Hindistan Dışişleri Bakanlığının resmi araştırma platformunda yayımlanan Stuti Gogoi imzalı analiz, Irak ve Suriye’nin Ağustos 2025’te Kerkük–Banyas boru hattını yeniden faaliyete geçirme konusunda vardığı anlaşmayı ele aldı.
Makalede, 22 yıldır kullanılmayan hattın hem iki ülke ekonomisi hem de Batı Asya jeopolitiği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Analizde, Irak Başbakanı Şiya Es-Sudani ile Suriye geçiş hükümeti Enerji Bakanı ve eski Başbakan Muhammed El-Beşir’in Bağdat’ta yapılan görüşmede hattın yeniden açılması için prensip anlaşmasına vardığı ifade ediliyor.
1952’de inşa edilen hat, İran-Irak Savaşı, 2000’li yıllardaki yaptırımlar ve 2003 işgali nedeniyle uzun süre çalışmadı. Makaleye göre Kerkük–Banyas hattı, Irak’ın petrol ihracatında Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığını azaltacak bir seçenek oluşturuyor. Türkiye-Irak Petrol Analşması’nın 2026’da sona erecek olması Irak için yeni bir çıkış kapısına duyulan ihtiyacı daha da artırmış durumda.
Kürt bölgesinde dengeleri etkileyecek
Analizde öne çıkan başlıklardan biri, Kerkük üzerindeki Kürt–Bağdat geriliminin hat nedeniyle yeniden alevlenebileceği. Kerkük’ün uzun süredir Irak merkezi hükümeti ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasında tartışmalı bir bölge olduğu hatırlatılıyor. 2017’de Irak ordusunun kontrolü ele almasından bu yana Kerkük’ün güvenliği Bağdat tarafından sağlansa da kent siyasi olarak Kürtler tarafından yönetiliyor.
Gogoi’nin değerlendirmesine göre Kerkük–Ceyhan hattı, KBY için hayati bir gelir kapısıydı. Kerkük–Banyas hattının devreye girmesi ise petrol akışının denetimini Bağdat’ın eline verebilir. Bu durum KBY’nin ekonomik etkisini azaltacağı için Erbil yönetiminin direncine yol açabilir. Analiz, hattın yeniden açılmasının sadece Irak Kürtlerini değil, Suriye Kürtlerini de dolaylı biçimde etkileyebileceğini vurguluyor.
Hattın güzergâhı Kuzey ve Doğu Suriye’den geçmese de Irak Kürtleriyle yaşanacak gerilimin YPG’nin Türkiye, Bağdat ve Şam ile ilişkilerini sarsabileceği belirtiliyor. Ayrıca İran’ın Irak’ın kuzeyindeki Haşdi Şabi bağlantılı gruplara, özellikle Kataib Hizbullah’a verdiği destek nedeniyle bu yapıların hattı hedef alma ihtimalinin bulunduğu ifade ediliyor.
Suriye’nin jeopolitik konumu güçleniyor
Analizde Suriye açısından hattın açılmasının hem ucuz petrol erişimi hem de önemli bir transit geliri anlamına geldiği belirtiliyor. İç savaş sırasında tahrip olan enerji altyapısı, İran desteğinin azalması ve ekonomik darboğaz, Suriye’yi yeniden kaynak arayışına yöneltmiş durumda. Şara hükümetinin Banyas rafinerisini 2026’da geniş kapsamlı modernizasyona sokma kararı da bu çabanın parçası.
Suriye’nin transit güzergâh olarak öne çıkmasının, ülkenin Akdeniz enerji ağındaki önemini artıracağı; Avrupa’nın Irak petrolüne daha düşük maliyetle erişebileceği ifade ediliyor. Yunanistan, İtalya, İspanya ve Avusturya gibi ülkelerin Irak petrolünün Avrupa’daki ana alıcıları olması bu hattın stratejik değerini yükseltiyor.
Çok sayıda engel var
Analiz, projenin önünde çok sayıda engel bulunduğunu vurguluyor. Hattın onarımı için 8 milyar dolara yaklaşan maliyet .Suriye ve Irak üzerindeki yaptırım rejimleri. Kürt bölgesindeki siyasi gerilimler . İran destekli grupların olası sabotaj tehdidi •.Suriye’de yeni rejimin istikrarsızlığı…
Gogoi, tüm bu zorlukların Kerkük–Banyas hattını “sadece bir enerji projesi olmaktan çıkarıp bölgesel güç dengelerinin testi” haline getirdiğini belirtiyor.
Analize göre Kerkük–Banyas hattının yeniden açılması, hem Suriye hem Irak için ekonomik bir nefes kanalı yaratabilir. Aynı zamanda Kürt bölgesindeki güç ilişkilerini, Bağdat–Erbil hattını ve Şam’ın bölgesel konumunu doğrudan etkileme potansiyeline sahip.









