Baascı yönetimin geçmişte benzer politikalar izlediğini hatırlatan Ahmed, “Baas rejimi yıllarca aynı baskı yöntemlerini denedi ama halkı yenemedi. Bugün de bu politikalarla kazanamayacaklar” dedi.
Halep’in kuzeyindeki Kürt mahalleleri, uzun süredir Suriye ordusunun denetimindeki güçler tarafından insani ve lojistik abluka altında tutuluyor. Bölgedeki yüzbinlerce sivilin yakıt, ilaç ve gıda sıkıntısı yaşadığı bildiriliyor.
Ahmed, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, “Bu abluka, siyasi bir hesaplaşma değil, açık bir insanlık suçudur” dedi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile ABD ve İngiltere’nin Suriye geçici hükümeti Ahmed El Şara ve İçişleri Bakanı Enes Hattab hakkındaki terör yaptırımlarını kaldırdığını hatırlatan Ahmed, şunları söyledi:
“Yaptırımların kaldırılmasını istiyoruz, ancak değişiklikler yapılmalı. İç diyalog çok zayıf. Bunun için bir parlamento hazırlanıyor, ancak Suriye’nin bazı bölgeleri katılmadı. Eksiklikler var, halkların hakları tanınmadı. Bu yüzden birçok eksiklik var. Diyalog geliştirilmeli ve yapılan anayasa değiştirilmeli. Müzakerelerden bahsediyoruz. Önemli adımlar atıldı. Washington dönüşü diyalog devam etmeli.”
Türkiye’de devam eden sürecin Suriye’ye yansımalarını da değerlendiren Ahmed, “Bugün Şam’la sorunlarımızı çözmek istiyoruz. Bu konuda ciddiyiz. Türkiye’nin de Kürt sorununu çözmek ve demokratikleşmek için olumlu adımlar atması gerekiyor. Türkiye’de barış varsa, Türkiye’nin Suriye’deki rolü çok önemli ve büyüktür. Demokratikleşme, kadınların ve halkların haklarının tanınması Türkiye’yi veya Suriye’yi zayıflatmaz. Aksine güçlendirir. Bunun dışında, yeniden savaşlara yol açacak tehditlerin kimseye faydası olmaz. Savaştan bahsetmek istemiyoruz, barışın sağlanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
/Baki Karadeniz/









