İrfan Yorgun: Medya-Aryanlarda Newroz Efsanesi

Yazarlar

Zamanın sisli başlangıcında, iyiliğin ve kötülüğün sınırları henüz belirginleşmemişken, Sami soyundan gelen Merdās adında bir hükümdarın Aži Dahāka (Şahname’de Zahhāk) adında bir oğlu dünyaya gelir. Sami soyundan olduğu için ona “Zahhāk-e Tāzī” de denilmektedir. Dahāg, zekâsı, güzelliğiyle dillere destandı. Ancak karakter olarak kurnaz, sinsi, ikircikli ve başkalarından kolayca etkilenmektedir. Bu nedenle soğuk karanlığın ve yıkıcılığın efendisi Ahriman, bu genç adamı düzensizlik ve kaos yaratmak için seçmiştir.  

Ahriman, Dahāk’ın hayatına önce sinsi bir dost kılığında girer. Tatlı sözleri ve dalkavukluğuyla Dahāk’ın aklını çeler. Babasını öldürmesi için onu kışkırtır. Sonunda Dahāg, babası Merdās’ın her sabah dua ettiği bir bahçeye giden yolda yapraklarla kaplı derin bir çukur kazar; Merdās içine düşer ve öldürülür. Böylece Dahāk, babasının tahtına, hazinelerine ve ordusuna kondu.

Ahriman, bu kez usta bir aşçı kılığında Dahāk’ın karşısına çıkar. Günlerce süren ziyafetlerle onu büyüler ve kendi karanlık iradesine boyun eğdirir. Ahriman, Dahāk’ın omuzlarını öper ve o anda iki kara yılan belirir. Dahāk korkuyla omuzlarında beliren yılanların başını kesmeye çalışır, ancak yılanlar her seferinde yeniden büyür.

Ahriman çaresiz kalan Dahāk’ın karşısına bu defa doktor kılığında çıkar. Yılanları yatıştırmanın tek yolunun onlara her gün iki genç insanın beyninden yapılmış bir yemek sunmak gerektiğini söyler. Dahāk çaresizce bu korkunç teklifi kabul eder ve masum çocukların kanını dökmeye başlar.

O sıralarda, dünyanın hükümdarı Cemşid, kibrine yenik düşmüş ve adalet yolundan sapmıştır. Halkı ondan yüz çevirmiş ve yeni bir kurtarıcı aramaya başlamıştı. Dahāk, bu durumu fırsat bilerek büyük bir ordu toplar ve kendini halka kurtarıcı olarak sunar.

Aryanların tahtına oturan Dahāk, Cemşid’i yakalayıp acımasızca öldürür ve tahtına oturur. Cemşid’in kızları Arnavāz ve Shahrnāz’ı köle olarak alır.  Dahāk’ın krallığındaki Aryan ülkesinde her gün iki genç insan, Dahāk’ın omuzlarındaki yılanlara kurban ediliyordu.

Ancak karanlığın içinde bile umut ışığı sönmemişti. Dahak’ın sarayına Armayel ve Garmayel adında iki adam, sarayda aşçı olarak çalışmaya başlar. Bu aşçılar saraydaki bu vahşete dayanamazlar, günlerce ne yapacaklarını düşünürler. Sonunda her gün bir genci kurtarıp uzaktaki dağlara göndermeye karar verirler ve yılanlara koyun beyni sunmaya başlarlar. Kurtarılan gençler, Medya dağlarına sığınıyordu.

Dahāk’ın zulmü bu şekilde yüzyıllarca sürdü. Bir gece, rüyasında üç savaşçının kendisine saldırdığını görür. Bunlardan birisinin elinde demirci çekici, diğerinin elinde bir gürz ve üçüncüsünde ise ucu göz kamaştırıcı bir ışıkla parlayan bir mızrak vardı. Bu savaşçılar, onu yere serip Damāvand Dağı’na sürüklemektedir. Dahāk korkuyla uyanır ve rüyasını yorumlamaları için kahinleri çağırır.

Kahinler, savaşçılardan elinde gürz olanın iki-nehir halklarından Tanrı Nabû’nun oğullarından birisi olabileceği yorumunu yapar.  Bu savaşçılardan elinde parlayan asayı taşıyanın elindeki asanın “kutsal hakimiyet ve zaferin gücünü” temsil eden “Kutsal Khvarenah” olduğunu, isminin bundan türeyen Feridun olduğunu ve bunu taşıyan gencin Dahāk’ın saltanatına son vereceğini söylerler. Bunu duyan Dahāk dehşete kapılarak Feridun’u bulmak için casuslarını dünyanın dört bir yanına gönderir. Casuslar, Feridun’un kutsal inek Barmāyeh’in sütüyle beslendiğini öğrenirler. Bu kez kutsal inek Barmāyeh’i armaya başlarlar. Sonunda Barmāyeh’i Uzak Medya’nın bir ovasında bulurlar. Ancak Feridun kaçmış ve ajanlar sadece ineği öldürebilmiştir.

Yıllar geçtikçe, Dahāk’ın korkusu artmıştır. Korkusunu yenmek için hakimiyetindeki halkların soylularını toplayarak kendi divanına çağırtır. Divanında önce Aryan soylularına kendisinin erdemli bir hükümdar olduğuna dair bir belge imzalatmaya çalışır. Bazı soylular korkularından dolayı bu belgeyi imzalar. Ancak “Kawa” adındaki Medli bir demirci belgeyi imzalamayı ret eder.  

Neden imzalamadığını soran Dahāk’a, “şu ana kadar tüm çocuklarının omuzundaki yılanlara kurban edildiğini ve son bir oğlunun kaldığını, onu da kurban etmek için muhafızları tarafından götürüldüğünü, artık bu son oğlunun kurban edilmesine müsaade etmeyeceğini” söyler.  

Bunun özerine Dahāk son oğlunun bırakılmasını emreder. Ancak Kawa yine imzalamayı ret ederek belgeyi yırtıp atar ve mahkemeyi terk eder.  Demirci Kawa üzerindeki önlüğünden isyan bayrağı olarak bir sancak yapar. Bu sancağa “Derafsh-e Kāwiyānī (درفش کاویانی)” denilmektedir.

Kawa ve Feridun, Alborz Dağları’nda bir araya gelerek Dahāk’ın hükümdarlığına karşı büyük bir isyan başlatırlar. Buna karşı Dahāk. Çok uzaktaki Nahrîna ülkesinin bütün karanlık güçlerini yardımına çağırır.

Ahura Mazda’nın Ameşa Spentalarından birisi olan Khşaeta Vairya’ya danışan Feridun da İki Nehir Ülkesinin aşağı şehirlerinin kralı olan Nabûni (Babil Kralı) ve Turan Ülkesindeki Aryanlı kabilelerin kralı olan Parnî’yi (Partlı) kendilerine katılmaları konusunda ikna eder. Bu arada Tepelik Ülkenin halkı Manaenler de Dahāk’ın ordusundan ayrılarak isyancılara katılırlar.

Dahāk’ın karanlık ve kötülük güçlerine karşı oldukça güçlenen isyancılar, Dahāk’ın Başkenti Ninova’yı kuşatmak için hazırlıklara başlarlar. Tepelik halkın demircileri ve Kawa, kalenin kapılarını kırmak için demirden devasa koçbaşları yaparlar.

İsyancılar Dahag’ın ava çıkmak için başkenti terk ettiği bir dönemde başkenti kuşatırlar. Sonunda bir gece Zagros Dağlarının yüksek tepelerinde büyük ateşler yakarak Ninova kuşatmasını başlatırlar. Sabaha karşı Ninova Kalesinin burçlarından büyük ateşler yakılınca kalenin düştüğü anlaşılır. 

Feridun başta Cemşid’in kızları Arnavāz ve Shahrnāz olmak üzere bütün tutsakları serbest bırakır. Dahag’ın haznedarı Kondrow, Feridun’a boyun eğiyormuş gibi yapar, ancak gizlice avda olan Dahag’ın yanına kaçar ve ona olanları anlatır.

Dahag, başkenti kuşatır ancak düşüremez ve gizlice saraya girerek Feridun ve Cemşid’in kızlarını öldürmeye çalışır.

Feridun ve Kawa, Dahāk’ı kalenin gizli bir geçidinde yakalar. Feridun öküz başlı gürzü ve Kawa da çekici ile Dahāk’ın başını ezmeye kalkışınca Kutsal Ölümsüzlerden birisi olan Khşaeta Vairya onları uyarır. Onunda bir ölümsüz olduğunu ve eğer başı ezilirse ondaki bütün kötülüklerin dünyaya yayılacağını söyler. Khşaeta Vairya’nın bu uyarısı üzerine Feridun ve Kawa onu Damāvand Dağı’ndaki bir mağaraya hapsederek, mağaranın duvarlarına sabitlenmiş büyük çivilere bağlanmış bir aslan postuyla bağlarlar. Dahāk, dünyanın sonuna kadar orada kalacaktır.

Onların bu kutsal isyanı; Ahriman’ın yeryüzündeki gölgesi olan Dregvant’ların karanlık örtüsünü yırtıp atan efsunlu bir kıvılcıma dönüşmüş ve her bahar şafağında harlanan Newroz ateşiyle, Medya-Aryan diyarlarından tüm mazlum halkların damarlarına akan ebedi bir özgürlük çığlığına evrilmiştir.

Bu Newroz Anlatısı; Avesta (MÖ 1.200-560), Bundahişin (MÖ 519- ?), Şahname/ Firdevsi (977-1010) ve Şerefname adlı kaynaklardan esinlenerek yapay zekâ ile derlenmiştir.

Kaynakça

Bundahishn (Yaratılış) veya Zand’dan Bilgi (Cilt 5). (1987). (E. West, Çev.) Oxford University Press. 01 17, 2021 tarihinde http://www.avesta.org/mp/bundahis.html adresinden alındı

Firdevsi. (2011). Şahnâme I. (N. Lugal, Çev.) İstanbul: Kabalcı Yayınları.

Peterson, J. H. (Dü.). (1995, Haziran 2). avesta.org. 10 20, 2023 tarihinde Avesta Zoroastrian Archives: https://avesta.org/ adresinden alındı

Sivrioğlu, T. (2015). Avesta Dili Grameri ve Etimolojik Sözlüğü. (A. Keskin, Dü.) İstanbul, Beyoğlu: Avesta Basın YayınReklam Tanıtım Müzik Dağıtım Ltd. Şti.

Spitāma, Z. (6. yy./2012). Avesta, Zerdüştilerin Kutsal Metinleri (Birinci Baskı; İstanbul b.). (X. Omerxali, Dü., F. Adsay, & İ. Bingöl, Çev.) Balkh (Belh), Horasan: Avesta Basın Yayın Reklam Tanıtım Müzik Dağıtım LTD. ŞTİ.

Şerefhan Bidlisi. (2011). Şerefname. (M. E. Bozarslan, Çev.) İstanbul: Avesta Yayınları.

 

İlginizi Çekebilir

170 akademisyen çağrı yaptı: Mehmet Türkmen serbest bırakılsın, Sırma Halı işçilerine hakları verilsin
Abdulvahap Basmacı: Kente Göç Mevsimi

Öne Çıkanlar