DEM Parti’nin Basın özgürlüğü önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi

GündemMedya

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, şans ve bahis reklam giderlerinin matrahtan düşülmesinin sonlandırılması, bazı kıymetli taşların ÖTV kapsamına alınması, kripto varlıkların vergilendirilmesi, KDV istisnalarının daraltılması ile bedelli askerlik tutarının artırılmasını öngören “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”nin görüşmelerine başlanacak.

Teklif görüşmeleri öncesinde DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, partisi tarafından basın özgürlüğünün önündeki engellerin araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilmiş olan Meclis araştırma önergesi üzerine söz aldı. Çandar, “Düşünce ve ifade özgürlüğü bir demokrasinin temelidir. Eğer bunlar yoksa o ülkede demokrasi de yoktur. Her dört yılda, beş yılda bir seçim de yapsanız fark etmez; düşünce ve ifade özgürlüğü yoksa o ülkede demokrasi yoktur” dedi.

“Gazeteciliğe suçlu muamelesi yapılması Türkiye’de basın özgürlüğünün yok edilmesinden kaynaklanıyor”

“Düşünce ve ifade özgürlüğü ancak basın özgürlüğüyle anlam taşır” diyen Çandar, “Basın özgürlüğü yoksa o ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünün varlığı tartışma konusudur” ifadelerini kullandı. Türkiye’de “Gazetecilik suç değildir” sloganının sıkça tekrarlandığını belirten Çandar, “Bu slogan ikide bir tekrarlanıyorsa bu, Türkiye’de gazetecilere suçlu muamelesi yapılmasından ve bunun giderek yaygınlaşmasından ötürüdür. Gazeteciliğe suçlu muamelesi yapılması Türkiye’de basın özgürlüğünün yok edilmesinden kaynaklanıyor” dedi.

Çandar, “Sınır Tanımayan Gazetecilerin 2025 yılı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye basın özgürlüğü açısından gazetecilik yapmanın tehlikeli kabul edildiği çok vahim ülkeler kategorisindedir ve 180 ülke içinde 159’uncu sıradadır” ifadelerini kullandı. Basın özgürlüğüne ilişkin verileri paylaşan Çandar, “Türkiye Gazeteciler Sendikası tarafından hazırlanan 2024-2025 Yılı Türkiye Basın Özgürlüğü Raporu’na göre, son bir yılda gazeteciler hakkında 313 soruşturma açılmış, 123 gözaltı işlemi uygulanmış ve açılan davaların sayısı 212, 311 gazeteci yargılanmış ve an itibarıyla 15 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu bulunmaktadır” dedi.

“Gazetecilere muamele coğrafyaya göre de değişiyor”

Çandar şöyle devam etti:

“Bayram demeden, önce gözaltına alınan, sonra tutuklanan İsmail Arı cezaevinden yazdı, cezaevinden yazdığı mektubunda diyor ki ‘Ben neden tutuklandım? Hangi haberleri yapmam istenmedi? Haberlerim bayramda tutuklanacak kadar kimleri rahatsız etti? Beni kimler susturmak istedi?’ Ve sonuna da ekliyor ‘Gazetecilik suç değildir’diye…”

Çandar, “Gazetecilere muamele coğrafyaya göre de değişiyor. İşte, 17 Ocakta Cizre’de tutuklanan Nedim Oruç; bakın, şu manzaraya bakın, zırhlı araçlar. Ne o? Bir gazeteciyi gözaltına alıyorsunuz, Cizre’de ama bu. Ve sebep? Örgüt propagandası yapmaktan” dedi. “Eğer Türkiye’nin batısında gazetecilik yapıyorsanız, Dezenformasyon Yasası’nın 217’nci ve 218’inci maddelerine dayanarak tutuklanıyorsunuz. Eğer güneydoğuda gazetecilik yapıyorsanız örgüt propagandası yapmaktan tutuklanıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Çandar, “Hangi örgüt? Mayıs 2025’te lağvedilmiş olan örgüt ama o örgütün propagandasını yapmaktan ocak ayında tutuklanıyorsunuz güneydoğuda gazetecilik yapıyorsanız” dedi.

“Dün bu konuda bir önerge verildi ve her zaman olduğu gibi reddedildi” diyen Çandar, “Ben diyorum ki hadi bir seferlik bir sürpriz yapın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin denetim görevini engellemeyin ve bu önerimizi kabul edin arkadaşlar” ifadelerini kullandı.

DEM Parti’nin önerisi üzerine söz alan AKP Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, “Tutuklu gazeteciler tartışmasına gelince, hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, işlediği fiiller nedeniyle yargılanmaktadır. Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir.” diye konuştu.

“İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez”

Öte yandan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in Türkiye’deki basın özgürlüğünü İsrail ile kıyaslaması tartışmalara neden oldu. Koçyiğit’e tepki gösteren AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, “Sayın Grup Başkan Vekilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ‘Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir” dedi.

Bu tartışma üzerine Meclis Başkanvekili Celal Adan, “Soykırımcı bir canavarın ismi geçince insanların tüyleri diken diken oluyor. Netanyahu ismi çok çirkin bir isim, çok kötü birisi, canavar.” ifadesini kullandı.

DEM Parti’nin önerisi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

/Kaynak: ANKA/

İlginizi Çekebilir

BM Genel Sekreteri Guterres: ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş kontrolden çıktı
Sinan Dedeoğlu: Bölgede Kadın Futbolu’na Bakış

Öne Çıkanlar