ABD Adalet Bakanlığı, Türk devlet bankası Halkbank aleyhine uzun süredir devam eden ceza davasını çözüme kavuşturmak üzere anlaşmaya vardı.
Davaya bakan yargıç, tarafların “kovuşturmanın ertelenmesi” konusunda mutabık kaldığını açıkladı.
Manhattan Bölge Yargıcı Richard Berman, pazartesi günü yayımladığı yazılı kararda, “ertelenmiş kovuşturma anlaşması” olarak adlandırılan bu uzlaşmanın detaylarını, çarşamba günü yapılması planlanan duruşmada her iki tarafın avukatlarına soracağını belirtti.
İngiliz haber ajansı Reuters’ın aktarımına göre, anlaşmanın içeriğine dair henüz ayrıntılı bir bilgi paylaşılmadı.
Gelişmenin ardından Borsa İstanbul’da işlem gören Halkbank hisseleri, günlük maksimum artış sınırı olan yüzde 10 oranında değer kazandı.
2019’dan bu yana devam eden yargı süreci
Halkbank, 2019 yılında savcılar tarafından İran’ın ABD’nin ekonomik yaptırımlarını delmesine yardımcı olmak amacıyla dolandırıcılık, kara para aklama ve komplo kurmakla suçlanmıştı.
İddianamede bankanın; İran, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki paravan şirketleri ve para servis sağlayıcılarını kullanarak bir mekanizma kurduğu öne sürülmüştü. Halkbank ise hakkındaki tüm suçlamaları reddetmişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce “hukuksuz” ve “çirkin” olarak nitelendirdiği bu davanın sona ermesi, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşüyle birlikte son yılların en iyi dönemini yaşayan iki NATO müttefiki arasındaki en büyük gerilim kaynaklarından birini ortadan kaldırmış olacak.
Halkbank konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçınırken, davayı açan Manhattan ABD Başsavcılığı sözcüsü de henüz bir açıklama yapmadı.
Ertelenmiş kovuşturma anlaşmaları, sanıkların genellikle birkaç ay veya yıl süren belirli koşulları yerine getirmeleri halinde cezai suçlamalardan muaf tutulmalarına imkan tanıyor. Şartların yerine getirilmesi durumunda hükümet davayı tamamen düşürüyor.
Siyasi süreç ve mahkeme safhaları
Ekim 2024’te ABD Yüksek Mahkemesi’nin davanın devam etmesine yönelik alt mahkeme kararını onamasının ardından gelen bu uzlaşma, uzun bir hukuki sürecin ardından gerçekleşti.
Halkbank hakkındaki ilk suçlamalar 2019 yılında, Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde yöneltilmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eylül ayında Trump ile bir araya gelmiş ve bu görüşmenin iki ülke arasındaki sorunların çözümüne katkı sağlayacağına dair umudunu dile getirmişti.
Erdoğan, Trump’ın kendisine Beyaz Saray’da ve ardından yaptığı bir telefon görüşmesinde, “Halkbank meselesi bizim için bitti” dediğini aktarmıştı.
Reuters’ın ekim ayındaki haberine göre, Türk yetkililer görüşmeler sırasında davanın yaklaşık 100 milyon dolarlık bir ödeme ile çözülmesini önermişti.
Zarrab ve Atilla davalarıyla bağlantılı
ABD’li savcılar, bankanın gizlice 20 milyar dolarlık kısıtlı fonu transfer ettiğini, petrol gelirlerini İran’ın çıkarları doğrultusunda altın ve nakde çevirdiğini ve bu transferleri meşrulaştırmak için sahte gıda sevkiyatı belgeleri düzenlediğini iddia etmişti.
Dava; Türk-İranlı altın tüccarı Reza Zarrab ve eski Halkbank yöneticisi Mehmet Hakan Atilla’ya yönelik dosyaların bir uzantısı niteliğindeydi.
Zarrab, 2017 yılında suçlamaları kabul ederek tanıklık yapmış; Atilla ise 2018 yılında mahkum edilmişti.
32 aylık hapis cezasının büyük bölümünü çektikten sonra 2019’da Türkiye’ye dönen Atilla hakkındaki suçlamaları her zaman reddetti.
Halkbank davası, ABD mahkemelerinde karmaşık bir yol izledi.
Banka, “Yabancı Devlet Dokunulmazlık Yasası” kapsamında yargılanamayacağını savunsa da, alt mahkemeler ve federal temyiz mahkemesi, söz konusu iddiaların “ticari faaliyet” kapsamına girdiğini belirterek bu itirazı reddetmişti.
Son olarak Trump yönetiminin de yabancı devlet şirketlerinin cezai kovuşturmalardan tamamen muaf tutulamayacağını savunmasıyla süreç bugünkü uzlaşma noktasına evrildi.
/euronews/












