Erdoğan: Savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır

GündemPolitika

🔴Erdoğan, devam eden ABD – İsrail- İran savaşına ilişkin, “Bu savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür.” ifadesini kullandı.

AKP’li Cumhurbaşkanı  Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, ”yarın milletin ortak değerlerinin, ortak geçmiş ve gelecek tasavvurunun en veciz nişanesi, milli mutabakat metni olarak gördükleri İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünü idrak edeceklerini” söyledi.

Erdoğan, İstiklal Marşı’nın vatanın umumi manzarası açısından nasıl bir ahvalde yazıldığını, devrin maarif vekili Hamdullah Suphi Bey’in, “‘O günlerde cepheler arka arkaya çökmekteydi. Eskişehir’in sükutu hatta Ankara’nın istilası gün meselesiydi. Hükümetin Sivas’a kadar çekilme hesabı vardı. Ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derecede sarsılmıştı’.” ifadeleriyle anlattığını anımsattı.

“Bu topraklarda, ezelden ebeden hür yaşamış milletimizi esir etmeyi amaçlayan emperyalist kuşatmaya karşı verilen Milli Mücadele, kahraman ordumuza ithaf edilen İstiklal Marşı’mızın kabulüyle kelimelerden mürekkep bir sancağa kavuşmuştur” ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstiklal Harbi’mizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal, Meclis Başkanı sıfatıyla gözyaşlarının sel olup aktığı o tarihi günlerde bu hakikati şöyle dile getirmiştir: ‘Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı’nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beğendiğim yeri şu mısralardır. Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet. Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal. Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. Bu demektir ki, efendiler Türk’ün hürriyetine dokunulamaz’.”

“Millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız”

 Erdoğan, sadece yazıldığı günler bakımından değil muhteviyatı bakımında da İstiklal Marşı’nın, son devletin kurucu belgesi ve yapı taşı olduğunu dile getirdi.

İstiklal Marşı’nın aynı zamanda milletin bağımsızlık beyannamesi ve hürriyet iradesinin manifestosu olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bunun için İstiklal Marşı’mız, peygamber efendimizin çetin ve çileli hicret günlerinde yol arkadaşı Hazreti Ebubekir’e seslenişinden ilhamla ‘Korkma’ diye başlar. ‘Korkma. Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak. Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak. O benimdir o benim milletimindir ancak’. Evet, millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik bir şekilde hür yaşadıysak inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız. Kendisi muazzam bir şair olmasının yanı sıra hayatı daha muhteşem bir şiir olan Mehmet Akif, İstiklal Marşı ile ilgili şunları ifade etmişti: ‘O şiir bir daha yazılmaz, onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın’. Ben de bugün Cenabıallah bu ülkeye ve bu aziz millete bir kere daha İstiklal Marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diyorum.

Burada özellikle, önceki hafta yaşanan süfli ve seviyesiz tartışmalar babında yayımladıkları rezil bildirilerle devletimizin kurucu kodlarına ve milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşı’mızı bir kez daha okumalarını, anlayana kadar tekrar tekrar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Bilhassa şu mısralar, Türk milletinin asli kimliğinin ne olduğunu, Türkiye’yi hangi iradenin kurduğunu, bu devletin hangi esaslar üzerine bina edildiğini anlamalarına çok yardımcı olacaktır. ‘Ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli, değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli’.”

“Kim hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz.Kim ne derse desin, hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hiçbir dahili ve harici bedhahın bu hasletlere zarar vermesine, irademizi kırmasına, bu milleti sahte ve sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz.

86 milyon hep birlikte birbirimizin hukukuna ve Türkiye Cumhuriyetinin hukukuna canımız pahasına sahip çıkacağız.”

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin şunları kaydetti:

“Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz.

Bu savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür.

Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz.

İçinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuşuyoruz. Türkiye’yi etrafını saran ateşten korumak için temkinli hareket ediyoruz.

Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da ‘bu Şii’dir, bu Sünni’dir, bu Türk’tür, bu Kürt’tür’ diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz.

Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bizim ‘Sünnilik, Şiilik’ gibi bir dinimiz yok. Bizim tek dinimiz var, o da İslam.”

“Biz, bölgemizin her karışında ve köşesinde sulhu sükunun hakim olmasından yanayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Siyonist katliam şebekesinin, ‘elin taşıyla elin kuşunu vurma’ oyununa kesinlikle gelmemeliyiz.

Başta mezhep kavgası olmak üzere bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri alıyoruz.

Bu millet namahremine uzanacak eli geçmişte olduğu gibi bugün de yarın da çelik gibi iradesi ve cesaretiyle kıracak güçte, azimde, kudret ve kuvvettedir.

Türkiye edilgen konumdan çıkmış, bölgesinde denklem, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye’ye el uzatanın eli yanar, dil uzatanın dili yanar.

Biz macera peşinde değiliz, gerilim peşinde asla değiliz. Biz, bölgemizin her karışında ve köşesinde sulhu sükunun hakim olmasından yanayız.

im olursa olsun hiçbir ülkenin egemenliğinde gözümüz yok ama topraklarımıza göz diken ve macera arayan olursa ona da ‘hodri meydan’ demekten çekinmeyiz.”

Emeklilerin bayram ikramiyeleri ödemeleri

 Erdoğan “Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini bayram öncesi hesaplara yatıyoruz. Bu ayki emekli maaş ödemelerini öne çekerek 14 Mart’tan itibaren ödemeye başlıyoruz” diye konuştu.

 

/Ajans/

İlginizi Çekebilir

İran’dan Komela kampına saldırı: Bir Peşmerge hayatını kaybetti
Von der Leyen: Avrupa’nın enerji ithalatı 10 günde 3 milyar euro arttı

Öne Çıkanlar