🔴 Malatya’da sürec ilişkin konuşan Erdoğan, “Bu sefer çok ama çok idmanlıyız. Her türlü karanlık senaryoya karşı hazırlıklıyız. Allah’ın izniyle kurulmaya çalışılan tuzağa düşmeyeceğiz. Kadim devlet aklı ve siyasi tecrübeyle ilmek ilmek dokuduğumuz süreci ihtiraslara, yanlış hesaplara ve emperyalist oyunlara kurban etmeyeceğiz. Kardeşliğimiz güçlenecek, muhabbetimiz artacak. Türkiye’nin ve bölgemizin önünde yeni kapılar açılacak” dedi…
Türkiye’nin AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin arkasındaki alanda düzenlenen “300 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni”ne katıldı.
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şunlar:
*Malatya hem Türkiye’nin hem de bölgesinin en gözde merkezlerinden biridir. Malatya’nın bizdeki ise yeri çok çok müstesnadır. Aşık maşukuna kavuşunca nasıl mutlu oluyorsa biz de buraya her gelişimizde adeta vuslata eriyoruz. Ülkemize önemli katkılar yapan bu şehirle gurur duyuyoruz. Bugüne kadar şartlar ne olursa olsun Malatya’yı asla ihmal etmedik. Malatyalı kardeşlerimizin bize olan teveccühünü boşa çıkarmadık. Eşi benzeri bulunmaz Malatya’ya ve Malatya halkına aşkla hizmet ettik. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı coşkuyla, aynı sevda ile sizler için çalışmaya devam edeceğiz.
“Kısa sürede enkazları kaldırdık, yaraları sardık”
6 Şubat’ın acısı, sızısı, sancısı bizim derdimiz oldu. Bu derdi yüreğimizin en derininde hem de tüm ağırlığıyla hissettik. Ama bu dert aynı zamanda bize dayanışmayı, bir ve beraber olmayı, yeniden başlamayı öğretti. Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır diyerek hemen kolları sıvadık. Milletimizle el ele vererek bu yaraları saracağız, şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracağız dedik. Devletimizin tüm kurumları canını dişine takarak 7 gün 24 saat çalıştı. Kaybettiğimiz vatandaşlarımızı geri getiremesek de kısa sürede enkazları kaldırdık, yaraları sardık, umutları sıfırdan yeşertmeyi başardık.
“Her 3 hak sahibi vatandaşımızdan 2’sini yeni yuvasına kavuşturmuş oluyoruz”
Meydanda sizlere verdiğimiz sözleri tutmanın samimi gayreti içindeyiz. Biliyorsunuz, ocak ayında 201 bin, haziranda 250 bininci konutumuzu depremzedelerimize tahsis etmiştik. Deprem bölgemizdeki 5 ilimizde Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Osmaniye ve Adana’da anahtarların çok önemli bir kısmı hak sahiplerine teslim edildi. Malatya, Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Şanlıurfa ve Elazığ’da çalışmalarımız son sürat devam ediyor. Bugün Malatya’da 300 bininci konutun anahtarını teslim ediyoruz. ‘Hükümet bu enkazın altında acaba ne zaman kalacak’ umuduyla tam 2,5 yıldır bekleyen deprem turistlerini işte bir kez daha hüsrana uğratıyoruz.
“Yılbaşına kadar 453 bin bağımsız bölümü tamamlamak niyetindeyiz”
Sadece Malatya’da değil, diğer illerimizde de çalışmalar devam ediyor. Hatayımızda 16 bin 993 konut ve köy evi ile bin 355 işyerini, Kahramanmaraşımızda 5 bin 749 konut ve köy eviyle 662 işyerini, Adıyamanımızda 1430 konut ve köy eviyle 44 işyerini, Diyarbakırımızda 5 bin 713 konut ve köy evini, Adanamızda 4 bin 60 konut ve köy evini, Gaziantepimizde 2 bin 449 konut ve köy evini, Şanlıurfamızda 2 bin 676 konut ve köy evini, Elazığımızda bin 709 konut ve köy evini, Osmaniye’de 713 konut ve köy evini tek seferde teslim ediyoruz. Böylelikle 300 bin sınırımızı aşarak bugüne kadar 13 ilimizde 295 bin 929 konut ve 8 bin 907 işyeri olmak üzere 304 bin 836 bağımsız bölümü hak sahibi vatandaşımıza veriyoruz. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyoruz. İnşallah yılbaşına kadar deprem bölgemizde 453 bin bağımsız bölümü tamamlamak niyetindeyiz.
“Türkiye’nin ve bölgemizin önünde yeni kapılar açılacak”
Bir başka taraftan Cumhur İttifakı’nın terörsüz Türkiye sürecine yönelik samimiyetini sorgulayarak akıllarınca fitne çıkarmayı deniyorlar. Eş zamanlı olarak, örgütün Suriye’deki uzantılarını kışkırtarak arzı mevut peşindeki siyonistlerin bölgemizdeki emellerine destek veriyorlar. Yani, ellerinin altındaki bütün aparatlarını harekete geçirmiş durumdalar. Yalan, provokasyon, iftira ve dezenformasyon, ne ararsan hepsi bunlarda var. Hedefleri belli; o da ilerleyen o süreci yavaşlatmak. Ama bilmedikleri bir şey var. Biz bu sefer çok ama çok idmanlıyız. Her türlü karanlık senaryoya karşı hazırlıklıyız. Allah’ın izniyle kurulmaya çalışılan tuzağa düşmeyeceğiz. Kadim devlet aklı ve siyasi tecrübeyle ilmek ilmek dokuduğumuz süreci ihtiraslara, yanlış hesaplara ve emperyalist oyunlara kurban etmeyeceğiz. Yetti, savaş ve terör baronları inşallah hedeflerine ulaşamayacak. Evlatlarımızın hayatı üzerinde yükselen terör duvarını yıkarak iç cephemizi tahkim mücadelemiz aynı kararlılıkla devam edecek. Kardeşliğimiz güçlenecek, muhabbetimiz artacak, dayanışmamız inşallah perçinlenecek. Türkiye’nin ve bölgemizin önünde yeni kapılar açılacak.
“Ülkemizin başını yere eğdiren utanç kaynağı oldular”
Ana muhalefetin içler acısı halini inanıyorum ki sizler de görüyorsunuz. Ne hizmet ne yatırım ne ülkenin kanayan yaralarına derman olmak… Bunların hiçbiri beyefendilerin gündeminde yer almıyor. Dünyada ve bölgemizde ne olup bittiğinden zaten habersizler. Ara sıra yolları Avrupa’ya düşüyor orada da tek yaptıkları Türkiye’yi Batılılara ve yabancı medyaya şikayet etmek. İç tartışmaları bırakıp, yurt dışına gittiklerinde Türkiye partisi olacaklardı. Fakat neticede ülkemizin başını yere eğdiren utanç kaynağı oldular. Halkın parasını talan eden bir avuç belediye hortumcusunu aklamak için hem kendilerini küçük düşürüyorlar hem de Türk siyasetinin itibarına zarar veriyorlar. Uzaktan kumanda ile idare edilen genel başkanın ağzından çıkanı artık kulağı duymuyor. Türk siyasetine ve bulunduğu konuma asla yakışmayan seviye yoksunu bir üslupla önüne gelene hakaret ediyor. İş öyle bir hal aldı ki, bu şahıs konuşmaya başlayınca aileler çocukları olumsuz etkilenmesin diye hemen kanal değiştiriyor.
“Milletten sandıkta öyle şamar yedi ki, 2,5 yıldır halen kendine gelemedi”
En son Sinop’taki balıkları diline doladı ama baltayı yine taşa vurdu. İzmir’de kıyıya vuran ölü balıkları görmeyip de Sinop’taki balıklar için endişelenmesini kendi seçmeni dahil kimse inandırıcı bulmadı. Bunların derdi balıklar ve turistler elbette değil. Bunların sorunu Türkiye’nin atılımlarıyla, Türkiye’nin başarılarıyla genel başkan değişse dahi CHP’nin savunma sanayi hamlelerine karşı düşmanca tavırlarında hiçbir değişim olmuyor. Hatırlayın, bunun bay Kemal adındaki selefi de böyleydi. O da yalan ve iftiralarla aylarca tank palet fabrikamızı hedef almıştı. Sonra bize yüklü miktarda tazminat ödemek zorunda kaldı. Şimdi ne sesi çıkıyor ne de ortalıkta görünüyor. Milletten sandıkta öyle şamar yedi ki, 2,5 yıldır halen kendine gelemedi. Tabii en büyük tokadı kendisini coşkuyla alkışlayanlardan aldı. Al birini vur ötekine. Biz bunların ikisini de muhatap almıyor, CHP içindeki Bizans oyunlarıyla kendilerini baş başa bırakıyoruz. Onlar birbirlerini hançerlemeye devam etsinler. Biz işte burada olduğu gibi Malatya’ya ve tüm Türkiye’ye hizmet için koşturmaya devam ediyoruz.”
/anka/









