Bir yanda Katmandu’nun sisli caddelerinde, diğer yanda Rabat’ın sıcak bulvarlarında aynı fotoğraf çekiliyor: genç yüzler, karton dövizler, polis barikatları ve “korkmuyoruz” sözü. Nepal’den Fas’a yayılan bu gençlik dalgası, yalnızca iki ülkenin değil, küresel sistemin de adaletsizliklerine karşı bir uyarı gibi. Siyasetten bağımsız, yalın bir haykırış yükseliyor: “Hayat hakkı istiyoruz.
Katmandu’nun dar sokaklarında yüzlerce öğrenci ellerinde pankartlarla yürürken, birkaç bin kilometre ötede Rabat’ın geniş bulvarlarında başka bir kuşak aynı sloganı haykırıyor: “Biz anne babamız gibi korkmuyoruz.” Nepal’de üniversite önlerinde başlayan hareketin üzerinden aylar geçmeden, Fas’ta da Z kuşağı sokağa indi. İki ülkede de gençler devletin lüks projelere milyarlar harcarken sağlık ve eğitim sistemlerini çürümeye terk etmesine karşı ayağa kalktı.
Nepal’de eylemler, Katmandu’daki üniversite kapılarında atılan küçük sloganlarla başlamıştı. Önce kantinlerde örgütlenen öğrenciler, kısa süre içinde sosyal medya gruplarını karargâha dönüştürdü. WhatsApp’tan atılan mesajlarla bir sabah kentin merkezine çağrılan gençler, polis barikatlarıyla karşılaştı. Göz yaşartıcı gaz bulutları arasında bir kız öğrenci bağırıyordu: “Biz eğitim hakkımız için buradayız!” Plastik mermiler ve coplarla dağıtılan kalabalık, ertesi gün daha kalabalık döndü. Nepal basını, bu ısrarı “geleceklerini çalan sisteme karşı bir kuşak kırılması” olarak tanımladı.
Şimdi benzer sahneler Fas’ta yaşanıyor. Rabat’ın merkezindeki Muhammed V Meydanı’nda ellerinde karton dövizler taşıyan lise ve üniversite öğrencileri toplandı. Bir gencin sesi yükseldi: “Hastanelerde oksijen tüpü yok ama hükümet milyonlarca doları stadyumlara yatırıyor.” Kitle hep bir ağızdan tekrar etti. O an, meydanın dört bir yanından güvenlik güçleri yaklaştı. Coplar havaya kalktı, gençler ara sokaklara dağıldı. Yere düşen bir öğrenci kalkarken bağırıyordu: “Biz anne babamız değiliz, korkmuyoruz.” (AP)
Fas’ta protestoların örgütlenme biçimi de dikkat çekici. Discord kanalları, Zoom toplantıları, TikTok videoları… Hepsi gençlerin sesi olmuş durumda. “Gen Z 212” adıyla anılan grubun sanal toplantılarında yüzlerce genç aynı anda söz alıyor. Reuters Arapça’ya konuşan bir öğrenci şöyle diyor: “Partiler bize yaklaşmak istedi ama kabul etmedik. Bizim meselemiz koltuk değil, hayatta kalmak.” (Reuters Ar)
Talepler açık ve gündelik: Hastanelerde ilaç ve doktor, okullarda öğretmen ve kitap, mezunlara iş, sokakta adalet. Nepal’de öğrenciler “Üniversitelerimiz yolsuzluk bataklığına dönüştü” diyerek derslikleri terk etmişti. Fas’ta gençler aynı şekilde “Sağlık ve eğitim istiyoruz, bu suç mu?” diye soruyor (Al Jazeera Ar).
Devletlerin yanıtı ise benzer: bastırma. Katmandu’da polis günlerce plastik mermilerle saldırdı. Rabat’ta gösteriler daha başlamadan dağıtıldı, onlarca genç gözaltına alındı. Bir kısmı kısa sürede serbest bırakıldı ama gözdağı verilmek istendi. Buna rağmen hem Nepal’de hem Fas’ta kalabalıklar yeniden buluşmayı sürdürüyor.
Fas’ta 2011’deki 20 Şubat Hareketi’nin bastırılmasını, Rif’teki “Hirak” protestolarının liderlerinin uzun hapis cezalarını bilen bu kuşak, geçmişin belleğini de taşıyor. Ama dillerinde farklı bir cümle var: “Biz anne babamız gibi değiliz.” (Raialyoum)
Bir yanda Katmandu’nun sisli caddelerinde, diğer yanda Rabat’ın sıcak bulvarlarında aynı fotoğraf çekiliyor: genç yüzler, karton dövizler, polis barikatları ve “korkmuyoruz” sözü. Nepal’den Fas’a yayılan bu gençlik dalgası, yalnızca iki ülkenin değil, küresel sistemin de adaletsizliklerine karşı bir uyarı gibi. Siyasetten bağımsız, yalın bir haykırış yükseliyor: “Hayat hakkı istiyoruz.”
Editör: A. Haluk Ünal – Derleyen: ChatGPT











