmail Arı’nın aynı zamanda Yunus Emre Vakfı’ndaki naylon fatura olayını gündeme getirdiğini biliyoruz. Çok vahim, etkili isimlerin de geçtiği bu sahtecilik olayının bilinmesi İsmail Arı’nın haberleri sayesinde olmuştur. Nitekim emniyette kendisine bu da sorulmuştur.”
“ÖNERİYİ SAHİPLENİYORUZ”
CHP’nin önerisini sahiplendiklerini aktaran Çelenk, “Kısacası, sansür yasası olarak da anılan dezenformasyon yasasının bu son derece muğlak çerçevesi ve keyfiliği tamamen basın özgürlüğünü zapturapt altına almak üzere tasarlanmıştır. Biz bunu kabul etmiyoruz; bu nedenle bu önergeyi de sahipleniyor ve destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
/Kaynak:Birgün/










