MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Süreç Ile Ilgili Yaptığı Değerlendirmede, “Bu Meselede Hiçbir Boşluk, Hiçbir İhmal, Hiçbir Zafiyetin Kabulü Mümkün Değildir. Oyalanmaya Gerek Yoktur” Dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.
Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde:
Değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi bir dönemeçte olduğumuz herkesin malumudur. Eski düzenin kurgulanmış ve inşa etmiş olduğu anlam kodları ortadan kalkmış, lakin yeni egemenlik tohumları ise tasavvur şeklinde bulunduğu için yürürlüğe girmemiştir. Küresel düzenin sarsıldığı bu dönemde kararlarımızı bu gerçeği göz önünde bulundurarak, ortak bir sorumlulukla almak zorundayız. Tarihin çeşitli kırılma ve kopuş anlarında en etkili güvenlik milli birlik ve beraberlik içerisinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Ve bu durum hepimizin ortak ahlaki sorumluluğudur.
Kriz, sorunların ne olduğunu bilmemek değil, çözümlerin ne olduğunu bilmemektir.
Trump ve Netanyahu rıza üretmeyi bir kenara bırakarak zora dayalı hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve telafisi zor bir hata yapmışlardır. İbretlik bir biçimde de bu hatalarına ısrarla devam ettikleri gözlenmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.
Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde:
Değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi bir dönemeçte olduğumuz herkesin malumudur. Eski düzenin kurgulanmış ve inşa etmiş olduğu anlam kodları ortadan kalkmış, lakin yeni egemenlik tohumları ise tasavvur şeklinde bulunduğu için yürürlüğe girmemiştir. Küresel düzenin sarsıldığı bu dönemde kararlarımızı bu gerçeği göz önünde bulundurarak, ortak bir sorumlulukla almak zorundayız. Tarihin çeşitli kırılma ve kopuş anlarında en etkili güvenlik milli birlik ve beraberlik içerisinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Ve bu durum hepimizin ortak ahlaki sorumluluğudur.
Kriz, sorunların ne olduğunu bilmemek değil, çözümlerin ne olduğunu bilmemektir.
Trump ve Netanyahu rıza üretmeyi bir kenara bırakarak zora dayalı hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve telafisi zor bir hata yapmışlardır. İbretlik bir biçimde de bu hatalarına ısrarla devam ettikleri gözlenmektedir.
“SICAK ÇATIŞMALAR HER GEÇEN GÜN DAHA DA DERİNLEŞMEKTE”
* Geçen 20 yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz yeni dünya düzeni bugün bir kaos olarak karşımıza çıkmakta. Bu kaos insanlığı etkilemekte, istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmakta. Bugünkü dünya durumu fetret dönemini andırmakta. Geçmişin çatışmacı günlerine götürmektedir. Sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşmekte. Savaş 39. gününde de karşılıklı saldırılarla devam etmekte. İran’a karşı yapılan saldırılar her geçen gün can kaybını arıtmakta ve altyapı tahribatını giderek büyütmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının dayanıklılığı dünyanın dikkatini üzerine çekmiştir. Başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini boşa çıkarmıştır. Savaş tedarik zincirini etkilemekte.
“CHP SİYASET YERİNE LAF ÜRETMEKTE…”
* Tarihsel hafızaya dayanarak alacağımız kararlar milletimizin geleceğine istikamet verecektir. Böylesi duygu ile dünyayı dikkatli çözümlemek, siyaset yapıyorum diyenlerin ortak sorumluluğu. Her zamankinden daha çok üzerimizde tarihi ve ahlaki sorumluluk vardır.
CHP siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı üretmek yerine basit ve çıkarcı şekilde hareket etmekte. Yanlış adreste doğru kişiyi aramaktalar. Gerçek ile aralarına mesafe koyan bu anlayış köklerle değil yaprakla uğraşmakta. Devletten, milletten ve gerçeklerden kopmuş görüntü vermekteler. Belediye başkanları milletin kendilerine emanet ettikleri makamı istismar ettiklerini görmekteyiz. Asıl olan sorumluluk almaktır ki bizim ortaya koyduğumuz yaklaşım da tam olarak budur.
* İçinden geçtiğimiz zaman diliminde her zamankinden daha çok üzerimizde tarihi ve ahlaki bir sorumluluk vardır. Çünkü bugün biz aldığımız kararlarımızla gelecek nesillerimizin hayatını tayin edeceğiz. Hem dünyada hem bölgede gerçekleşen her türlü hadiseyi düzenli bir şekilde çözümlemek, bunları akıl yoluyla incelemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Lakin böylesi bir gerçeklik durumunda bile bugünkü muhalefetin koçbaşını çeken CHP siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı sunmak yerine basit ve çıkarcı bir tutumla hareket etmektedir. Millet için en değerli şeyin ne olduğunun idrakinden yoksun bulunmakta, çeşitli küresel odaklara sığınmakta, yanlış adreste doğru kişiyi aramaktadırlar.
MHP DEĞERLERE SAVAŞ AÇMAZ”
* Gerçekle arasına mesafe koymuş olan bu anlayış köklerle değil yapraklarla uğraşmakta, gerçeğe sırtını dönüp ömrünü tamamlamış bir söyleme teslim olmaktadır. Düşünceleri aklın mayasıyla yoğurma kabiliyetini kaybeden anlayış, ülke, bölge ve dünya gündemini basit çıkarları doğrultusunda değerlendirmekte, devletten, milletten ve gerçekliklerden kopmuş görüntü vermektedir. Öte yandan son günlerde CHP zihniyetini temsil eden bazı belediye başkanlarının çürümenin had safhasına ulaşmış olmalarını ve milletin kendilerine emanet ettiği makamlarını her açıdan istismar ettiklerini görmekten büyük üzüntü duymaktayız. Milletimizin içinde geçtiği bu tarihi dönemeçte yalnızca teşhis koymak kolaycılıktan ibarettir. Asıl olan çare üretmek ve sorumluluk almaktır.
* MHP, önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben derken slogan değil fikir, hamasete dayalı propagandayı değil sağduyuyu ifade eder. Değerlere savaş açmaz, değerlere dayalı politika üretir. MHP, hadiseleri günübirlik gelişmelerin dar kalıplarında değerlendiren anlayışın ötesindedir. Bizim bakış açımız devletin bekasını esas alan bakıştır. MHP’nin nazarında dünya güç çekişmesinin sertleştiği, dengelerin hızla değiştiği bir mücadele alanıdır. Bu tabloda Türkiye’nin yeri tesadüflere değil, milli iradeye tayin edilmektedir. MHP gelişmeleri yalnızca izleyen siyasi yapı değildir. Gerektiğinde yön veren, uyaran, milli duruşu net şekilde ortaya koyan iradenin adıdır. Türkiye’nin önünü görecek sağlam bir vizyona, güçlü bir kararlılığa her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız. Etrafımızdaki çatışmalar akılla ve tecrübeye dayalı olarak hareket etmemiz gerektiğini göstermektedir.
“ÖLÜM KAPIMIZI ÇALSA DA VEZGEÇMEYİZ“
* Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı, Türk milletinin birliği ve milli değerlerin muhafazası bizim için tartışmaya kapalı bir hakikattir. Bizim kurduğumuz her cümlenin öznesi Türkiye Cumhuriyeti devletidir, nesnesi Türk milletidir, yüklemi devlet ve milletin bekasıdır, kavgamız bunun içindir. Adanmışlığımız bu nedenledir. Asla tereddüt yaşamaz, ölüm kapımızı çalsa da vazgeçmeyiz.
“ENERJİDE BAĞIMSIZLIK TÜRKİYE’NİN KIZILELMA’SIDIR”
* Bugün dünyada yaşanan gelişmelerle küresel enerji sistemi ciddi risk altında ve bu tüm ülkeleri etkileyecek seviyeye ulaştı. Hürmüz’deki gelişmeler küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koydu. Enerji üsleri doğrudan risk altındadır. Bu çok derin bir kırılmadır, enerji güvenliği meselesi. Türkiye’nin rolü yeniden tanımlanmaktadır. Türkiye farklı güzergahları buluşturan, denge kurabilen güç haline gelmiştir. Türkiye bu yeni dönemi doğru okuyan, oyunu yeniden kuran, geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Enerji güçtür, istikrardır, barışın anahtarıdır. Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır. Bu hedef biz zorunluluktur.
SÜREÇ AÇIKLAMASI
Terörsüz Türkiye, doğru zamanda atılan doğru bir adımdır. Vatan ve millet aşkı ile, devlet millet dayanışması ile yürütülen hayırlı bir sürecin sonucu olacaktır. TBMM’nin aldığı inisiyatif millet adına son derece dikkatli yürütülmekte. Bu tabloyu yakından takip ediyoruz. Bu meselede hiçbir boşluğun, hiçbir tavizin kabulü mümkün değildir. Barış taviz değildir, barış devletin milletin onurunu gözeterek sağlanan dengedir. Türkiye Cumhuriyeti köklü kardeşliğin, ortak kaderin en sağlam teminatıdır. Aziz milletimizin kardeşliğini zedelemeye kimsenin gücü yetmeyecektir.











