Kendal Nezan: Kürtler terk edilmedi; feda edildi

GenelGündem
🔴Suriye’de Kürtlere yapılan saldırılar ABD Başkanı Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında yapılan bir anlaşmanın ardından gerçekleşti.
 
Amerikalılar yaptı, Avrupalılar sustu, Fransa’nın sesi ise duyulmuyor..
 
🔴Bu mücadelede 15 binden fazla genç Kürt yaşamını yitirdi. Şimdi ise Kürtlere ‘Göreviniz bitti’ deniliyor…
 
🔴Şara hedefi Suriye’nin tamamında kontrolü sağlamak, Kürtleri denetim altına almaktır. Bu Türkiye’nin desteğiyle yürütülüyor. Türkiye Şara’nın hamisidir.

Paris Kürt Enstitüsü Başkanı Kendal Nezan, Fransa’nın RFI televizyonuna verdiği röportajda, Rojava’ya yönelik saldırıların yalnızca Kürtlerin değil, tüm bölgenin ve Avrupa’nın geleceğini tehdit ettiğini söyledi

 Nezan, Kürtlerin İŞİD’e karşı verdiği mücadelenin bugün Batılı müttefikler tarafından görmezden gelindiğini belirterek, “Terk edilmedik, feda edildik” dedi.

RFI’de gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Kendal Nezan, saldırıların 6 Ocak’ta başladığını ve bunun ABD Başkanı Donald Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında yapılan bir anlaşmanın ardından gerçekleştiğini söyledi.

Nezan’a göre bu saldırılar, Amerikan onayı olmadan mümkün değildi. Yaklaşık 40 bin HTŞ’li Suriye ordusu milisinin, içinde 450 bin yerinden edilmiş sivilin yaşadığı iki Kürt mahallesine yönlendirildiğini belirten Nezan, “Bu mahalleler 2011’den bu yana yalnızca birkaç yüz kişilik yerel polis gücü tarafından korunuyordu. Güçler arasındaki orantısızlık çok açıktı” dedi.

Kürtlerin altı gün süren çatışmaların ardından mahallelerden çekildiğini ifade eden Nezan, daha sonra ABD’nin baskısıyla Arap nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelerden de geri çekilme kararı alındığını söyledi. Kürt güçlerinin bu süreçte sivilleri koruduğunu vurgulayan Nezan, Suriye ordusunun ise bu kentlerin kontrolünü, daha önce Kürtlerin IŞİD’ten temizlediği alanlar üzerinden yeniden ele geçirdiğini kaydetti.

RFI sunucusunun ateşkese ilişkin sorusunu yanıtlayan Nezan, meselenin yalnızca Kürtlerin kaderiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Kürtlerin, 2014’ten bu yana IŞİD’e karşı yalnızca kendi topraklarını değil, Avrupa’yı ve insanlığı savunduğunu hatırlatan Nezan, “Bu mücadelede 15 binden fazla genç Kürt yaşamını yitirdi. On binlerce IŞİD mensubunu yakalayarak kamplarda tuttular. Şimdi ise kendilerine ‘Göreviniz bitti’ deniliyor” ifadelerini kullandı.

Nezan, Kürtlerin bugün ya bireysel olarak yeni Suriye ordusuna entegre olmaya zorlandığını ya da yeni rejime karşı direniş seçeneğiyle baş başa bırakıldığını söyledi.

Ahmed el-Şara’nın hedefinin, Suriye’nin tamamında kontrolü sağlamak ve Suriye Demokratik Güçleri’ni denetim altına almak olduğunu belirten Nezan, bunun Türkiye’nin lojistik, diplomatik ve siyasi desteğiyle yürütüldüğünü ifade etti. “Türkiye onun hamisidir” diyen Nezan, kurulmak istenen yapının İslamcı bir Suriye rejimi olduğunu savundu.

Mart ayında Alevilere, temmuz ayında Dürzilere yönelik katliamları hatırlatan Nezan, Hristiyan toplumunun da büyük bir korku içinde olduğunu, şimdi ise sıranın Kürtlere geldiğini söyledi.

Nezan, Baas diktatörlüğünün ardından Suriye’nin bu kez İslamcı bir diktatörlüğe sürüklendiğini belirterek, Avrupa’da bazı çevrelerin “istikrar” beklentisinin büyük bir yanılgı olduğunu dile getirdi. Böyle bir rejimin yeni mülteci dalgalarına yol açacağını ve Suriye’yi bir İslamcı merkez haline getireceğini ifade eden Nezan, mevcut Suriye ordusunun 6 ila 8 bin yabancı cihatçının da bulunduğu heterojen bir milis yapısından oluştuğunu vurguladı.

Rojava, Kuzey ve Kuzeydoğu Suriye’deki özerk yapıya ilişkin değerlendirmesinde ise Nezan, Kürtlerin tarih boyunca birçok yenilgi ve ihanet yaşadığını hatırlatarak “kesin son” ifadesini kullanmak istemediğini söyledi. Ancak mevcut tabloya dikkat çeken Nezan, “Açık konuşmak gerekir: Özerk bölge fiilen sona ermiştir ve bu yapı muhtemelen yeniden var olmayacaktır” dedi.

Nezan, bu bölgede kadın özgürlükçü, ekolojist ve çok kimlikli bir sistem kurulduğunu, Araplar, Süryaniler ve kadınların yönetime katıldığını hatırlattı.

Arap bölgelerinde Kürt yönetiminin baskıcı olduğu yönündeki eleştirileri reddeden Nezan, sorunun muhafazakâr aşiretlerin kadınların yönetime katılımını ve yerel meclisleri kabul etmemesinden kaynaklandığını söyledi. Rakka’yı IŞİD’ten kurtaran kadın savaşçının heykelinin yıkılmasını buna sembolik bir örnek olarak gösterdi.

IŞİD; tutuklularına ilişkin iddiaları da “Türkiye kaynaklı kara propaganda” olarak nitelendiren Nezan, Kürtlerin on yıldır bu hapishaneleri koruduğunu ve kapıları açmak gibi bir niyetleri olmadığını vurguladı. El-Hol Kampı’ndan çekilmek zorunda kaldıklarını belirten Nezan, uluslararası koalisyonun durumu bildiğini ancak hiçbir adım atmadığını söyledi. “Kürtler cezaevi gardiyanı olmak istemiyor. Onlar özgürlük savaşçılarıdır” dedi.

Röportajın sonunda Batılı müttefiklere sert eleştiriler yönelten Kendel Nezan, “Evet, terk edildik. Hatta feda edildik. Amerikalılar yaptı, Avrupalılar sustu. Fransa’nın sesi ise duyulmuyor. ‘Silah arkadaşlarımız’ deniyordu; bugün bu destek nerede?” ifadelerini kullandı.

/Kaynak: RFI/

İlginizi Çekebilir

CENTCOM: 150 IŞİD Tutuklusu Irak’a Nakledildi, 7 Bin Kişilik Transfer Planı Devrede
Karwanê seferberiyê yê ji Başûrê Kurdistanê bi rê ket gihîşt Hesekê

Öne Çıkanlar