Gazeteci Çiviroğlu: İran’daki gelişmeler Ortadoğu’nun dengelerini değiştirebilir

GündemSöyleşi

Çiviroğlu, “Rojhilat’taki Kürt güçlerinin yakın zamanda kendi şehirlerini kurtarmak için kapsamlı bir harekâta başlayacaklarını düşünüyorum. ABD ve İsrail bölgedeki belirleyici güçler. Bu nedenle Kürtlerin oynayabileceği rol uluslararası dengelerde önemli olabilir. Doğru bir siyasi stratejiyle yeni siyasi alanlar ortaya çıkabilir.” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ: ABD’de yaşayan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, Amerika ve İsrail ile İran arasında devam eden gerilimin Ortadoğu’daki güç dengelerini etkileyebileceğini belirterek süreci değerlendirdi.

Çiviroğlu, Trump yönetiminin İran rejimine yönelik tutumunun uzun süredir net olduğunu ifade ederek, Washington’da İran konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu söyledi: “Trump, İran rejiminin gitmesi konusunda kararlı görünüyor. İsrail de uzun süredir aynı görüşte. Saldırıların yedinci gününde füze atışlarının hız kesmeden sürdüğünü görüyoruz. Washington yönetimi operasyonların başarıyla sonuçlanacağını ve her ihtimale karşı hazırlıklı olduklarını söylüyor.”

Çiviroğlu’na göre geçmişte Rojava konusunda görüş ayrılıkları yaşansa da İran meselesinde Washington’da dikkat çeken bir görüş birliği oluşmuş durumda.

“İran uzun süredir ABD’nin ulusal çıkarları açısından en önemli tehditlerden biri olarak görülüyor. Bu nedenle Washington’da İran konusunda oldukça belirgin bir ortak tutum var.” diyen gazeteci Çiviroğlu, diplomatik açıklamaların da bu tabloyu desteklediğini, son açıklamalarında Trump’ın İran rejimini sert sözlerle eleştirdiğini hatırlattı ve şunları söyledi:

”Nitekim Trump, son dönemde İran’dan “kayıtsız şartsız teslimiyet” talep ederek savaşın ardından İran’ın yeni liderinin kim olacağı konusunda söz sahibi olmak istediğini açıkça dile getirdi. Rejim değişikliğini doğrudan hedef alan Trump, İran halkına seslenerek rejimi devirmeleri çağrısında bulunuyor. Bu tablo, ABD ve İsrail’in operasyonları sonuçlandırmadan geri adım atmasının zor olduğunu gösteriyor. Ancak İran’ın da kolay bir aktör olmadığını unutmamak gerekiyor.”

Çiviroğlu, İran’ın saldırıları artırmasının stratejik bir hamle olarak değerlendirildiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“İran’ın bölgeye yönelik saldırıları artırması, savaşı yayarak üzerindeki baskıyı azaltma ve diplomatik kanalları devreye sokma çabası olarak görülüyor. Buna rağmen Washington’un geri adım atmaya niyetli olmadığı anlaşılıyor.”

ABD’nin askeri seçenekleri de masada tuttuğunu ifade eden Çiviroğlu, kara operasyonu ihtimalinin de konuşulduğunu söyledi.

“Amerikan özel güçlerinin sahaya inebileceği ve kara harekâtının gündeme gelebileceği iddiaları da konuşuluyor. Hava ve deniz saldırılarına ek olarak kara ayağının oluşturulması ihtimali sürecin daha da derinleşebileceğine işaret ediyor.”

Krizin merkezinde ise İran’ın nükleer programının bulunduğunu belirten Çiviroğlu, tarafların bu konuda geri adım atmaya yanaşmadığını ifade etti. “İran nükleer programını rejimin stratejik bir doktrini olarak görüyor ve geri adım atmıyor. ABD de bu konuda taviz vermeye sıcak bakmıyor. Bu nedenle sürecin rejimin zayıflatılması ya da değişimi yönünde ilerleyebileceği yorumları yapılıyor.”

Kürtlerin Pozisyonu, Trump’ın Çağrıları ve Olası Ayaklanma Senaryoları

Çiviroğlu, İran’daki gelişmelerin yalnızca ülkeyi değil, bölgedeki birçok aktörü etkileyebileceğini belirtti.

“İran’daki gelişmeler yalnızca bu ülkeyi değil; Irak, Lübnan, Yemen, Suriye ve Türkiye’yi de doğrudan etkileyebilir.” İran nüfusunun yaklaşık yüzde 10 ile 20’sini oluşturan Kürtlerin bu süreçte kilit bir aktör olabileceğini ifade eden Çiviroğlu, rejimin baskılarına dair çarpıcı veriler paylaştı:

“Kürtler 47 yıldır rejimin en sert uygulamalarıyla karşı karşıya kalıyor. Nüfusun küçük bir kısmını oluşturmalarına rağmen İran hapishanelerindeki mahkumların yüzde 47’si ve idam edilenlerin yüzde 15’i Kürtlerden oluşuyor. Bu rejimden en ağır darbeyi onlar aldı. Bu noktada Trump yönetiminin ve ABD istihbaratının doğrudan Kürtlere yönelik hamleleri sürece yeni bir boyut kazandırıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Iraklı Kürt liderlerle doğrudan telefon görüşmeleri gerçekleştirerek Kürtlerden ABD ve İsrail’in yanında net bir taraf seçmelerini istedi.”

CNN ekranlarında CIA’in İran’da bir ayaklanma başlatmak üzere Kürt güçlerini silahlandırma planlarına değinen Çiviroğlu, bu durumun taşıdığı devasa risklere ve fırsatlara dikkat çekti: “Eğer bu girişim başarısız olur ve İslam Cumhuriyeti rejimi ayakta kalırsa, Kürtleri bekleyen sonuçlar felaket boyutunda olacaktır. Ancak Kürtler on yıllardır temel hakları ve hayatta kalmak için mücadele ediyor. Onlar için seçenekler her zaman ‘kötü’ ile ‘en kötü’ arasındadır. Bu yüzden mevcut durumu, belki de bir daha asla ellerine geçmeyecek altın bir fırsat olarak görüyorlar.”

İranlı Kürt partilerin iki hafta önce bir ittifak kurduğunu ve halkın içeriden gelecek bir işareti beklediğini belirten Çiviroğlu, oluşan bu birliğin hem Kürt halkı hem de rejim için çok net bir mesaj olduğunu söyledi.

“Şu anda Kürtler açısından ‘bekleyip görmek’ yaklaşımı öne çıkıyor. Ancak aynı zamanda önemli bir siyasi olgunluk da görülüyor. Farklı Kürt partilerinin ortak bir platformda buluşması dikkat çekici. Kürtler açısından ortaya çıkan tablo başka devletlerin bir aracı olmak değil; yıllardır sürdürdükleri rejim karşıtı mücadelenin devamı olarak görülüyor.”

Bölgedeki diğer dinamiklere de değinen Çiviroğlu, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) İran ile olan ilişkilerindeki hassas dengeye dikkat çekti: “IKBY çok hassas bir konumda. İran hala bölgesel bir güç ve IKBY kendini korumak için tarafsız kalmaya, bir taraf olmamaya çalışıyor. İran Dışişleri Bakanı ile yapılan diplomatik görüşmeleri bu bağlamda okumak gerek. Ancak diğer yandan, İran ile Irak arasındaki dağlık sınır bölgesi tamamen kontrol edilemez durumda. Peşmerge güçleri yıllardır bu dağları kullanıyor. Dolayısıyla IKBY istese bile bu geçişleri ve gerilla hareketliliğini durdurabilecek fiziksel bir kapasiteye sahip değil.”

Gazeteci Çiviroğlu’na göre İran’daki gelişmeler, özellikle Rojhilatlı Kürtler açısından tarihsel bir eşik niteliği taşıyor. Çiviroğlu, sahadaki bu tarihsel eşiğin yakın zamanda somut bir eyleme dönüşeceğini belirterek şu iddialı öngörüde bulundu:

“Rojhilat’taki Kürt güçlerinin yakın zamanda kendi şehirlerini kurtarmak için kapsamlı bir harekâta başlayacaklarını düşünüyorum. ABD ve İsrail bölgedeki belirleyici güçler. Bu nedenle Kürtlerin oynayabileceği rol uluslararası dengelerde önemli olabilir. Doğru bir siyasi stratejiyle yeni siyasi alanlar ortaya çıkabilir.”

İlginizi Çekebilir

Erbil’de 4 kamikaze İHA düşürüldü
Veysi Dağ: Sürecin temel hedefi Kürtlerin İran’da bir statü elde etmesi olmalıdır

Öne Çıkanlar