DEM Partili vekillerden “umut hakkı” için Meclis’e başvuru

GündemPolitika

DEM Parti milletvekilleri Nevroz Uysal Aslan, Ömer Faruk Hülakü ve Celal Fırat, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahkûmlar için “umut hakkını” güvence altına alacak bir mekanizma oluşturulması talebiyle TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na başvurdu.

 

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü ve İstanbul Milletvekili Celal Fırat, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na başvurarak ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Abdurrahim Demir’in sağlık durumuna dikkat çekti ve “umut hakkını” güvence altına alacak bir mekanizma kurulmasını talep etti.

Milletvekilleri başvurularında, Demir’in sağlık durumunun kritik bir aşamaya ulaştığını belirterek bunun yaşam hakkı ile insan onuruna uygun muamele yükümlülüğü bakımından ağır ve telafisi güç riskler doğurduğunu ifade etti.

Başvuruda, Demir’in 1995 yılında gözaltına alındığı, gözaltı sürecinde işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığı ve bu sürecin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındığı hatırlatıldı. AİHM’in Abdurrahim Demir/Türkiye davasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesinin hem maddi hem usul yönünden ihlal edildiğine karar verdiği belirtildi.

‘Sağlık durumu kritik’

Milletvekilleri başvuruda Demir’in sağlık durumuna ilişkin detaylara da yer verdi. Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi tarafından 31 Ekim 2023 tarihinde düzenlenen sağlık kurulu raporunda Demir’in engel oranının yüzde 90 olarak belirlendiği ve raporun süresiz olduğu kaydedildi.

Raporda iki kulakta ileri derecede işitme kaybı, yüksek tansiyon, kronik kalp-damar hastalığı, nörojen mesane ve kronik böbrek yetmezliği gibi hastalıkların bulunduğu belirtildi. Ayrıca Demir’in böbrek fonksiyonlarında ciddi azalma olduğu ve kronik böbrek yetmezliğinin 3A evresinde olduğu ifade edildi.

Yerinde inceleme talebi

Başvuruda, Komisyon’dan Abdurrahim Demir’in sağlık durumu, ceza infaz kurumunda tutulma koşulları, sağlık hizmetlerine erişimi ve günlük bakım ihtiyacının nasıl karşılandığına ilişkin ivedilikle yerinde inceleme yapılması istendi.

Milletvekilleri ayrıca Demir’in mevcut sağlık tablosu karşısında cezaevinde tutulmasının yaşam hakkı, sağlık hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı ile insan onuruna uygun muamele bakımından doğurduğu risklerin değerlendirilmesini talep etti.

‘Özel oturum ve alt komisyon kurulsun’

Başvuruda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının özellikle ağır hasta mahpuslar bakımından doğurduğu sonuçların incelenmesi amacıyla Komisyon gündeminde özel bir oturum yapılması ve gerekli görülmesi halinde alt komisyon kurulması da istendi.
Milletvekilleri, “Cezanın infazına hiçbir surette ara verilemez” yaklaşımının ağır hasta mahpuslar bakımından geri döndürülemez yaşam hakkı ihlallerine yol açabileceğine dikkat çekerek, bu hükmün insan hakları standartları açısından incelenmesini ve değiştirilmesine yönelik Komisyon görüşü oluşturulmasını talep etti.

AİHM kararları hatırlatıldı

Başvuruda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Öcalan/Türkiye, Kaytan/Türkiye ve Gurban/Türkiye kararlarına da atıf yapıldı. Bu kararlarda, serbest kalma umudu olmaksızın ömür boyu hapis cezası uygulanmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesi kapsamında ihlal olarak değerlendirildiği hatırlatıldı.

Milletvekilleri, iç hukukta cezanın belli bir aşamadan sonra gözden geçirilmesini sağlayacak bir mekanizma bulunmamasının AİHM tarafından ihlal sayıldığını belirterek, başta 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun olmak üzere ilgili mevzuatta değişiklik yapılmasına dönük somut yasal öneriler geliştirilmesini istedi.

‘Umut hakkını güvence altına alacak mekanizma kurulmalı’

Başvuruda ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri açısından cezanın gözden geçirilmesini sağlayacak ve “umut hakkını” güvence altına alacak bir mekanizma kurulması yönünde Komisyon tarafından açık değerlendirme yapılması talep edildi.

Milletvekilleri ayrıca ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin hasta mahpuslar üzerindeki sonuçlarının Abdulkadir Kuday örneği ile birlikte değerlendirilmesini ve konuya ilişkin kamuoyuna açık bir sonuç ve tavsiye raporu hazırlanmasını istedi.

Başvuruda inceleme sonucunda ulaşılan tüm tespit, değerlendirme ve önerilerin yazılı olarak kendilerine bildirilmesi de talep edildi.

 

/Kaynak: İlke Tv/

İlginizi Çekebilir

Suriye’de HTŞ’nin gözaltına aldığı Alman gazeteciden haber alınamıyor

Öne Çıkanlar