Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” hakkında basına yansıyan konuşmalarını okurken Türkiye’nin demokrasi cenneti olduğu hissine kapılmamak imkansız.
Erdoğan’ın 31. Mayıs 2025’te İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen ” 4. Türkiye Gençlik Zirvesi”nde yaptığı konuşma ufku dar olanların anlayamayacağı türden bir demokrasi dersiydi. Yeni bir Türkiye’nin Dünya’ya örnek olacak demokrasisi düşman çatlatırcasına birleştirici, yön verici bir demokrasi ve özgürlükler programının tanıtımıydı da denilebilir. Fakat biz aklı kıt olanlar kıskançlığımızdan olsa gerek bir türlü Erdoğan’ı anlamıyoruz veya anlamak istemiyoruz.
Erdoğan gençlere seslenirken “Bizi köken, kimlik ve mezhep üzerinden ayrıştırmaya çalışanlara inat, kenetlenip tek millet olmuş Terörsüz Türkiye’yi, yani en büyük eserimizi sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz.” diyerek gençleri “Terörsüz Türkiye”’ye sahip çıkmaları çağrısında bulundu.
Ah bu gençler varya, sayın Cumhurbaşkanımızı dinlemektense , Muhalefetin peşine takılarak sokağa dökülüyorlar. Sokaklar eğitim yeri değil ki.
Erdoğan Konuşmasında “86 milyonun bir arada barış, huzur ve kardeşlik içinde yaşadığı müessir, müreffeh bir ülkeyi sizlerle birlikte yükselteceğiz. Bizi köken, kimlik, meşrep ve mezhep üzerinden ayrıştırmaya çalışanlara inat, bir olmuş, birlik olmuş, kenetlenip tek millet olmuş Terörsüz Türkiye’yi, yani en büyük eserimizi inşallah sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. İşte o zaman ülkemizin önünde yepyeni bir sayfa açılacak. O sayfaları hep birlikte yazacağız, destanlarla dolduracağız. O sayfaların her bir kenarını dostluk türküleriyle, kardeşlik şiirleriyle, istiklal ve istikbal ruhuyla süsleyeceğiz.” diyerek yeni yüzyılın vizyonunu, ‘en büyük eserini’ açıkladı: ‘Terörsüz Türkiye’.
Top Muhalefette. Buna muhalefetin söyleyeceği bir lafı var mı ? Olacağını sanmıyorum.Kim ‘’Teröre’’ karşı çıkmaz ki? ‘’Terör’’den çocuklarını yitirmiş Ana’ların ve Baba’ların en büyük özlemi huzur ve barış içinde bir arada özgürce yaşamak değil midir (!) ?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mart ayında TBMM’de milletvekilleriyle iftar programında yaptığı konuşmada ise , “Gelin hep birlikte, Türkiye düşmanlarını bir kez daha hüsrana uğratalım” çağrısı yaptı. Muhalefet anlamasa da, bu muhalefete bir çağrıydı.
Erdoğan konuşmasında “Demokrasilerde iktidar ne kadar hayati ise muhalefet de o kadar vazgeçilmezdir. Muhalefet yapıcı eleştirileriyle uygulanabilir çözüm önerileriyle yürütmenin tamamlayıcı unsurudur. Muhalefet sırasında oturan vekillerin katkılarına asla kulak tıkamadık. Gelen eleştirileri değerlendirdik. Daha güzelin, daha hayırlı olanı yapmanın gayretinde olduk. Aynı tavrımızı bugün de muhafaza ediyoruz. Tansiyonu yüksek seyreden tartışmalara takılmadan ortak zeminde buluşmaya gayret gösteriyoruz. El birliği içinde ülkemize hizmet edelim istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Demokrasi dediğin işte budur. Ahmet Özer’le başlayan ve İmamoğlu’yla devam eden Belediye Başkanlarının tutuklanmaları, devamında İzmir, Antalya, Adana, Adıyaman Belediye Başkanlarının sabahın alaca karanlığında ani baskınlarla gözaltına alınmaları, Antalya Belediye Başkanın tutuklanması, hepsi demokrasi için, “Terörsüz Türkiye” için değil mi ?
Erdoğan “Terörden nemalanan kirli odaklarla da mücadele ediyoruz” derken muhalefete uslu dur, dediğimi yap, o zaman sana dokunmam çağrısı yapıyor. Bu CHP’liler de hiç laf dinlemez oldu, neymiş
sokağa insanları dökmek, neymiş Erdoğan’ diktatörmüş ve velhasıl her şey barış için değilmi (!) ? Özgür Özel ve yol arkadaşları CHP’liler Kürt’lerden de mi ders almıyorlar. Kılıçdaroğlu’nu dinleseydiler böyle olmazdı. Ooh olsun.
“Terörsüz Türkiye” sürecinde kazanan Kürtler olacak. Önümüzdeki günlerde kutlamalarla ‘’silahlar da teslim edildi mi’’ demokrasi gelecek, yeni yüzyılda Millet bahçesinde bazı dikenli güller kalsada da, onların da dikenlerini yola yola baharı yaşayacağız!
Erdoğan’ın dikkat çektiği gibi “Biz, yolumuzu kesecekler, ayağımıza çelme takacaklar, hedeflerimizle aramıza girecekler diye yola çıkmaktan çekinen bir hükümet değiliz“.
Bu CHP‘liler oyun bozanlık yapmasalar her şey planlandığı gibi yürüyor olacak, Türkiye’ye barış ve demokrasi gelecek, pardon aslında Dünya’nın ve Orta Doğu’nun yeniden dizayn edildiği bir dönemde demokrasinin en görkemlisi bizde yaşanıyor olacak. Biz ‘tek bir Millet’ olarak daha fazlasını hak ediyoruz. Bırakın Muhalefet konuşsun, TBMM’sinde rahat durmayan yaramaz Milletvekillerinin dosyaları hazır bekliyorken, dokunulmazlıkların kaldırılması için ellerin kalkması yeter.
Bu ekonomik mesele de nedir. Türkiye’de kriz filan yok. Millet refah içinde yaşıyor, herkesin aile boyu bir cep telefonu varken, yoksulluktan bahsetmek muhalefetin uydurmaları. Baksanıza Avrupa’ya insanlar ekmek kuyruğunda sıra bekliyor. Almanya’da Domates’in kilosu 20 Avro, inanmıyorsanız Cem Küçük’e sorun.
Gündeme dönelim. „Terörsüz Türkiye” sürecinde daha önemli konular var. DEM Parti heyeti, dün İmralı’da önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Heyet bugün Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilecek. Süreç belirlendiği gibi yürüyor. Silahlar da bu hafta bırakıldı mı, Dünya’nın gıptayla bakacağı yeni bir Türkiye gelecek. Vizyonu olmayanlar bunu anlamaktan uzaktır. Erdoğan’dan DEM Parti ile görüşme açıklaması: ‘Birlikte “Terörsüz Türkiye” mücadelemizi yürüteceğiz’. Hayırlı olsun, kem gözler kör olsun.
Demokrasi dediğin ne ki ? Halkın idare biçimi ise, bizde halk iktidardadır. Özgürlükse, Dünya’da olmadığı kadar özgürüz. Eşitlikse, hepimiz eşit tek bir Milletiz…!








