🔴Uzmanlara göre hem kurumsal kampanyalar hem de bankaların hesap kapatma kararları, Almanya’da aşırı sağın finansal ve toplumsal meşruiyetinin daraldığını gösteriyor.
Almanya’nın Doğu Vestfalya (Ostwestfalen) bölgesindeki iki kooperatif banka, ülkedeki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yerel teşkilatına ait hesapları kapattı.
Minden-Lübbecke bölgesindeki AfD teşkilatı, kararı ‘siyasi’ olarak nitelendirdi.
Verbund Volksbank OWL ve Volksbank in Ostwestfalen, salı günü yerel basına yaptıkları açıklamada hesapların kapatıldığını doğruladı ancak “bankacılık gizliliği yasaları” nedeniyle gerekçe paylaşmadı.
Volksbanklar, Almanya’nın kooperatif bankacılığı ağı (Genossenschaftsbanken) içinde yer alıyor. Bu bankalar dış yatırımcılar yerine üyelerine ait ve yerel düzeyde faaliyet gösteriyor; müşteriler hissedar olarak yönetim kurullarını seçiyor ve kârlar dış paydaşlara dağıtılmak yerine topluma yeniden yatırılıyor.
AfD’nin bölge teşkilatı pazar günü yaptığı ilk açıklamada, “Bireyler, şirketler, siyasi partiler veya meclis grupları fark etmez. Herkesin bir banka hesabına ihtiyacı vardır. Maaş ödemeleri gibi düzenli işlemler bu hesaplar üzerinden yürür,” ifadelerini kullandı.
AfD Minden-Lübbecke Başkanı Sebastian Landwehr, kararı “Almanya’nın en büyük muhalefet partisine yönelik siyasi bir hamle” olarak tanımladı ve “AfD teşkilatının hiçbir yanlış davranışı yok. Güvenilirliğimiz değişmedi. Geriye tek bir açıklama kalıyor: Bu, siyasi nedenlerle yapılan bir hesap kapatma (debanking) olayıdır,” dedi.
‘Debanking’ zinciri büyüyor
Bu, AfD’nin banka hesaplarının kapatıldığı ilk olay değil.
Ocak ayında AfD’nin Düsseldorf-Neuss teşkilatı, Volksbank Düsseldorf-Neuss’un hesaplarını sonlandırdığını duyurmuştu. Banka, “müşteri gizliliği” gerekçesiyle ayrıntı paylaşmamıştı.
2024 yazında Berliner Volksbank, AfD’nin bağış hesabını kapattı. Bu karar, aşırı sağ karşıtı kampanyalar yürüten “Büyükanneler Sağa Karşı (Omas gegen Rechts)” adlı grubun girişimleri sonrası geldi.
Eylül 2024’te Deutsche Kreditbank (DKB), Thüringen eyaletinde AfD’den seçilen milletvekili Sascha Schlösser’in hesaplarını, seçim zaferinden birkaç gün sonra iptal etti.
AfD, bu gelişmeler üzerine tüm “demokratik değerlere sahip Volksbank müşterilerini” başka bankalara geçmeye çağırdı.
AfD’nin ‘aşırı sağcı’ ilan edilmesinin etkileri
2 Mayıs’ta Almanya’nın Anayasayı Koruma Dairesi (Verfassungsschutz), AfD’yi artık sadece ‘şüpheli vaka’ değil, ‘kesin bir aşırı sağcı örgüt’ olarak sınıflandırdı.
Bu sınıflandırma, partinin kamusal ve finansal alandaki konumunu doğrudan etkiliyor. Bir örgüt “aşırı” olarak tanımlandığında, devlet kurumları ve özel şirketler onu potansiyel bir güvenlik riski olarak değerlendirebiliyor. Bu da banka ilişkilerinden ticari işbirliklerine kadar geniş bir alanı etkiliyor.
Alman basını Börsenzeitung, Volksbankların hukuken AfD hesaplarını kapatma hakkına sahip olduğunu yazdı. Ancak kararın “değer temelli” gerekçelere dayandırılması, seçimlere katılma hakkı bulunan bir parti açısından siyasi bir sorun yaratıyor.
Bugün AfD’nin hâlâ işlem yaptığı hesaplar Sparkassen (kamu bankaları) nezdinde bulunuyor.
2018’de Federal İdare Mahkemesi, siyasi partilerin Anayasa güvencesi altındaki haklarına atıfta bulunarak Sparkassen’in bu hesapları korumakla yükümlü olduğuna karar vermişti.
AfD’ye karşı kurumsal duruş güçleniyor
Son dönemde Almanya’nın önde gelen şirketleri —Deutsche Bahn, Siemens, Miele, Oetker, Stihl ve Vorwerk— yaklaşan federal seçimler öncesinde “Değerlere Sahip Çıkıyoruz (Wir stehen für Werte)” kampanyaları yürüterek AfD’nin politikalarının kendi şirket değerleriyle bağdaşmadığını duyurdu.
Uzmanlara göre hem bu kurumsal kampanyalar hem de bankaların hesap kapatma kararları, Almanya’da aşırı sağın finansal ve toplumsal meşruiyetinin daraldığını gösteriyor.
/Kaynak: Euronews/










