İtalya’da yılbaşına girilirken, Roma’daki merkez sağ koalisyonun İsrail-Filistin çatışmasına yaklaşımı ve ülkede Hamas’la bağlantılı olduğu öne sürülen kişi ve yapılara karşı yürütülen operasyonlar, siyasi tartışmaların merkezine yerleşti. Geçtiğimiz hafta sonundan bu yana, terör ve aşırıcılıkla mücadele birimleri DIGOS ile Anti-Mafya Dairesi, İtalya’da Hamas’ı desteklediğinden şüphelenilen kişilere yönelik eşgüdümlü operasyonlar düzenliyor.
Soruşturmanın odağında, İtalya’daki Filistinliler Derneği’nin başkanı Mohammad Hannoun bulunuyor. Hannoun, aralarında altı kişinin daha olduğu bir grupla birlikte 27 Aralık’tan bu yana tutuklu bulunuyor. İtalyan makamları ayrıca, yurt dışında oldukları belirtilen iki kişi hakkında uluslararası yakalama kararı çıkardı. Savcılığa göre Hannoun ve beraberindeki şüpheliler, 2001 yılından bu yana Hamas’a 7 milyon avronun üzerinde para aktardı. Hannoun’un 1990’lı yılların başından bu yana Cenova’da mimar olarak çalıştığı belirtiliyor.
Yetkililer, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırıların ardından söz konusu para trafiğinin belirgin biçimde arttığını öne sürüyor. İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi, yıllar süren soruşturmalar sonucunda, Filistin halkı için yapıldığı iddia edilen bağış kampanyalarının doğrudan Hamas’a finansman sağladığının tespit edildiğini açıkladı. Başbakan Giorgia Meloni ise operasyonu “son derece karmaşık ve önemli” olarak nitelendirerek güvenlik güçlerine teşekkür etti.
Hannoun, sorgu hâkimi karşısına çıktığı ilk duruşmada suçlamalara ilişkin beyanda bulunmadı. Avukatlarının aktardığına göre Hannoun, Cenova’daki cezaevinde verdiği ifadede, Hamas’ı hiçbir zaman doğrudan ya da dolaylı olarak finanse etmediğini, yaklaşık 30 yıldır yalnızca Gazze, Batı Şeria ve mülteci kamplarındaki Filistinliler için insani amaçlı bağışlar topladığını savundu.
Greta Thunberg ile yan yana yürüdü
Mohammad Hannoun, İtalya’daki Filistinlilerin en tanınmış temsilcilerinden biri olarak biliniyor. Daha önce çok sayıda gösteriye katılan Hannoun, bu eylemlerden bazılarında İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg ile birlikte yer aldı. Ayrıca Hannoun’un, başta Beş Yıldız Hareketi olmak üzere İtalya’daki sol çevrelerle yakın temasları olduğu belirtiliyor.
Beş Yıldız Hareketi lideri ve eski başbakan Giuseppe Conte, Hannoun’un tutuklanmasıyla birlikte kendisine ve partisine yöneltilen eleştirileri reddetti. Conte, bu suçlamaların, Gazze’de yaşananları “süregelen bir soykırım” olarak niteleyen kitlesel protestolardan dikkati uzaklaştırmaya yönelik bir manevra olduğunu savundu. Conte’ye göre Başbakan Meloni ve hükümeti, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetimine verdikleri destek nedeniyle bu süreçte sorumluluk taşıyor.
Son haftalarda İtalya’da, Meloni hükümetinin tek taraflı biçimde İsrail yanlısı bir politika izlediği gerekçesiyle geniş katılımlı Filistin yanlısı gösteriler ve sol sendikaların çağrısıyla genel grevler düzenlendi. Birleşmiş Milletler’in işgal altındaki Filistin toprakları için özel raportörü Francesca Albanese ile Greta Thunberg de bu gösterilere katılan isimler arasında yer aldı.
Hükümet yargıyla karşı karşıya
Öte yandan İtalyan hükümeti, Hamas destekçisi olmakla suçladığı Torino imamı Mohamed Shahin konusunda yargı önünde bir kez daha geri adım atmak zorunda kaldı. Shahin, 24 Kasım’da, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırılarını meşru bir direniş eylemi olarak gösterdiği iddiasıyla sınır dışı edilmek üzere gözaltına alınmıştı. Ancak Aralık ortasında Torino’daki bir mahkeme Shahin’in serbest bırakılmasına karar verdi; Aralık sonunda ise bir temyiz mahkemesi hükümetin itirazını reddetti.
Shahin’in avukatları, imamın söz konusu açıklamalarından kısa süre sonra geri adım attığını ve Mısır’a sınır dışı edilmesi halinde tutuklanma, işkence görme ve öldürülme riskiyle karşı karşıya kalacağını savundu.
Başbakan Meloni ise mahkeme kararlarını sert sözlerle eleştirerek, bunların hukuki değil siyasi kararlar olduğunu söyledi. Meloni, İçişleri Bakanlığı’nın sınır dışı kararının Shahin’in “devlet güvenliği için ciddi ve somut bir tehdit oluşturduğu” gerekçesiyle alındığını savundu ve “Her girişimimiz hâkimler tarafından engellenirse, İtalyanların güvenliğini koruyamayız” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Frankfurter Allgemeine











