KCK açıklamasında, ”Toplumsal zeminde gerçekleşen birliği siyasi zeminde ve ulusal kurumlarda demokratik temelde gerçekleştirme sorumluluğu tüm Kürt siyasi güçlerine düşmektedir. Biz Kürt Özgürlük Hareketi olarak, bu çalışmada her düzeyde yer almaya hazırız. Üzerimize düşeni yerine getirme çabası içinde olacağız.” ifadeleri kullanıldı.
”Rojava’da bir ateşkes ve anlaşma sağlanmıştır. Ancak ateşkes ve anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı zaman içinde belli olacaktır” denilen açıklamada, ”Rojava’da durum tam netleşip Rojava Kürdistan halkının hakları güvenceye alınana kadar sahiplenme süreklileştirilmelidir.” çağrısı yapıldı.
*
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasından öne çıkanlar şunlar:
*Kürtlerin Suriye’de Arap, Süryani, Çerkes, Türkmen ve diğer halklarla oluşturduğu demokratik toplumcu sistemi dağıtma saldırısı gerçekleştiriliyor. Bu, halkların eşitlik içinde kardeşçe bir arada yaşamasını istemeyen, Ortadoğu’nun demokratikleşmesini kendi çıkarlarına görmeyen güçlerin tüm Ortadoğu halklarına yönelik gerçekleştirdiği bir komplo olmuştur. Demokratikleşmeye saldırı; esas olarak da Kürtlere yönelik bir saldırı haline gelmiştir.
*Bu komployla bir Kürt-Arap savaşı başlatılmak amaçlanmıştır. Ancak, QSD halklara yönelik bir komplo olacak bu provokasyonu boşa çıkarmak için Deyrizor, Rakka ve ve Tabka’dan çekilmiştir. Böylece Kürt-Arap savaşı başlatmak isteyenler amaçlarına ulaşamamıştır.
*SDG ve Rojava, Kürdistan halkı demokratik toplum sistemini dağıtmak ve Kürtleri soykırıma uğratmak isteyen Türk devletinin desteklediği HTŞ’ye ve birlikte hareket eden çetelere karşı direnişe geçmiştir. Saldırganlar Rojava Kürdistan sınırlarında durdurulmuştur. Bu direniş tüm Kürdistan halkını ve demokrasi güçlerini 2014 Kobanê direnişinde olduğu gibi ayağa kalkmaya çağırmıştır. Kürdistan’ın 4 parçasında Kürt halkı ve demokrasi güçleri 2014 yılındakinden daha fazla kitlesel ve daha kararlı biçimde ayağa kalkmıştır.
*Bu ayağa kalkış direnişçilere büyük bir güç vermiştir. Dünya demokratik kamuoyu da demokratikleşmeye ve Kürt halkının kazanımlarına yönelik bu saldırının karşısında durmuştur. Öyle ki bu uluslararası komplo içinde yer alan ülkelerin kamuoyu da ayağa kalkmış; hükümetleri üzerinde baskı kurarak saldırıların durdurulmasını istemişlerdir. QSD ve Rojava halkının gösterdiği direniş, 4 parça Kürdistan’daki halkımızın ve demokrasi güçlerinin ayağa kalkışı 30 Ocak’ta bir anlaşmanın gerçekleşmesini sağlamıştır.
*Kürdistan’ın 4 parçasından halkımızın bulunduğu Avrupa da her zaman olduğu gibi sürekli ayakta olmuş; Kürt birliğinin toplumsal temelinin en güzel örneğini vermiştir. Bakur, Başûr, Rojilat ve Rojava Kürdistanlı halkımız Avrupa’da el ele günlerce ayakta olmuş; Kürt soykırımına izin vermeyeceklerini yüksek bir sesle haykırmıştır. Avrupa’daki demokrasi güçleri, sosyalistler ve enternasyonalist gençler de bu ayağa kalkışın içinde yer alarak Avrupa kamuoyu ve dünya insanlık vicdanını da harekete geçirmişlerdir.
‘Birlik için üzerimize düşeni yapacağız’
*Bu sahiplenme sürecinde Kürdistan’ın 4 parçası ve yurt dışındaki halkımız sadece meydanları doldurmamış, Rojava halkımızın yaşadığı sıkıntıları gidermek için güçlü bir yardımlaşma kampanyası yürütmüştür. Bu dayanışma ruhu da ulusal birlik duygusunun ne derece güçlü olduğunun önemli bir kanıtı olmuştur. Tüm Kürt siyasi güçlerinin bu süreçte sorumlu davranmaları bunun oluşmasında etkili olmuştur.
*Kürdistan’ın 4 parçası ve başta Avrupa olmak üzere dünyanın her yerindeki Kürt halkı ve demokrasi güçleri Kürt ulusal demokratik birliğinin toplumsal alanda gerçekleştiğini göstermişlerdir. Ayrıca tüm Kürt basını da bu süreçte önemli bir rol oynamıştır. Halkımızın bu birlikteliği ve gösterdiği duruş tüm Kürt siyasi güçlere de demokratik ulusal birlik çağrısı olmuştur.
*Toplumsal zeminde gerçekleşen birliği siyasi zeminde ve ulusal kurumlarda demokratik temelde gerçekleştirme sorumluluğu tüm Kürt siyasi güçlerine düşmektedir. Tüm siyasi güçlerin halkımızın bu çağrısına kulak vererek demokratik ulusal birlik temelinde çaba göstereceğine inanıyoruz. Biz Kürt Özgürlük Hareketi olarak, bu çalışmada her düzeyde yer almaya hazırız. Üzerimize düşeni yerine getirme çabası içinde olacağız.
”Rojava’yı sahiplenme süreklileştirilmelidir”
*Rojava’da bir ateşkes ve anlaşma sağlanmıştır. Ancak bu ateşkes ve anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı zaman içinde belli olacaktır. Bu açıdan tüm halkımız ve demokrasi güçleri sürekli duyarlı olmalı; Rojava’da durum tam netleşip Rojava Kürdistan halkının hakları güvenceye alınana kadar her yerde sahiplenme süreklileştirilmelidir.
*Rojava Kürdistan halkının direnişiyle omuz omuza olduğunu gösteren Kürdistan’ın 4 parçasındaki ve yurt dışındaki tüm halkımızı ve demokrasi güçlerini tekrardan kutluyoruz. Bu görkemli direniş şunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır ki; özgücüne dayanan ve birliğini sağlayan bir halk her türlü saldırıyı ve engeli aşarak özgürlüğünü mutlaka kazanacaktır.
/Kaynak: ANF/










