Diyarbakır’da açıklanan Newroz deklarasyonunda, “Newroz ateşi ulusal birlik iradesiyle ve örgütlü mücadele gücüyle daha da harlanmaktadır. Özgürlüğe sevdalı tüm halkımızı birlik, özgürlük, demokrasi ve eşitlik mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz” denildi.
Newroz Bayramı bu yıl “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” ve “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarlarıyla kutlanacak. En az 53 merkezde yapılacak kutlamalara dair Amed’de deklarasyon açıklanıyor.
Sümerpark’ta yapılan açıklamaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
Açıklanan deklarasyonda öne çıkanlar şöyle:
“Sistemsel kaosun derinleştiği bir dönemde hegemonik güçler Ortadoğu’da yeni dizayn planları yapmakta ve halkımızın inkarına, ülkemizin parçalanmasına dayalı yüz yıllık ulus devletçi statükoyu devam ettirmek istemektedir.
Kürt halkının büyük bedellerle edindiği kazanımlara karşı Rojava Kürdistan’ın da olduğu gibi yeni inkâr politika ve imha planlarını devreye konulmaktadır. Bu politikalara karşı Kürt halkı Rojava ve Kürdistani kazanımları etrafında kenetlenmiş, dostlarıyla dünyanın dört bir yanında sürdürdüğü mücadeleyle direniş geleneğini küreselleştirmiş; tarihsel haklarını savunma iradesini ortaya koymuştur.
Bu mücadelenin kalıcı başarıya ulaşması, kazanımların korunması ulusal birliğin güçlenmesiyle sağlamlaşmakta; ortak siyasal tutum, ortak savunma bilinci ve ortak gelecek perspektifi ulusal birliğin örgütlü ifadesi olarak gelişmektedir. Ulusal birlik güçlendikçe halkın demokratik kazanımları daha güçlü bir zemine yerleşmektedir.
”Newroz ateşi etrafında örgütlenelim”
Bölgesel ve küresel gelişmelerin yoğunlaştığı böylesi bir süreçte 2026 Newrozu’nu ‘Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk’ şiarıyla karşılıyoruz. Newroz, Kürt halkı için zulme karşı tarihsel bir isyan, inkâra karşı varoluş iradesi, baskıya karşı direniş ve köleliğe karşı özgürlük ateşidir. Kimliği yok sayılan, dili yasaklanan ve iradesi gasp edilmek istenen Kürt halkı, kültürel ve toplumsal mirasıyla donandığı Newroz ateşi etrafında örgütlenerek tarihsel hafızasını korumuş, direnişini büyütmüş ve özgürlük yürüyüşünü daim kılmıştır.
”Yasal düzenlemeler yapılmalı”
Abdullah Öcalan ve hareketi, sürecin ilerlemesi için üzerine düşen siyasal adımları yerine getirmiştir. Kürt halkı bu süreçte siyasi iradesinin arkasında durarak demokratik dönüşümün gelişmesine destek vermiştir. Bu süreçte devlet tarafından Meclis bünyesinde Komisyonun kurulması önemli olmakla birlikte; açıklanan nihai rapor Kürt halkı, ezilenlerin ve demokratik kamuoyunun beklentileri ve çözümün asgari şartlarını karşılamaktan uzak bir içerikte olmuştur.
Kürt sorununun isminin dahi konulmamış olması sorunların çözüm mercii olan Meclis ve siyasetin, Kürt sorunun çözümü için gerekli cesareti gösterememesi ve sorumluluk almaktan kaçınması talihsiz olmuştur…”
/Kaynak: Mezopotamya Ajansı/











