Hikmet Serbilind: Taviz Zillet Hayatını Getirir

Genel

Biz Kürtler devamlı düşmanlarından müzdaribiz ve hep dilenciler gibi cellatlarının önünde ellerini açmış hakkımızı istemekteyiz. Oysa onlar kendi yaşamlarını ve geleceklerini başka milletlerin inkar ve imhasının üzerinden devam ettiren düşmanlardır.

Kürdün müslümanı yıllardır ümmet adına kendi kimliğini inkar ederek, hatta imanlarının bile Türk, Arap ve Farslara bağlı olduğuna inanarak zillet hayatını yaşamaktadır. Ümmet dedikleri milletler diktatör katil, hırsız, tecavüzcülere boyun eğmiş ve onları başlarına birer ilah olarak almış, taparcasına savunmaktadırlar.

Bir kısım müslüman Kürtler de halen memleketlerini talan eden, sömüren ve immet kardeşliği adına kimliğini inkar edenleri desteklemekte ve o işgalcilerin bayraklarını omuzlarında taşıyarak iktidarda kalmaları için gece gündüz nöbet tutmaktadırlar.  O iktidar ki Kurdistan’ın bütün şehirlerini yerle bir ederek harabeye çevirmiştir. Bir kısım Kürtler de sosyalizim, demokrasi ve halkların kardeşliği adına halkını katleden, kendi devletini kollayan ve koruyanlarla halen birlikte yaşamayı savunuyor.

Dünyanın her yerinde Kürdün varlığını kendileri için bir tehdit olarak gören halklarla bilikte yaşamayı bir kurtuluş yolu olarak görmek kadar bir saflık olur mu? Güney Kürdistan ve Rojava’da halkımız bedeller vererek canları pahasına elde etmiş oldukları özgürlük yolundaki kazanımlara engel olmak için, Türkiye ve İran ile yeni bazı ittifaklar arayışları içinde büyük çabalar göstermektedirler. Ortadoğuda herkes menfaat ve bir oyun peşindedir.

Bu dönemde; bu yeni büyük Ortadoğu projesi içinde, Kürtler kendi çıkarları doğrultusunda ulusal birliklerini sağlayarak özgürlük ve bağımsızlıklarını elde etmek ve düşmanlarının kirli planlarına karşı uluslararası ittifaklar arayışı içinde olmalıdırlar ve by elzemdir. Kürt halkının düşmanları Kürtlerin arasında yine bir kardeş kavgasını tezgahlamak peşindedirler. Eğer Kürtlerin arasında örgütsel çıkarlar doğrultusunda çatışmalar gerçekleşirse, Kürt ulusu için yıkıcı sonuçları olacaktır.

Neticede Kürtlerin bedeller vererek elde etmiş oldukları kazanımlar heba edilir. Bu dönemde işgalciler, iki taraftanda karanlık kalemşörleri harekete geçirip, Kürt güçleri arasında düşmanlığı körüklemektedir. Tam da halkımızın özgürleşmesi yolunda büyük imkan ve fırsat elde etmişken, böyle kardeş kavgalarına yurtsever halkımız karşı çıkıp, düşmanlarının oylunlarını bozmaları gerekir. Peygamberin bir hadisinde: İnsan bir delikten iki sefer ısırılmaz diyor. Aramızdaki fitne ve fesatçıların dillerine ve kalemlerine engel olmak bizim görevimiz olmalıdır.

Kürtler devamlı inanç, mezhep ve ideolojiler adına kendi kimliklerinden taviz verdikleri için zillet hayatını yaşadılar. Kürdüm Allah beni yaratmış, varlığıma ve kimliğime sahip çıkmak benim asli görevimdir demeliyiz. Nasılki başka milletlerin özgür ve devlet sahibi olmaları, başka milletler için tehdit değilse, bizim de özgür ve devlet sahibi olmamız da diğer milletler için bir tehdit olarak görülmemelidir.

Biz Kürtlerin başka milletlerden üstün olduğunu savunmuyoruz. Biz de yeryüzündeki bütün halkların bir parçası olduğumuzu söylüyor ve bütün devlet sahibi halklar gibi bizimde hakkımız olduğuna inanıyoruz. Kürdistan, Kürt halkının coğrafya ve tarih bakımından anavatanıdır. Kürt halkının oturduğu bölgeyi kapsar, hiçbir milletin torağında gözümüz yoktur. Kürdistan’daki din, mezhep ve gruplar, toplumsal yollarından üzer­lerinde ittifak edeceği noktada, barış içinde ulusal birliği sağlayıp, kendi toprakları üzerinde özgürce yaşamak için mücadele vermelidir.

Her Kürt birleşik ve bağımsız Kürdistan fikrinden taviz vermeden , istikrarlı bir şekilde ısrar etmelidir. Dilenciler gibi işgalcıların önünde el açarak dilenmemeli ve bağımsızlıkta ısrar etmelidir. Yoksa zillet hayatından halkımızı kurtaramayız. 

/Hikmet Serbilind: Partiya İslamiya Kurdistan Genel Başkanı/

İlginizi Çekebilir

Kürt siyasetçi Bêrîvan Aymaz: Köln’ün özelliklerini yaşatmak istiyorum
Temel Demirer: Yazmak Eyleminin Yazarları

Öne Çıkanlar