🔴Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair açıklamalarda bulunan ÖHD Diyarbakır Şubesi Hapishaneler Komisyonu üyesi Ferat Köçeroğlu, “Dışarıdaki süreç hapishanelere uğramamış” dedi.
Ferat Köçeroğlu, sorumluluk bölgelerinde bulunan Erzincan, Elazığ, Diyarbakır ve Erzurum’daki cezaevlerine sık ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirterek, özellikle Elazığ ve Erzîncan’daki cezaevlerinde ciddi hak ihlallerinin yaşandığını söyledi.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Köçeroğlu, bu ziyaretlerde kimi zamanlarda yaşanan ihlallerle ilgili cezaevi idareleriyle görüştüklerini fakat sağlıklı bir sonuç alamadıklarını dile getirdi.
Köçeroğlu, Elazığ cezaevlerine yaptıkları ziyaretlerde tutsakların kendilerine; arama sıklığının arttığını, eşyalarının dağıtıldığını, kötü muameleye maruz kaldıklarını, sevkler sırasında kötü muamelelerle karşı karşıya kaldıklarını, aile ve diğer görüşmelerin engellendiğini aktardıklarını söyledi. Köçeroğlu, “Özellikle Erzîncan’da kadın tutsaklara yönelik ciddi anlamda hak ihlallerin söz konusu. Alelade bir mektuptan dahi tahliyelerin engellendiği bir durum söz konusu. Bu hak ihlallerine yönelik tutsakların başvuruları sonuçsuz kaldığı gibi, oradaki mevcut koşullar zorlaştırılmaktadır” dedi.
‘CEZALANDIRILMAK İSTENEN POLİTİK DURUŞLARIDIR’
Tahliye ertelemelerinin başlıca sorunlardan biri olduğunu ifade eden Köçeroğlu, tahliyelerin “örgütle bağı devam ediyor” denilerek ertelenmesinin hukuki bir dayanağının olmadığını belirterek, bunun farklı bir cezalandırma yöntemi olduğunu söyledi. Köçeroğlu, “Neticede tutsaklar dört duvar arasında, zindan koşullarında bulunan, devlet gözetimi altında bulunan kimselerdir. Bu insanlar ‘örgüte üye olma’ gerekçesiyle tutuklanmış ve uzunca bir süre hapishane koşullarında tutulmuş. Fiziki anlamda herhangi bir bağın bulunmadığı bizzat devlet tarafından tasdik edilmiştir. Ancak esas gerekçe zaten tutsakların fiziki anlamda bir bağının devam etmesi ya da etmemesi değil. Bu gerekçeyle asıl cezalandırılmak istenen, tutsakların politik ve ahlaki duruşudur” ifadelerini kullandı.
‘HANGİ ÖRGÜTLE BAĞ DEVAM EDİYOR?’
Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan sürece işaret eden Köçeroğlu, “Hapishane şartlarında tutulan siyasi tutukluların ‘örgütle bağı devam ediyor’ gerekçesiyle tahliyelerinin ertelenmesinin herhangi bir hukuki altyapısı bulunmadığı gibi, dayanağı da bulunmamaktadır. Nihayetinde kendini fesheden bir örgüt söz konusu. Ancak hala eski tarz ve alışkanlıklarla, afaki gerekçelerle siyasi tutukların tahliyeleri ‘Örgütle bağ devam ediyor’ gerekçesiyle ertelenmektedir. Neticede örgütün kendini feshettiğini bizzat iktidar ve devlet de kabul etmektedir. Bir yönüyle kendini fesheden örgütün fesih yönündeki iradesini tanıyorsun. Bir diğer yönüyle de örgütün devam ettiği noktasında görüş bildiriyorsun. Bunun açıklanacak bir durumu bulunmamaktadır” diye konuştu.
Disiplin cezalarının hastane sevkler sırasında ağız içi arama, kelepçeli muayene ve kötü muamele gibi hukuksuz uygulamalara karşı çıkan tutsaklara verildiğini, bu nedenle çok sayıda tutsağın disiplin cezası gerekçe gösterilerek tahliyelerinin ertelendiğini vurgulayan Köçeroğlu, tutsakların gösterdiği haklı tavırların, disiplin cezalarına gerekçe gösterildiğini kaydetti.
‘SÜREÇ HAPİSHANELERE UĞRAMAMIŞ’
“Şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki, dışarıdaki süreç hapishanelere uğramamış” diyen Köçeroğlu, sürecin cezaevlerindeki uygulamalarda iyileşmeye etkisinin olmadığını dile getirdi. İhlaller için siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle çalışma yürüttüklerini belirten Köçeroğlu, siyasi tutsakların maruz bırakıldığı haksızlıkların giderilmesi için savcılıklara, Adalet Bakanlığına, Anayasa Mahkemesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yönelik başvurularını sürdürdüklerini kaydetti.
/MA – Rukiye Payiz Adıgüzel/










