Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, 13 Ekim’de Beytepe Yerleşkesi’nde yapılan yemekhane protestoları gerekçesiyle gazeteci Nisanur Yıldırım hakkında disiplin soruşturması başlattı. Ancak dosyanın en çarpıcı yanı şu: Yıldırım o gün kampüste değildi, eylemi takip etmedi ve konuya dair haber de yapmadı.
Dört yıl önce Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Yıldırım’ın üniversiteyle aktif bir öğrencilik bağı bulunmuyor. Yüksek lisans tezini teslim etmediği için mezuniyet işlemleri tamamlanmamış olsa da, üniversiteyle fiili bir ilişkisinin olmadığı belirtiliyor. Buna rağmen Yıldırım, “şüpheli” sıfatıyla savunmaya çağrıldı.
Nefes’ten Dilan Kutlu’nun haberine göre Yıldırım, hakkında açılan soruşturmayı bir öğretim üyesinin gönderdiği e-postayla öğrendi. Yazıda, savunmasını 22 Aralık Pazartesi günü vermesi istendi; savunma yapılmaması halinde “mevcut delillerle işlem yapılacağı” uyarısı yer aldı.
Soruşturma gerekçesinde ise 13 Ekim’de Beytepe Yerleşkesi’nde “izinsiz basın açıklaması yapıldığı, yolun trafiğe kapatıldığı, sosyal medya üzerinden eylem çağrısı yapıldığı ve pankartlar açıldığı” iddiaları sıralandı.
Gazeteci örgütleri ve hukukçular, üniversitenin yetki sınırlarını aşarak gazetecilik faaliyetini ve ifade özgürlüğünü hedef aldığını, ortada fiili bir bağ ve somut delil olmamasına rağmen açılan bu soruşturmanın caydırıcı ve politik bir gözdağı niteliği taşıdığını vurguluyor. Bu dosya, üniversitelerdeki idari baskı ve keyfi soruşturma tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.











