Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 1 Ocak itibarıyla devralacağı Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı öncesinde önceliklerini açıkladı. Rum yönetimi, başkanlık süresi boyunca “dünyaya açık, özerk ve stratejik olarak güçlendirilmiş bir Avrupa Birliği” hedefi doğrultusunda hareket edeceğini ilan etti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis, Pano Lefkara kasabasında düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, AB Konseyi Başkanlığı süresince izlenecek beş ana önceliği kamuoyuna tanıttı. Hristodulidis, Rum yönetiminin önümüzdeki altı ay boyunca 27 üye ülkenin tamamını temsilen AB gündemini yönlendireceğini ifade etti.
Dönem başkanlığı, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının sürdüğü, Avrupa’nın güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği ve küresel jeopolitik dengelerin ciddi biçimde sarsıldığı bir döneme denk geliyor. Hristodulidis, Avrupa Birliği’nin bu süreçte “birlik, dayanıklılık ve siyasi uyum” sınavı verdiğini savundu.
Beş ana öncelik
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin açıkladığı öncelikler;
güvenlik ve savunma yoluyla özerklik,
rekabetçilik yoluyla özerklik,
küresel açılım,
ortak Avrupa değerleri
ve AB’nin yeni mali çerçevesine ilişkin bütçe müzakereleri olarak sıralandı.
Güvenlik ve savunma başlığında Rum yönetimi, Avrupa savunma kapasitesinin güçlendirilmesini, Avrupa Savunması Beyaz Kitabı ile 2030 Savunma Hazırlığı Yol Haritası’nın hızla uygulanmasını destekleyeceğini açıkladı. Programda NATO ile işbirliği ve transatlantik ilişkilerin Avrupa güvenliğinin temel unsurları olduğu vurgulandı.
Deniz güvenliği de öncelikler arasında yer aldı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, deniz yollarında seyrüsefer serbestisinin korunmasını ve AB Denizcilik Güvenliği Stratejisi’nin etkin biçimde uygulanmasını hedefliyor.
Göç politikaları ön plana çıkıyor
Göç ve iltica konusu, Rum yönetiminin başkanlık programında güvenliğin merkezinde konumlandırıldı. Hristodulidis, Göç ve İltica Paktı’nın eksiksiz uygulanacağını, geri dönüş mekanizmalarının güçlendirileceğini ve AB’nin dış sınırlarının daha sıkı korunacağını belirtti.
Rekabetçilik alanında ise idari yüklerin azaltılması, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, alternatif tedarik güzergâhlarının geliştirilmesi ve dijital egemenliğin artırılması hedefleri öne çıktı.
Genişleme ve dış politika
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, AB’nin genişleme sürecine destek vermeyi sürdüreceğini açıklarken, Ukrayna’yı öncelikli aday ülke olarak tanımladı. Rum dönem başkanlığı, Ukrayna’ya yönelik siyasi, askeri, ekonomik ve insani desteğin devam ettirilmesini savunuyor.
Bunun yanı sıra AB’nin Güney ve Doğu komşuluk bölgeleri ile Körfez ülkeleriyle ilişkilerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru üzerinden yeni işbirliği alanlarının oluşturulması, Körfez İşbirliği Konseyi ve Arap Birliği ile bağların derinleştirilmesi planlanıyor.
Ortak değerler ve bütçe süreci
Ortak değerler başlığı altında hukukun üstünlüğü, sosyal adalet, uygun fiyatlı konut, yoksullukla mücadele, çocukların çevrimiçi ortamda korunması, toplumsal cinsiyet eşitliği ve ruh sağlığı politikaları yer aldı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 2028–2034 dönemini kapsayan Çok Yıllı Mali Çerçeve’ye ilişkin tüm yasama dosyalarında ilerleme sağlamayı ve haziran ayına kadar yol gösterici bir bütçe çerçevesi ortaya koymayı hedefliyor.
Siyasi mesajlar
Dönem başkanlığı logosunda AB’nin 27 üye ülkesini simgeleyen “27” rakamı yer alırken, tasarım Lefkara nakışından esinlenerek hazırlandı.
Nüfus bakımından AB’nin en küçük üyesi olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, adanın fiili bölünmüşlüğünü uluslararası platformlarda gündeme taşımayı sürdürüyor. Hristodulidis, Güney Kıbrıs’ı “Avrupa’nın güneydoğudaki en uç noktası” olarak tanımlarken, Rum yönetiminin bilinen siyasi tezlerini yineledi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin dönem başkanlığı, AB tarım politikaları, Mercosur ticaret anlaşması ve iç pazardaki ekonomik tartışmalarla birlikte Avrupa gündeminin yoğunlaştığı bir sürece denk geliyor.
/Euronews/








