Kılıçdaroğlu ilk günden beri bir projedir. Tek görevi vardır, AKP ve Erdoğan iktidarına hizmet etmek, muhalefeti kontrol altında tutmaktır.
Erdoğan ve AKP’nin amacı muhalefeti parçalamak, baskı altına almaktır. Kent uzlaşışını, muhalefetin birlikte hareket etmesini engellemek, iktidarını sürdürmek için hedef almış, Ahmet Özer’i tutuklayarak illegal ilan etmiştir.
Erdoğan’ın can simidi darbeler
Bunun için sürekli darbeler yapılıyor. Demirtaş’ın tutuklanması. Kürtlerin belediyelerine el konulması. Altan kardeşlerin tutuklanması .Ahmet Özer ve İmamoğlu’nun tutuklanması. CHP ye kayyum atanması bir darbenin birer parçasıdır. Zamana bölünerek tamamlanan bir darbedir.
Erdoğan iktidarı bırakmak niyetinde değil. Erdoğan gerekirse seçimlere de gitmeyecektir. AKP diktatörlüğüne Kılıçdaroğlu CHP’nin başına geldiği günden beri destek veriyor, hizmet ediyor. Başkanlık sistemine geçişi destekledi. Dokunulmazlıkların kaldırılması ve ünlü söylemi “anayasaya aykırı, ama diyeceğiz” söylemi. Demirtaş’ın tutuklanması. Kürt belediyelerine kayyum atanması. Planlanlanmış 15 Temmuz darbesi ardından saraya çıkması. Yenikapı mutabakatı Erdoğan’ın başkanlığını onaylaması.
Son seçimlerde kazanamayacağını bildiği halde aday olup, iktidarı tekrar Erdoğan’a teslim etmesi.
CHP’nin son kurultayında parti başkanlığını kaybetmesinden sonra, kurultayın şaibeli olduğu algısını yaratması, itirafçılık yapması.
Kurultayda parti başkanlığını kaybeden Kılıçdaroğlu şimdi kayyum olarak partinin başına getiriliyor.
Erdoğan bizzat kendisi Kılıçdaroğlu’nu kayyum olarak atayacaktır. Kılıçdaroğlu da kayyum olarak atanmayı kabul ediyor. Yaptığı açıklamada “ partiyi kayyuma bırakmam” demiş. Kılıçdaroğlu biraz dürüst olsa Erdoğan’ın bu darbesine karşı çıkar, kayyum olmayı reddeder.
Erdoğan yükselen muhalefetten korkuyor. Seçimlere gitse iktidarı kaybedecek. Ülke ekonomik, siyasi ve ahlaki bir çöküş yaşıyor. Düzeleceği yok.
Onun için darbeler serisine devam ediyor. Kılıçdaroğlu da bu projenin önemli bir ayağı, sahneye çıkıyor.
Erdoğan bu desteği aldıktan sonra darbeler zincirine devam edecek. Özgür Özel’i tutuklayabilir. Sebebi basit. Kurultayda usulsüzlük yapmak gibi uyduruk bir suç bulunur. Hukukun olmadığı bir ülkede suç tarifi de yoktur. İktidarın keyfine göre suç tarifi yapılır.
Bu durumda muhalefet ne yapmalıdır?
İktidar Kürtleri, Alevileri, sekülerleri, CHP’yi, DEM Parti ve solu bir birine düşürmek amacında. Kürtler ile sürdürülen görüşmeler ülkeyi tek başına demokratikleştirmez. Kürtler ve Dem Parti bunun bilinçi ile hareket etmelidir. Yukarda saydığım muhalif güçler sorumlu davranmak zorundadır. Aleviler Kılıçdaroğlu’na tavır almalıdır. Bu girdaptan çıkışın yolu muhalefetin saflarını sıklaştırması ile olur.
Ötesi hamasettir.











