Her Altı Kişiden Biri Kısırlık Yaşıyor: DSÖ Yeni Raporunu Yayınladı

GündemSağlık

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 28 Kasım’da yayımladığı yeni rapor, dünya genelinde kısırlığın sanılandan çok daha yaygın olduğunu gözler önüne seriyor. Rapora göre, üreme çağındaki her altı kişiden biri hayatının bir döneminde kısırlık problemiyle karşı karşıya kalıyor. DSÖ, sorunun hem bireyler hem de toplumlar üzerinde önemli etkiler bıraktığını vurguluyor.

Kısırlık Nedir?

DSÖ, kısırlığı “12 ay veya daha uzun süre boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin oluşmaması” olarak tanımlıyor. Kısırlığın hem kadın hem de erkek kaynaklı olabileceği, bazen ise nedenin açıklanamadan kalabileceği belirtiliyor. Tedavide en bilinen yöntemler arasında tüp bebek (IVF) ve diğer tıbbi destekli üreme teknikleri yer alıyor.

Sorunun Kaynağı Ne?

Erkeklerde

Rapora göre erkeklerde kısırlığın en sık nedeni, sperm üretimi ve taşınmasına ilişkin problemlerde yatıyor.

Bunlar arasında:

  • Sperm yokluğu veya sperm sayısının düşük olması
  • Spermin anormal şekil veya hareket özellikleri
  • Üreme kanalındaki tıkanıklıklar
  • Hormonal bozukluklar
  • Varikosel, kemoterapi gibi tedavilerin yol açtığı testis hasarı

Ayrıca sigara kullanımı, aşırı alkol, obezite ve anabolik steroidler gibi yaşam tarzı faktörlerinin de doğurganlık üzerinde olumsuz etkileri bulunuyor.

Kadınlarda

Kadın üreme sisteminde ise kısırlığa yol açan başlıca sorunlar şöyle sıralanıyor:

  • Fallop tüplerinin tıkanmasına neden olabilen enfeksiyonlar veya güvenli olmayan kürtaj müdahaleleri
  • Rahimde doğuştan veya sonradan gelişen yapısal bozukluklar (örneğin miyomlar)
  • Polikistik over sendromu (PCOS) gibi yumurtalık bozuklukları
  • Üreme hormonlarını etkileyen endokrin rahatsızlıklar

Erişim Sorunu Devam Ediyor

Raporda, kısırlık tedavisine erişimin dünya genelinde eşit olmadığı vurgulanıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde doğurganlık bakımının hâlâ “lüks” olarak görüldüğü, ulusal sağlık sigortalarının çoğunda bu hizmetlerin kapsama alınmadığı belirtiliyor.

Sosyal Etkiler ve Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği

DSÖ, kısırlığın sosyal etkilerinin sıklıkla kadınların omuzlarına yüklendiğine dikkat çekiyor. Birçok toplumda kısırlık, otomatik olarak “kadın sorunu” olarak algılanıyor. Bu durum kadınların şiddet, boşanma, baskı, damgalama, depresyon ve anksiyete gibi sorunlarla karşı karşıya kalmasına yol açabiliyor.

Bazı toplumlarda ise çocuk sahibi olmanın sosyal değeri çok yüksek olduğu için, genç kadın ve erkeklerin “doğurganlıklarını kanıtlama” baskısıyla doğum kontrolü kullanmaktan kaçındığı ifade ediliyor.

Ne Yapılmalı?

DSÖ’nün mesajı net:

Her birey, en yüksek sağlık standardına ulaşma hakkına sahip. Bu hak, kişinin kaç çocuk istediğine ve ne zaman anne-baba olacağına karar verebilmesini de kapsıyor.

Kısırlığın yaygınlığı ve nedenleri konusunda farkındalık yaratmak, cinsiyet temelli önyargıları azaltmak ve tedaviye erişimi iyileştirmek, sorunun çözümünde kritik öneme sahip.

/Ajans/

İlginizi Çekebilir

Rusya WhatsApp’ı engellemeye başladı
Amedspor-Erokspor maçında Tahir Elçi pankartı açıldı

Öne Çıkanlar